Türkiye’de kamuoyunun en çok konuştuğu konuların başında gelen kademeli emeklilik sistemi, hem sosyoekonomik dengeler hem de sürdürülebilirlik açısından kritik bir eşikten geçiyor. EYT düzenlemesini kıl payı kaçıran ve emeklilikleri 17 ila 24 yıl ötelenen çalışanlar, çözüm olarak "kademeli emeklilik" talebini gündemde tutmaya devam ediyor. Bu kapsamda, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na Geçici 113. Maddenin eklenmesi yönündeki kanun teklifi Meclis gündemine taşındı. Hazırlanan teklif ile prim gün sayısını doldurmuş olan çalışanların, ekstra bir yaş şartına takılmaksızın kademeli olarak emeklilik hakkına kavuşması hedefleniyor.

Konya Ticaret Odası (KTO) Sigorta Komitesi Başkanı Erol Çirik, EYT’nin getirdiği haksızlıklar ve kademeli emekliliğe ilişkin geleceğe yönelik öngörülerini gazetemize değerlendirdi.

Whatsapp Image 2026 11 04 At 13.35.38

"EYT İLE BİRLİKTE BİRÇOK İNSANA HAKSIZLIK YAPILDI"

EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesinin hayata geçiş sürecini ve yarattığı sonuçları değerlendiren Erol Çirik, uygulamanın ciddi adaletsizlikleri beraberinde getirdiğini belirtti. Tek bir günle veya bir ayla emekliliği kaçıran kişilerin çalışma sürelerinin 17 ile 24 yıl arasında uzadığına dikkat çeken Çirik, sistemin baştan hatalı olduğunu dile getirdi.

Düzenlemenin mevcut dengeyi bozduğunu vurgulayan Çirik, emeklilik düzenlemelerinde kimsenin mağdur edilmemesi gerektiğini, ancak gelinen noktada kurulu birçok sistemin çöktüğünü ifade etti.

"EMEKLİLİK MESELESİ SİYASETİN DIŞINA ÇIKARILMALI"

Dünyada emeklilik modellerinin artık bireysel emekliliğe doğru evrildiğine işaret eden Çirik, siyasilerin bu alanda taviz vermek zorunda kaldığını belirtti. Verilen tavizlerin oturmamış sistemlere ve haksızlıklara yol açtığını vurgulayan Çirik, emeklilik sisteminin acilen siyasetin etki alanından çıkarılarak rasyonel esaslara oturtulması gerektiğinin altını çizdi.

Kademeli emeklilik tartışmalarına da değinen Çirik, böyle bir adımın devlete devasa bir mali yük getireceğini, sürecin tek seferde çıkarılamayıp kademeye yayılmak istenmesinin temel sebebinin de bu ağır bütçe yükü olduğunu söyledi.

Images (15)-5

"20 YIL PRİM ÖDENİYOR, DOSYA 100 YIL KAPANMIYOR"

Emeklilik sisteminin neden çıkmaza girdiğini rakamlar ve nüfus verileriyle açıklayan Çirik, bu konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bir emeklilik dosyası açıldığında sürecin neredeyse bir asır boyunca kapanmadığını belirten Çirik; sigortalının vefatı sonrasında eşine dul, çocuklarına yetim aylığı bağlanmasıyla dosyanın onlarca yıl açık kaldığını hatırlattı.

Sadece 20 yıl prim ödeyen bir kişinin dosyasının bu kadar uzun süre açık kalmasının devlet imkanlarıyla karşılanmasının imkansız olduğunu söyleyen Çirik, "Bu sistemin bu şekilde dönmesine imkan yok" ifadelerini kullandı.

DEMOGRAFİK TEHLİKE: NÜFUS ARTIŞ HIZI 1 SINIRINA DAYANDI

Bir ülkenin nüfusunu yenileyebilmesi için nüfus artış hızının en az 2,1 olması gerektiğini, ancak Türkiye'de bu oranın 1 sınırına kadar gerilemesinin kademeli emekliliği neredeyse çıkmaza soktuğunu belirten Çirik, tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekti.

Gelecekte yaşlı nüfusun hızla artacağını fakat bu kitleye bakacak ya da sistemi finanse edecek genç nüfusun bulunamayacağını vurgulayan Çirik, şu ifadelere yer verdi:

"Genç nüfus azaldıkça çalışan oranı düşüyor, çalışan insan sayısı azaldıkça da emeklilik sistemini ayakta tutacak kaynak tükeniyor."

Milyonlarca kişinin maaşı için son durumu ne?
Milyonlarca kişinin maaşı için son durumu ne?
İçeriği Görüntüle

Ayrıca piyasada çalışan insan yetiştirme isteğinin azalmasıyla sektörlerin daraldığını belirten Çirik, üreten ve çalışan kesim kalmadığı takdirde ortada "emeklilik" diye bir kavramın da kalmayacağını vurguladı.

Muhabir: Bahar Ercan