Bir milletin hafızasında bazı günlerin ayrı bir yeri vardır. 19 Eylül Gaziler Günü de işte böyle anlamlı günlerden biridir. Vatan uğruna mücadele etmiş, fedakârlık göstermiş ve bu uğurda büyük bedeller ödemiş gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.
Gazilik, sadece bir unvan değildir. Gazilerimizin bedenlerinde taşıdığı her iz, bize bu vatanın hangi bedeller ödenerek korunduğunu hatırlatmaktadır. Onların hayat hikâyeleri, gelecek nesiller için önemli birer ders ve ibret vesikasıdır.
Bugün bayrağımız özgürce dalgalanıyor, ezanlarımız semalarımızda yankılanıyor ve çocuklarımız huzur içinde geleceğe bakabiliyorsa, bunun ardında şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlığı vardır. Bu nedenle şehitlerimize ve gazilerimize sahip çıkmak, onların hatıralarını yaşatmak ve hak ettikleri değeri göstermek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu da bizim onlara vefa borcumuzdur.
Vefa, sadece hatırlamak değil; hatırladığını hissettirmektir. Bir gazinin elini sıkmışsak veya arayıp hatırını sormuşsak aslında vatan için mücadele etmiş bütün kahramanların hatırasına dokunmuş oluruz. Bir gazimize gösterilen vefa, aslında vatan uğruna fedakârlık yapan bütün kahramanlara gösterilen vefadır.
Gazilerimizin anlattığı her hatıra, milletimizin tarihinden bir sayfadır. Onları dinlemek geçmişimizi anlamaktır. Onları gençlerimize anlatmak ise geleceğimize sahip çıkmaktır.
Şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin onurlu mücadelesi bizlere; vatanı sevmek, bayrağa sahip çıkmak ve bağımsızlığın kıymetini bilmek gibi büyük bir emanet bırakmıştır.
GAZİLİĞİN ÖNEMİ
Cihad edene mücahid, cihadda hayatını kaybedene şehit, cihada katılıp sağ olarak geri dönen kimseye gazi denir.
Kur'an-ı Kerimde şehitlik ve gazilik için iki güzellik, iki iyilik tabiri kullanılmaktadır. (Tevbe 52)
Şehit olmasa da, cihada katılmanın, gazi olmanın sevabı büyüktür. Bir Hadis-i Şerifte “Allah yolundaki bir savaşta bir saat durmak, 60 yıl ibadetten üstündür” buyurulmuştur.
Bir milletin tarih boyunca sahip olduğu en büyük değerlerden biri, vatanı uğruna fedakârlık yapan kahramanlarıdır. Şehitlik ve gazilik, milletimizin gönlünde son derece müstesna bir yere sahip olan iki yüce mertebedir. Şehitler canlarını feda ederek vatanın bekasına katkı sunarken, gaziler vatan savunmasının bedelini bedenlerinde ve hayatlarının her safhasında taşıyan kahramanlarımızdır.
Gazilik, yalnızca savaş meydanında yaralanmış olmak anlamına gelmez. Gazilik; vatan sevgisinin, cesaretin, fedakârlığın ve millet uğruna göze alınan büyük bedellerin nişanesidir. Bir gazi, yaşadığı fedakârlıkla milletimizin bağımsızlığının ne kadar kıymetli olduğunu gelecek nesillere hatırlatan canlı bir tarih sayfasıdır.
Türk milletinin tarihinde gazilerin çok önemli bir yeri vardır. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, İstiklâl Harbi'nden Kıbrıs Barış Harekâtı'na ve terörle mücadeleye kadar pek çok dönemde vatanını savunan kahramanlarımız, büyük fedakârlıklar göstermiştir.
Gazilik aynı zamanda genç nesiller için önemli bir örnektir. Bugünün gençleri, gazilerin hayat hikâyelerini öğrendikçe bağımsızlığın, huzurun ve güvenliğin kendiliğinden kazanılmış değerler olmadığını daha iyi anlayacaktır. Gazilerin hatıralarını yaşatmak, onların mücadelelerini gelecek kuşaklara aktarmak bu bakımdan büyük önem taşımaktadır.
Unutulmamalıdır ki vatan sadece üzerinde yaşadığımız toprak parçası değildir. Vatan; uğruna mücadele edilen, uğruna fedakârlık yapılan ve gelecek nesillere emanet edilen kutsal bir değerdir. Gazilerimiz ise bu emaneti korumak için bedel ödemiş, fedakârlığın ve vatan sevgisinin yaşayan sembolleri olmuşlardır.
Bu nedenle gazilerimize baktığımızda yalnızca geçmişin kahramanlarını değil, milletimizin ortak hafızasını görmeliyiz. Onların her biri, bize vatanın kıymetini, bayrağın anlamını ve bağımsızlığın değerini hatırlatmaktadır. Onların fedakârlıkları unutulmayacak, hatıraları daima gönüllerimizde yaşayacaktır.
GAZİLERİMİZ VATANIN YAŞAYAN ŞAHİTLERİDİR
Bazı borçlar vardır, parayla ödenmez. Bazı emanetler vardır, elden ele değil, gönülden gönüle taşınır. Bazı insanlar vardır; hayatları bir milletin hafızasına yazılır. Onların yaşadığı acılar, taşıdığı yaralar ve gösterdiği fedakârlıklar yalnızca kendilerine ait değildir. Çünkü onlar, bir milletin bağımsızlığı ve vatanın bekası uğruna bedel ödemiş kahramanlardır. İşte gazilerimiz, böyle büyük bir fedakârlığın yaşayan şahitleridir.
Gazilerimizin fedakârlığı, kelimelerle anlatılması kolay olmayan bir değerdir. Onlar çoğu zaman geride bıraktıkları sevdiklerini, yarım kalan hayallerini ve hayatlarının alışılmış düzenini düşünmeden vatan savunmasına koşmuşlardır. Kimi bir daha eskisi gibi yürüyememiş, kimi bedeninde ömür boyu taşıyacağı izlerle yaşamış fakat hiçbir zaman vatan sevgisinden vazgeçmemiştir.
Gazilerimize duyduğumuz saygı, aslında vatanımıza duyduğumuz saygının bir yansımasıdır. Bir millet, kahramanlarını unutursa geçmişiyle arasındaki bağı zayıflatır.
Gazilerimizin çocuklara ve gençlere anlatılması da bu bakımdan büyük önem taşımaktadır. Gençlerimiz onların hayatlarını öğrendikçe bağımsızlığın ne büyük bedellerle korunduğunu daha iyi anlayacaktır. Bir gazinin anlattığı hatıra, bazen sayfalarca tarih kitabının anlatamadığı bir gerçeği genç bir yüreğe ulaştırabilir.
Bugün gökyüzünde özgürce dalgalanan bayrağımıza baktığımızda, onun altında verilen mücadeleleri hatırlamalıyız. Bayrağın kırmızısında şehitlerimizin kanını, gölgesinde gazilerimizin fedakârlığını ve vatan toprağında nice kahramanın izini görmeliyiz.
Şehitlerimiz vatan toprağının ebedî hatırası, gazilerimiz ise o fedakârlığın yaşayan şahitleridir. Onları unutmayalım, unutturmayalım. Çünkü gazilerimize gösterdiğimiz vefa, geçmişimize duyduğumuz minnetin; geleceğimize verdiğimiz değerin en güzel göstergelerinden biridir. Varlıkları milletimize emanet, hatıraları gönlümüze mirastır.
Bugün evlerimizde huzurla oturabiliyor, çocuklarımızı güven içinde büyütebiliyor, bayrağımızın gölgesinde özgürce yaşayabiliyorsak bunun kıymetini bilmeliyiz. Çünkü bağımsızlık, bize hazır sunulmuş bir nimet değildir. Bu toprakların her karışında şehitlerimizin ve gazilerimizin al kanı, alın teri, gözyaşı ve fedakârlığı vardır.
Vefa, sadece özel günlerde yapılan birkaç güzel sözden ibaret değildir. Vefa, hatırlamaktır. Vefa, kapısını çalmaktır. Vefa, hâlini sormaktır. Vefa, çocuklarımıza onun hikâyesini anlatmaktır. Gazilerimizin hayat hikâyeleri, aslında milletimizin yaşayan tarihidir.
Bir tarih kitabının sayfalarında Çanakkale'yi okuyabiliriz. İstiklâl Harbi'ni öğrenebiliriz. Vatan savunmasında verilen mücadeleleri anlatan belgeleri inceleyebiliriz. Bir gazinin gözlerinde o günlerin izini görmek, anlatılan tarihi yüreğimizde hissetmemizi sağlar. Gazilerimiz bizim gururumuz, vatanımızın yaşayan şahitleri ve milletimizin baş tacıdır.
Bu vesileyle ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur içinde hayırlı uzun ömürler diliyorum. Yazımı onlar için yazdığım bir şiirimle tamamlıyorum. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.
GAZİLER
Allah için nice yollar aştılar,
Özgürlük uğruna dolup taştılar,
Vatan sevdasını aşkla saçtılar,
Şehitlerin emaneti gaziler.
*****
Her gazide kahramanlık nefesi,
Her yarada vatanımın gür sesi,
Düşmanlara esaretin kafesi,
Nice hatırayla dolu gaziler.
*****
Vatan aşkı ile çıktı meydana,
Ateş düştü cananlara, canlara,
Bayrağın altında taze fidana,
İz bıraktı gönlümüzde gaziler.
*****
Canından geçti de dönmedi geri,
Vatan sevgisinin yoktur benzeri,
Ay yıldızlı bayrak ezelden beri,
İnmez dalgalanır, yiğit gaziler.
*****
Bir gazinin sessiz duran gözünde,
Koca tarih saklı her bir sözünde.
Vatanın süsü var bütün özünde,
Sevgileri kalpte saygın gaziler.
*****
Gazilerde tükenmeyen iman var,
Büyük fedakârlık, bitmez destan var,
Rabbimizden gelen kutlu ferman var,
Milletin kalbinde saklı gaziler.
*****
Şehit olmak için çıkar sefere,
Bu inançla gider ruz-i mahşere,
Hilâl-i İslâm hiç düşmedi yere,
Hatırası kalpte yaşar gaziler.
*****
Gaziler gönülde sönmeyen bir fer,
Bedenlerindedir hep misk-i amber,
Kıymetleri eşsiz altın, mücevher,
Gece gündüz duamızda gaziler.
*****
Gaziler millete birer emanet,
Duyalım onlara şükran-ı minnet,
Son yurtları olsun İnşallah Cennet,
Nişanları şeref dolu gaziler.
*****
Yürektedir, gönüldedir yerleri,
Rızayı Bari için her seferleri,
Son Peygamber değişmez rehberleri,
Başımızın tacı şanlı gaziler.
SALİH SEDAT ERSÖZ