Baba yarısı olarak bildiğim canım amcam Seyit Mehmet Ersöz’ü ahiret hayatına uğurlamanın hem hüznü hem de rahatlığı içindeyiz.
Çok sevdiğimiz amcamın ayrılığından dolayı üzüntümüz çok büyük. Ancak her zaman dua ettiği şekilde imanıyla son nefesini vermesinin rahatlığı içindeyiz. Rabbimizin buyurduğu gibi “Her can mutlaka ölümü tadacaktır.” Önemli olan ebedi hayata imanlı bir şekilde giderek cenneti kazanabilmektir. Amcamın da sarsılmaz imanına ve güzel ahlâkına şahidiz.
Hadis-i Şerif’te "Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolur" buyrulmuştur. Buna göre kişi nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl ölürse öyle haşrolur. Merhum amcam da her haliyle İslâm’a tam bağlı olarak yaşadığı için, bu Hadis-i Şerif kapsamında imanıyla ebediyete gittiğine kesinlikle inanıyoruz.
Merhum Ömer dedemin 5 evladı vardı. En büyük evladı Rüveyde halam 1956 yılında çok genç bir yaşta toprak altında kalarak vefat etmiş. İnşallah şehitler sınıfına dâhil olmuştur. Halamın vefatında ben iki aylık bir bebekmişim. Ömer dedemin ikinci evladı olan babam Veyis Ersöz, yaptığı sayısız hizmetlerden sonra 2018 yılında 92 yaşını tamamladığı anda ebedi hayata yolcu oldu. Üçüncü evladı Mustafa amcam 95 yaşında Çumra’da dünya hayatını sürdürüyor. Dördüncü evladı Zübeyde halam 2008 yılında 73 yaşında iken ebediyete irtihal eylemişti. Beşinci ve en küçük evladı Seyit Mehmet amcam da 90 yaşını tamamladığı bir zamanda geçtiğimiz Cumartesi gecesi Hakk’ın rahmetine kavuştu. Beş kardeşten geriye sadece Mustafa amcam kaldı.
Dünya hali böyle… Vakti gelen gidiyor. Ölüm denen bir gerçek var. Rabbimiz tüm insanları imtihan için dünyaya gönderdi. Bu dünya hayatı geçici... Kalıcı ve ebedi olan ahiret hayatı… Önemli olan imtihanı kazanarak ahirete gitmektir. Aksi halde halimiz harap… Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu olmayan, ebedi olan ahiret hayatının yanında dünya hayatının hiçbir kıymeti yok. Hangi hayatta ne kadar kalacaksak o hayat için o kadar çalışmamız gerekir. Sonsuz hayatı kazanmanın yolu imandan ve güzel ahlâktan geçiyor.
Seyit Mehmet amcamla kopmayan bir bağımız vardı. Çok sık görüşürdük. Her Cuma mutlaka arardım. Yoğunluğumdan dolayı Cuma namazından önce arayamadığım bazı günler kendisi arardı. Bunun dışında diğer günlerde de sohbet için arardım. Yazın genellikle Akören'de yaşardı. Severdi Akören'i... Sık sık da bir araya gelirdik. Sohbeti çok tatlıydı. Her arayışımda ve ne zaman beraber olsak çok güzel dualar ederdi. Vefatını duyunca eşime “Bir dua kapımız daha kapandı” dedim. Vefatından bir gün önce son arayışımda biraz konuştuktan sonra “Nefes almakta zorlanıyorum amcam dua edin” demişti. Bir gün sonra da kalp krizi ile dünya hayatına veda etti.
Amcam güzel insandı, çok kibardı, nazikti, görgülüydü. Her davranışı ile tam bir beyefendi idi. Emekli imamdı. Kur’an’a çok bağlıydı. Her gün 8-10 cüz okurdu. Bunun dışında da çok kitap okurdu. Benim kitaplarımın tamamını okuduğunu söylerdi. Ayrıca yazılarımı ve şiirlerimi de devamlı okur, okuduktan sonra arar dualar ederdi.
İmanının bedelini ödediği zamanlar da oldu. 1980 darbesinden sonra, 6 Eylül Kudüs mitingine katıldığı gerekçesiyle Elazığ’a sürgün edilmişti.
2022 yılında beni aradığı zaman şunları söylemişti “Amcam sen hep şiir yazıyorsun. Ben de senin için bir şiir yazdım. Onu gönderiyorum. İnşallah beğenirsin.” Şiiri gönderdi, okudum ve çok duygulandım. Ne kadar memnun olduğumu anlatamam. Hemen aradım. Teşekkürler ettim, dualar ettim. Çok beğendiğimi söyledim. Kendi el yazısı ile yazdığı şiir samimiyet kokuyordu. Gönlünden kopan duyguları satırlara dökmüştü. O şiiri bugüne kadar paylaşmadım ama sakladım. Şimdi paylaşma zamanı geldi sanırım. Merhum amcamın benim için yazdığı şiir:
“Şükür yine gördüm televizyonda sizi,
Işıl ışıl bakan gözünüz güzel.
Rabbim has eylemiş her şeyinizi,
İçiniz, dışınız, özünüz güzel.
Edep ile öpsem o gözlerinden,
Ben de nasiplensem o hallerinizden,
Hak için konuşan dillerinizden.
Nur ile parlayan yüzünüz güzel.
Hoca amcan diyor ki çok güzel neyiniz varsa,
İmanınız, yazınız, imzanız, çizginiz güzel.
Düşmanlar çatlasın, dostlarla övünülsün,
Vallahi güzel amcam her şeyiniz kusursuz güzel.”
Ben de şu anda amcam için şu üç kıtayı yazıverdim.
Gönlümde silinmez izler bıraktın,
Duru, temiz, parlak, şeffaf, berraktın,
Hakk’ta dalgalanan hilâl, bayraktın,
İmanınla gittin ahrete amcam.
**
Güzel ahlâkınla hep örnek oldun,
İlahi aşk, ilim, imanla doldun,
Sevgi, muhabbetle gönüller buldun,
Bağlıydın Kur’an’a, Ayet’e amcam.
**
Nazik, narin, kibar, özün temizdi,
İnce düşünceli, sözün temizdi,
Harama bakmayan gözün temizdi,
Sadakat duyardın Sünnet’e amcam.
Merhum amcama Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Ailemizin başı sağ olsun.
xxx
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen Konya Kitap Günleri, 16 Ekim Cuma günü başlıyor. Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan Konya Kitap Günlerine milyonlarca kitap, yüzlerce seçkin yayınevi ve çok sayıda yazar katılacak.
Konya Kitap Günleri; çok sayıda imza günü, konferans, söyleşi, şiir dinletisi, gösteri ve tiyatro gibi yüzlerce etkinlikle Konya’nın kültür ve sosyal hayatına renk katacak.
Bu önemli faaliyete Konya dışından çok önemli ve tanınan isimlerin katılacak olması Konya’ya artı değer kazandıracaktır. Bu isimlerin yanında tabi ki Konyalı yazarların da bu etkinlikte yer alması oldukça sevindiricidir.
16 Ekim Cuma günü başlayacak olan bu önemli etkinlik, 25 Ekim Pazar günü akşamına kadar devam edecek.
Bu tarihler arasında Konya hem dolu dolu bir kültürel faaliyete ev sahipliği yapmış olacak hem de Konyalılar özellikle kitapseverler kitaba doymuş olacak.
Bizim medeniyetimiz kitap medeniyetidir. Konya, Selçuklu Medeniyeti’nin başkentidir. Konya, Osmanlı Medeniyeti’nin en önemli merkezlerinden birisidir. Konya; Mevlânaların, Sadrettin Konevilerin, Şemsi Tebrizilerin ve daha nice Allah dostu ve velilerin yurt edindiği ilim ve irfan merkezidir. Konya, Türk - İslâm Medeniyeti’nin çizgilerini en güzel şekilde bünyesinde barındıran bir şehirdir. Bu özellikleri ile kitapların sergilendiği kitap günleri en çok Konya’ya yakışır.
Kitabın gündeme gelmesi ve kamuoyunda sürekli konuşulur olması, böylesi günlerin gerçekleştirilmesi ile mümkündür. Büyükşehir Belediyesi, bu bağlamda çok önemli bir görevi yerine getirmektedir. Kitap; hava gibi, su gibi, ekmek gibi önemli bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaçtan yeterince yararlanmayanlar, zarardalar demektir. İnsanın manevi yapısı ve ruhu kitaba şiddetle ihtiyaç duymaktadır.
Konya aynı zamanda bir eğitim - öğretim şehri ve STK’ ların faaliyetleri ile her günü doya doya yaşayan bir Kültür şehridir. Böylesine, önemli bir medeniyet şehri, ilim irfan şehri, eğitim öğretim şehri ve kültür şehri olan Konya’mızda kitap günlerinin düzenlenmiş olması, bu şehre yakışan, bu şehrin kimliğini ortaya koyan çok önemli bir faaliyettir.
Bu önemli faaliyeti düzenleyen ve her yıl gerçekleşmesini sağlayan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay Beye, faaliyetin düzenlemesinde görev yapan Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ahmet Çalışır ve çalışma arkadaşları ile emeği geçen tüm personele sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Bendeniz de bu etkinlik kapsamında SKY ve Çimke Yayınevi standlarında aşağıdaki günlerde kitaplarımı imzalayacağım. Ayrıca bir de söyleşim olacak. Bütün dostlarımı ve kitapseverleri bekliyor, hepinize Yüce Allah’tan sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.
16 Ekim Cuma 10.00 - 18.00 SKY Standı imza
17 Ekim Cumartesi 14.00 - 18.00 SKY Standı imza
18 Ekim Pazar 16.30 - 18.30 ÇİMKE Standı imza
19 Ekim Pazartesi 16.00 SÖYLEŞİ Malazgirt Salonu
20 Ekim Salı 16.30 - 18.30 ÇİMKE Standı imza
21 Ekim Çarşamba 14.00 - 18.00 SKY Standı imza
