Erhan Civcik; sınıf arkadaşım, meslektaşım, dostum, iş ortağım.
Seninle kavlimiz böyle mi bitecekti.
Dünyadan göç haberini KTO üniversitesine derste gitmiştim.
Öğrencimiz, sevgili Ramazan Erdoğu mesaj atmış “Erhan hoca vefat etmiş” diye.
Haberim yoktu. Hemen hanımı Feray hanımı aradım. “Gece saat 8.30 da kalp krizi geçirdi hocam” dedi.
İmanımız tam. Mutlaka ölümü tadacağız. Cenabı Allah hayırlı ömürler, hayırlı ölümler lütfetsin. Birbirimize dua edelim.
Son dönemde hep “hocam seninle ben tek kaldık derdi. Bende dua edelim birbirimize derdim.
Son zamanlarda hep “ hocam yoruldum, şu işleri bir toparlasam seni orada birkaç saat takılıp, vakit geçireceğim, insanlar beni yordu. Nerde kötü adamlar var mıknatıs gibi çekiyorum “derdi.
Dertliydi, sıkıntılıydı. İç dünyasını dışa doğru yansıtmıyordu ama ben son zamanlarda hissediyordum. Kardeş seni yoracak kişi ve olaylardan uzak kal, gel ofiste beraber çalışalım diyerek yola çıkmıştık.
Zaman zaman en yakınım diye bildiklerim Erhan kardeşim üzerinden bana haber gönderdiler. Niçin büro açtı diye. Yüzümüze söyleyemediklerini arkadan söyleme ucuzluğu. Allaha şükür Erhan’da, bende hiçbir zaman sığınılacak liman aramadık, hep sığınılan liman olmaya çalıştık. Cenabı Allah’ın bize lütfettiği bilgi ve beceriyi başkalarına faydalı olmak, kişilerin müşkülatını çözmek için olduğunu anlamadan, direk bize söylemeden yargıladılar. Canları sağ olsun.
Erhan beyi en derinden üzen yıkan olaya bana göre HKMO Konya şubesi seçimlerinde en yakını bildiği, yetiştirdiği kişilerin vefasızlığıydı.
İlk kez böyle seçim kaybetmenin etkisinde kalmıştı. “Hocam sen ve Yaşar’ın (Günay) verdiği desteği ekmek ve aşına vesile olduğum kişilerin bir kaçı verseydi en azından yönetimi delerdik” derdi.
Vefasızlığı en çok yaşadı ve hissetti.
Allah-u elam iç dünyasında fırtınalar esti. Dün de bu fırtınanın verdiği kasırga ile ebedi âleme göç etti.
Dün (22.09.2026) whatsapdan yazmıştım. Perşembe sabahı Hadime gideceğiz diye. Yakın zamanda öğrencimiz Veli Çam ile görüşmüştük. Bir Cuma sabahı Adana’ya gidip, Veliyi ziyaret edip, kebap yiyip dönecektik.
Zaman zaman benim ileriye dönük projelerim olur. Yazdığım bir kitap için 7 Kasımda 3 gün Medine, 2 gün Mekke programı için kavil eşmiştik. Ayrıca Aralık ayında Balkanlara evladı Fatiha’nlar ziyaret edelim dediğim de hocam, birkaç sıkıntım var, halledeyim inşallah derdi.
Biz dünyaya ait planlar yaparken demek ki gaflete dalmışız, Cenabı Allah Erhan’dan emaneti alarak aslında bize değil hepimize ölümün ne kadar yakın olduğunu bir kez daha hissettirdi. Efendimiz (sav) başkalarının ölümünde kendi ölümünüzü hatırlayın. Dün Erhan kardeşimizin yerine bizim son namazımızız kılınabilirdi. Bir gün mutlaka kılınacak.
Nefsimizin isteklerine, şeytanın vesveselerine, kötülüklerin peşine uymadan Müslümanca yaşamanın şuurunu kaybetmeyelim. Kuluz ne kadar hatamız kusurumuz olsa da. Rahmetli Necip Fazıl Kısakürek ne güzel ifade etmişti,
“Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber...
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
Öleceğiz müjdeler olsun, müjdeler olsun!
Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!
**
Kapı kapı, yolun son kapısı ölümse;
Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse!
O demde ki, perdeler kalkar, perdeler iner,
Azrail’e hoş geldin, diyebilmek de hüner...
**
O dem çocuklar gibi sevinçten zıplar mısın?
Toprağın altındaki saklambaçta var mısın?
Ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek var;
Oh ne güzel, bayramda tahta ata binmek var!
**
Ufka bakarlar; ölüm uzakta mı uzakta...
Ve tabut bekler, suya inmek için kızakta...
Sultan olmak dilersen, tacı, sorgucu, unut!
Zafer araban senin, gıcırtılı bir tabut!”
Amelleri eksik olabilir ama iyi bir insan, iyi bir mühendis, iyi bir Müslüman olarak dün seni rabbimize tevdi ettik. Makamın yüce, Ruhun şad olsun kardeşim.
Mahşerde hep beraber hesabımızı kolay vererek Kevser havuzunun başında buluşmak dileğiyle.
Farabi’nin söylediği meşhur bir söz var “İyi bir insan öldüğünde ona ağlamayın. Asıl onu kaybeden topluma ağlayın”
Rabbine kavuştun be Erhan kardeşim, arkandan vefasızlığın, had bilmezliğin, adam kayırmacılığın, adı Müslüman ama Müslümanlıkla hiç alakası olmayan bir cemiyetin içinde bıraktın bizi. Bizim imtihanımız daha ağır gibi.
Senin de kıymetini musalla taşında anlayanlar olacak ama iyi her zaman iyidir.
Kadri kıymeti musalla taşında anlaşılan bütün iyi insanların da ruhu şad olsun.
Allaha emanet ol güzel ruhlu kardeşim.
Baki selamlar.