Bazı yolculuklar vardır, kilometrelerle ölçülmez. Bazı ziyaretler vardır, yalnızca bir yere gitmekten ibaret değildir. İnsan o yolculuklarda gönlünü de beraberinde götürür; sevgi taşır, vefa taşır, hatıralar taşır. Bazı programlar vardır, konuşmalar dilden değil gönüldendir. Cümleler yürekten çıkar. Bazı konular vardır, insanı bambaşka diyarlara götürür.

Gidilen yer Azerbaycan, konu da şehitler ise taşınan yükün adı çok daha farklıdır: Kardeşlik, vefa ve ortak kader…

Geçtiğimiz hafta, böylesine anlamlı ve duygu yüklü bir yolculuk için Azerbaycan'daydık. Daha önce kaleme aldığımız Azerbaycan şehitlerinin hayat hikâyelerini bir araya getirerek kitaplaştırmış, onların aziz hatıralarını gelecek nesillere aktarmak için önemli bir adım atmıştık.

Nahçıvan Salon

Harun Yıldırım’ın proje koordinatörlüğünde bir grup vatansever insanın 6 yıl önce başlattığı 1 Şehit 1 Öykü 1 Şiir yolculuğu devam ediyor. Bu yolculukta ilk 3 cildi Türkiye şehit hikâyeleri, son 2 cildi de Azerbaycan şehit hikâyeleri olmak üzere 5 ciltlik mükemmel bir eser ortaya çıktı. 5.cilt şehit hikâyeleri ile şehitlerimizin ailelerini buluşturmamız gerekiyordu.

Bir şehidin hayatını yazmak, bir ömrü kelimelere sığdırmaya çalışmaktır. Oysa hiçbir kelime, bir annenin evlat hasretini anlatmaya yetmez ama evladından hatıralar yaşatmaktı amacımız… Kitabın kapağını açan her şehit yakını, evladının yeniden hatırlanmasının mutluluğunu yaşayacaktı. Bizim için en büyük mutluluk, şehitlerimizin isimlerinin unutulmadığını ailelerine hissettirebilmekti. Şehitlerimizin ardından yazılan her satır, tarihe düşülmüş bir vefa notudur. Bu duygularla yazmıştık şehit hikâyelerini…

Bu eserleri; hikâyeleri anlatılan kahramanlarımızın en kıymetli emanetçilerine, şehit ailelerine teslim etmek üzere kardeş ülkemizdeydik.

Bakü Salon

Bu ziyaretin bizim için taşıdığı anlamı kelimelerle ifade etmek gerçekten kolay değil. Çünkü elimizde sıradan bir kitap yoktu. Her sayfasında bir hayat, her satırında bir hatıra, her hikâyesinde yarım kalmış bir ömür vardı. Bir annenin evlat hasreti, bir babanın sessiz gururu, bir eşin ömür boyu yüreğinde taşıdığı özlem, bir çocuğun babasından kalan hatıralara duyduğu derin sevgi vardı.

Teşekkür Belgesi-1

Kitapları şehit ailelerine teslim ederken aslında onlara yalnızca basılı bir eser vermiyorduk. Evlatlarının, eşlerinin, babalarının unutulmadığını; hayat hikâyelerinin kayıt altına alındığını ve gelecek nesillere aktarılacağını ifade ediyorduk. Biz kitapları şehit ailelerine teslim ederken, onlar da bize evlatları ile yaşadıkları hatıraları, gözlerindeki gururu ve yüreklerindeki tarifsiz özlemi emanet ettiler.

Her kitap teslimi, ayrı bir duyguya kapı araladı. Şehit ailelerinin gözlerinde gördüğümüz gurur, mutluluk ve özlem birbirine karışmıştı. O anlarda insan, kelimelerin bazen ne kadar yetersiz kaldığını daha iyi anlıyor. Çünkü şehitlik, yalnızca bir kahramanlık hikâyesi değildir. Şehitlik, geride bırakılan bir ailenin ömür boyu taşıdığı hasretin de adıdır.

Nahçıvan Şehit Ailesi

Bir şehidin adı unutulmasın diye yazılan her satır, aslında geride kalanlara uzatılmış bir vefa elidir. Bir annenin gözyaşları içindeki yürek yangını ve Rabbine ulaşmış duası vardır her satırda… “Vatan sağ olsun” diyen bir babanın içine akıttığı gözyaşı vardır. Eşlerin, evlatların bitmek bilmeyen tarifsiz acıları vardır.

Azerbaycan Tv1 2

Azerbaycan'da gerçekleştirdiğimiz programlar, salonlarda düzenlenen törenler ve şehit aileleriyle bir araya geldiğimiz buluşmalar, bu anlamlı çalışmanın değerini daha da artırdı. Şehitlerimizin hatıraları etrafında oluşan birliktelik, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin ne kadar derin köklere sahip olduğunu hissettirdi.

Azerbaycan Tv13

Programlarımızın Azerbaycan televizyonlarında ve gazetelerinde yayınlanması ayrıca Bakü’de ve Nahçıvan’da TV ve radyolarda canlı yayınlara davet edilmemiz de bu çalışmanın önemini ortaya koyuyordu. Ekranlar aracılığıyla şehitlerimizin hikâyelerini anlattık, bu eserlerin hangi duygularla hazırlandığını paylaştık. Böylece şehitlerimizin hatıraları yalnızca kitaplarda ve tören salonlarında değil, televizyon yayınları aracılığıyla da daha geniş çevrelere ulaştı.

Nahçıvan Tv 1

İnanıyoruz ki milletleri millet yapan değerlerin başında vefa gelir. Şehitlerini unutmayan, onların emanetlerine sahip çıkan, kahramanlıklarını gelecek nesillere aktaran toplumlar, tarihleriyle ve millî hafızalarıyla güçlü bağlar kurarlar.

Azerbaycan şehitlerinin hikâyelerini yazarken de bu anlayışla hareket ettik. Amacımız yalnızca geçmişte yaşananları anlatmak değildi. Aynı zamanda bir milletin bağımsızlığı, huzuru ve geleceği uğruna fedakârlık yapan kahramanların hayatlarını kayıt altına almaktı. Şehitlerimizin hangi idealler uğruna şehadete yürüdüklerini ortaya koymaktı.

Azerbaycantv1 1

Bu vesileyle bir kez daha gördük ki Türkiye ile Azerbaycan milletleri arasındaki bağ, sadece iki ülkenin dostluğu değildir. Bu bağ, aynı sevinçte buluşan, aynı acıyı yüreğinde hisseden, birbirinin derdiyle dertlenen iki kardeş milletin gönül bağıdır.

Nahçıvan Tv 2

Azerbaycan'da geçirdiğimiz günler, bizlere çok şey öğretti. Şehit ailelerinin vakur duruşu, evlatlarına duydukları tarifsiz sevgi ve onların hatıralarını yaşatma konusundaki hassasiyetleri hafızalarımızda derin izler bıraktı.

Hele hele hikâyesini yazdığım şehit Mahmudov Abdül’ün sadece 8 ay evli kaldıkları eşi Sadakat Hanım’la, yüzünü göremediği babasının hasreti ile yaşayan kızı Leyla Hanım ve şehit torunları ile beraber olmak ruhumuzda silinmez derin izler bıraktı. Ailemize yeni fertler kazanmıştık. Sadakat Hanım bacımız, Leyla Hanım kızımız, şehit torunları da torunlarımız oluverdi. Bu değerli aile ile sadece dillerimizle değil gönüllerimizle de anlaşmış, yüreklerimizle bağlanmıştık birbirimize…

Azerbaycan’dan ayrılırken geride yalnızca törenler, programlar ve televizyon yayınları bırakmadık. Gönlümüzde yeni dostluklar, unutulmaz hatıralar ve daha büyük sorumluluklar taşıyarak döndük.

Çünkü şehitlerimize vefa, bir kitap yazmakla sona ermez. Onları anlatmaya, hatıralarını yaşatmaya ve isimlerini gelecek nesillere taşımaya devam etmek gerekir. Zira onların kahramanlıkları yanında geride bıraktıkları hayalleri, umutları, yarım kalan sevdaları da vardır. Bu kitaplarda kutsal değerler uğruna şehadete koşan yiğitlerin yarım kalan hayatları da anlatılmaktadır.

Şehitler ölmez, geride bıraktıkları hatıralar da zamanın içinde kaybolmaz. Yeter ki onları hatırlayan, anlatan ve yaşatan gönüller bulunsun. “Şehitler vuruldukları zaman değil, unutuldukları zaman ölürler.”

Bu anlamlı çalışmada emeği geçen, katkı sunan, bizleri Bakü’de ve Nahçıvan’da samimiyetle karşılayan ve programlarımızda yanımızda olan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Özellikle Nahçıvan milletvekili Üzeyir Məmmədov’a, Sevinç Sebzeliyeva Hanım’a, Gülüstan Ekber Hanım’a, Nahçıvan Başkonsolosumuz Ali Sevim Beye, dini ateşemiz Selami Hoca’ya, Azerbaycan TV 1 ve Nahçıvan TV yetkililerine, Türkiye ve Azerbaycan yazarlarına, programlarımızı organize eden ve emek veren değerli zevata sonsuz şükranlarımı sunuyorum. En büyük saygımızı ise vatanları uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve onların kıymetli ailelerine sunuyoruz.

Nahçıvan Tv 3

Aziz şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet, makamları âli olsun. Gazilerimize de sağlıklı bir ömür diliyorum. İki devlet tek millet ve İki bayrak tek yürek anlayışı içinde olduğumuz Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği daim olsun.

Yazımı şehit Mahmudov Abdül ve Türkiye Azerbaycan dostluğu için yazmış olduğum iki şiirimle tamamlıyorum. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.

MAHMUDOV ABDÜL

Nahçıvan Şerur’da dünyaya geldi,

Taze bir fidandı, çiçekti, güldü,

Herkesçe övüldü, sevdi, sevildi,

Huzurlu, mutluydu Mahmudov Abdül.

xxx

Dürüst, merhametli, çok çalışkandı,

Aktif, hareketli, sanki volkandı,

Kahraman, korkusuz, yiğit, arslandı,

Onurlu, saygındı Mahmudov Abdül.

xxx

Vatani görevi severek yaptı,

Düşmana duyduğu; öfke, gazaptı,

Hasmı olanların hâli haraptı,

Şuurlu, cesurdu Mahmudov Abdül.

xxx

Vatan, bayrak için sel olup coştu,

Yıldırım gibiydi, yel gibi koştu,

Hak yolda can vermek Abdül’e hoştu,

Zorlu, umutluydu Mahmudov Abdül.

xxx

En ön cephedeydi, dar geldi meydan,

Bir kahpe kurşunla soldu gül fidan,

Perişandı insan olan her vicdan,

Nurlu, temiz, paktı Mahmudov Abdül.

xxx

Bir gül açtı kanla sulanan yerden,

Bir hilâl yükseldi kızıl seherden,

Şehit yazılmıştı adı kaderden,

Uğurlu, mesrurdu Mahmudov Abdül.

xxx

Bir sabah sessizce cennete uçtu,

Gözlerdeki umut onunla göçtü,

Yüreklere hasret ateşi düştü,

Gururlu, rahattı Mahmudov Abdül.

xxx

Ne rüzgâr unutur, ne taş ne toprak,

Her secde yerinde izi var berrak,

Milletin kalbinde şehitle bayrak,

Sürurlu, mesuttu Mahmudov Abdül.

xxx

İKİ DEVLET, TEK MİLLET

Bir gönülde birleşir iki can, iki vatan,

Aynı sevda büyütür kardeşliği her zaman.

Tarihimiz bir destan damarlarda aynı kan,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Şehitlerin kanında yoğrulmuşlar beraber,

Birbirine yaslanmış tek yürek, iki nefer.

Beraberlik halinde geliyor hemen zafer,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Hazar’dan Anadolu selam verir dağlara,

Kardeşliğimiz nurdur gönüllere, çağlara.

Tek ses olup yükselir dualar semalara,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Kardeşlikle yoğrulur ova, dağ ve taşımız,

Bir sofrada birleşir ekmeğimiz, aşımız.

Ortak akar her zaman gözümüzden yaşımız

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Dostluktur menşeimiz kardeşliktir sözümüz,

Aynı amaç uğruna yanmaktadır közümüz,

Birbirine güç verir birdir bizim özümüz,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Karabağ göklerinde kardeşliğin sesi var,

Anadolu’dan gelen sevginin nefesi var.

Birlikle önümüzde zaferin hevesi var,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Besleniyor ruhumuz aynı kök, aynı candan,

Ölürüz vazgeçmeyiz din, bayrak ve vatandan,

Bize böyle ses gelir, şehit olup yatandan,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Türk dünyası şahlanır bu kardeşlik bağıyla,

Geleceğe yürürüz umut dolu çağrıyla,

Aynı iman, aynı aşk, aynı gönül çağıyla,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

xxx

Sevdanın ışığını söndürmesin nesiller,

Aynı aşkla yakılsın çağlar boyu kandiller,

Kardeşlik türküsünü söylesin hep bülbüller,

İki devlet tek millet Azerbaycan Türkiye.

SALİH SEDAT ERSÖZ

Whatsapp Image 2026 11 05 At 12.49.17