İnsan, dünyaya geldiği gün gözlerini tek başına açar. Annesinin rahminden ne malıyla çıkar ne de makamıyla. Yanında ne dostu vardır ne de evladı. Geldiği gibi tertemiz ve yalnızdır. Bu dünya yolculuğu da, aslında tek başına başlayan bir imtihandır.

Yıllar geçer… İnsan büyür, yuva kurar, eş sahibi olur, çocukları dünyaya gelir. Evler yapılır, sofralar kurulur, mallar kazanılır. İşte bütün bunlar dünya hayatının cilvesidir. Rabbimiz, "Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür." buyurarak (el-Mâlü vel-benûne zînetü'l-hayâti'd-dünyâ) bize büyük bir hakikati hatırlatır. Mal da evlat da insana verilmiş birer nimettir. Ancak her nimet aynı zamanda bir emanettir.

Asıl mesele, o emaneti nasıl taşıdığımızdır. Evlatlarımızı ahlaklı, vicdanlı, merhametli ve imanlı yetiştirebilirsek, onlar hem bizim göz aydınlığımız hem de arkamızdan devam edecek en değerli mirasımız olurlar. Geride bıraktığımız servet tükenebilir; fakat iyi yetişmiş bir evladın duası, anne ve babasının amel defterini kapatmayan en kıymetli hediyelerden biridir.

Fakat aynı Kur'an bize başka bir gerçeği de haber verir: "Mallarınız ve evlatlarınız birer imtihandır." (İnnemâ emvâluküm ve evlâdüküm fitneh.) Demek ki aynı evlat, doğru yetiştirilirse nimet; ihmal edilirse imtihan olabilir. Aynı mal, hayra harcanırsa bereket; hırsa dönüşürse insanın yükü hâline gelebilir.

Bugün birçok anne baba, çocuklarına güzel bir gelecek bırakmanın telaşında. Oysa en büyük miras; çok para değil, güzel ahlak, sağlam karakter ve Allah korkusudur. Çünkü para tükenir, makam biter, şöhret unutulur. Fakat güzel yetişen bir evlat, hem ailesinin yüz akı olur hem de topluma ışık saçar.

Unutmamalıyız ki insan, bu dünyadan ayrılırken yine tek başına gidecektir. Ne bankadaki hesabı yanında olacaktır ne de tapuları. Omuzlarında yalnızca yaptığı iyilikler ve kötülükler bulunacaktır. Arkasından hayırla anılan, duası eksilmeyen evlatlar bırakabilmişse, işte gerçek zenginlik odur.

Öyleyse çocuklarımıza sadece iyi bir meslek değil, iyi bir vicdan; sadece diploma değil, edep; sadece dünya sevgisi değil, Allah sevgisi de kazandıralım. Çünkü dünya hayatının süsü olan mal ve evlat, ancak doğru değerlendirildiğinde ahiretimizin de sermayesi olur.