Bazı aileler vardır…
Yaşadıkları şehre sadece adresleriyle bağlıdırlar!
Ya da nüfus kağıtlarında yazıldıklarıyla…
Bazı aileler de vardır ki, o şehrin geçmişinde, bugününde, taşında, toprağında, sporunda mutlaka izleri vardır…
Kulluk ailesi ikinci grupta.
Hatta daha açık söyleyeyim; Kulluk ailesini sadece ticaretle anlatırsanız eksik anlatırsınız…
Sadece Hilmi Kulluk üzerinden okursanız yine eksik okursunuz…
Çünkü Kulluk ailesinin bu hikâyesi Hilmi Kulluk’la başlamadı…
Lakin yazının çıkış noktasının Hilmi Kulluk olduğu doğrudur…
Mevzu Konya ve Konyaspor olunca, Hilmi Kulluk için akan sular durur…
Anlayacağınız; babadan oğula devam eden bir Konya hikâyesidir bu…
Bir hizmet hikâyesi…
Bir aidiyet hikâyesi…
Ve bana göre en önemlisi; emanet edilen ismi kirletmeden, o ismin ağırlığını taşıyarak bir sonraki kuşağa bırakabilme hikâyesidir.
xxx


YILMAZ KULLUK…
Bizim jenerasyonlar tanır, ama bugünün gençleri belki çok fazla tanımazlar.
Konyalılar, yani Sedirlerliler, Araplarlılar, İşgalamanlılar ova ve dağ köylüleri de Yılmaz Kulluk ismini gayet iyi bilirler…
Bende biliyorum…
“Nereden biliyorsun?” diye sorabilirsiniz…
Eyvallah…
Kısaca anlatayım…
Aziziye Camiinin hemen yanı başında bulunan Eski Tellal Pazarında dedem halıcı esnafı, babam ise hazır elbiseciydi…
Yılmaz Amcanın dükkanı da Bakkal Alican Amcanın ya da Kavutoğlu ticaretin bitişinde caddeye bakan taraftaydı…
1965’li yıllardan bahsediyorum…
Anlayacağınız çocukluğumuz orada geçti…
Altmış yıl öncesinden bahsediyorum…
Babamla Yılmaz amcanın selamlaşmalarından biliyorum…
Babamla olmasa da, dedemle aynı partiyi tuttuklarından biliyorum…
İşkembeden atmıyorum, anlayacağınız.
xxx
Yılmaz Amca (Kulluk) Konya Belediye Başkanlığı yaptı.
Bu şehre yıllarca hizmet etti…
Hem de bugünkü imkanların, bugünkü bütçelerin, bugünkü araçların ve teknolojinin olmadığı dönemlerde…
Kolay değildi…
Ama o dönemlerde Belediye Başkanlığı yapmak zaten biraz da fedakarlık demekti…
Yılmaz Kulluk’un en önemli taraflarından biri de buydu bana göre…
Makamı kendisine değer kazandıran bir yer olarak değil, şehre hizmet edilecek bir yer olarak görmesiydi…
Bugün dönüp baktığımızda aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen isminin bugün bile saygıyla anılması da boşuna değil…
Çünkü insanlar makamları unutabilir…
Ama davranışları unutmaz…
Hizmeti unutmaz…
Dürüstlüğü hiç unutmaz…
Bir insanın çocuklarına bırakabileceği en büyük miras da zaten budur…
Para tükenir…
Mal bölünür…
Servet el değiştirir…
Ama temiz bir isim kolay kolay kaybolmaz.
xxx


AİLENİN AKİL ADAMI MÜMTAZ KULLUK
Sonra büyük oğul Mümtaz Kulluk…
Ailenin en büyük evladı…
İş dünyasının içerisinde olduğu kadar, Konya’nın sosyal hayatında ve Konyaspor’un içerisinde bulunmuş bir isim…
Yıllarca Konya Emniyet Hizmetleri Destekleme Derneği Başkanlığı görevinde bulunmuş, Konyaspor başta olmak üzere, şehrin önemli kurumlarına ve fakir fukaraya destek olmuş bir hayırsever…
Mümtaz Kulluk, Süleyman abimin (Çınar) yönetiminde özveri ile çalıştı…
Konyaspor’a maddi ve manevi önemli katkılar verdi…
Kulübün iyi gününde de kötü gününde de bu camiadan uzak durmadı…
Konyaspor sıkıntıya düştüğü zamanlarda, daha doğrusu kapısı çalındığında fabrikasının arka kapısından kaçanlardan olmadı…
Ya da verdiği bir kuruştan sonra, “cebime anahtar uydurdunuz” diyenlerden de olmadı…
Benim önemsediğim tarafı da burada…
Bir insan bir kulüpte görev yapabilir…
Görevi biter, çekilir gider…
Ama aidiyet başka bir şeydir…
Aidiyet varsa koltuk önemli değildir…
Göreviniz vardır ya da yoktur…
Başkan olursunuz, yönetici olursunuz ya da tribünde oturursunuz…
Ama gönlünüz oradaysa yine bir şekilde elinizi taşın altına koyarsınız…
Mümtaz Kulluk’un Konyaspor’la olan duyarlılığına baktığımda gördüğüm budur…
Ve burada babadan gelen anlayışın izlerini görmemek mümkün değil…
Baba şehre hizmet ediyor…
Oğul şehrin takımına hizmet ediyor…
Sonra ailenin bir başka ferdi çıkıyor ve Konyaspor’un başkanlık koltuğuna oturuyor…
Tesadüf mü?
Bana göre değil.
Evde ne görürseniz hayatınızın bir yerinde onu yaşarsınız…
Mecazi olacak ama, ön tekerlek nereye giderse arka tekerlekte oraya gidermiş…
Aileyle alakalı bir durum.
xxx


AİLENİN HAFISAZI HİLMİ KULLUK
Ve Hilmi Kulluk…
Konyaspor Başkanlığı yaptı…
İlk döneminde yönetiminde ben de vardım…
“Benim param yok” dememe rağmen, “senin futbol aklın paradan çok daha değerli” diyerek, beni onurlandırması milyonlara bedel…
Bu da bir gerçek…
Neyse…
Konyaspor gibi zor ve beklentisi yüksek, taraftarı güçlü, baskısı ağır bir kulüpte başkanlık yapmak kolay değildir…
Dışarıdan bakınca makam gibi görünür…
Ama içine girdiğinizde gecesi ayrı, gündüzü ayrı derttir.
Transferi vardır…
Ekonomisi vardır…
Takımı vardır…
Hocası vardır…
Taraftarı vardır…
Şehrin beklentisi vardır…
Ve en önemlisi; Konyaspor gibi büyük bir camianın yükünü omuzlarınızda taşımak vardır…
Hilmi Kulluk da bu yükü taşıyan isimlerden biri oldu…
Elbette eleştirildi…
Hem de haksızca…
Bir gün geldi, eleştirenler helallik istediler kendisinden…
Her başkan eleştirilir…
Seven olur…
Sevmeyen olur…
Yaptıklarını beğenen olur…
Beğenmeyen olur…
Futbolun tabiatında bunlar var…
Ama bir insanı değerlendirirken sadece o günün skoruna bakmayacaksınız…
Geride ne bıraktığına da bakacaksınız…
Kulübün yapısına bakacaksınız…
Tesislerine bakacaksınız…
Kurumsallaşmasına bakacaksınız…
Altyapıya verilen öneme bakacaksınız…
Ve en önemlisi; görev bittikten sonra o kulüple ilişkinin devam edip etmediğine bakacaksınız…
Çünkü bazı insanlar koltuğu sever…
Bazıları ise kurumu…
Koltuğu seven, koltuktan kalkınca ortadan kaybolur…
Örnekleri var…
Kurumu seven ise başkan da olsa, yönetici de olsa, hiçbir görevi olmasa da desteğini sürdürür…
Aradaki fark budur.
xxx
Şimdi fotoğrafın tamamına bakalım…
Bir tarafta Konya Belediye Başkanlığı yapmış Yılmaz Kulluk…
Diğer tarafta Konyaspor’da yöneticilik yapmış, yeşil-beyazlı camianın içerisinde bulunmuş ağabey Mümtaz Kulluk…
Bir diğer tarafta Konyaspor Başkanlığı yapmış Hilmi Kulluk…
Üç isim…
İki kuşak…
Ama ortak bakışları Konya…
Ortak anlayışları Konya’ya hizmet…
Ortak duygu ve düşünceleri şehre olan aidiyetleri…
Bence aile olmak biraz da budur…
Babanızdan aldığınız soyadını kartvizitinize yazmak kolaydır…
Asıl mesele o soyadının ağırlığını taşıyabilmektir…
Daha da önemlisi; sizden sonrakilere aldığınızdan daha temiz bir miras bırakabilmektir…
Kulluk ailesinin Konya’daki hikâyesine baktığım zaman gördüğüm tam olarak bu…
Sadece Konya’da yaşamamışlar, Konya’yı da içlerinde yaşatmışlar…
Belediyeden ticarete…
Ticaretten Konyaspor’a…
Konyaspor’dan şehrin sosyal hayatına…
Bir şekilde Konya’nın içerisinde olmuşlar…
Ön planda olmak için değil…
Bir şeyler yapmak için…
Gösteriş için değil…
İz bırakmak için.
xxx
Şehirlerin de insanlar gibi hafızası vardır…
Kimin ne yaptığını unutmazlar…
Kimlerin sadece konuştuğunu…
Kimlerin gerçekten elini taşın altına koyduğunu…
Kimlerin makamla büyüdüğünü…
Kimlerin makama değer kattığını…
Zaman geçtikçe daha iyi ayırırlar…
Yılmaz Kulluk ismi bugün bile konuşuluyorsa…
Mümtaz Kulluk Konyaspor denildiğinde hatırlanıyorsa…
Hilmi Kulluk’un başkanlığı sona ermesine rağmen adı bugün bile gündemde oluyor ve bu camianın içerisinde anılıyor ve aranıyorsa…
Demek ki mesele sadece makam değilmiş…
Demek ki mesele sadece başkanlık da değilmiş…
Mesele; arkanızda nasıl bir isim bıraktığınızmış…
Bana göre Kulluk ailesinin en önemli tarafı da burada…
Babadan oğula kalan yalnızca bir soyadı değil…
Bir sorumluluk…
Bir şehir sevgisi…
Bir Konyaspor sevgisi…
Ve hepsinden önemlisi; Babadan oğula taşınan bir itibar ve onurlu bir yaşam…
Gerisi mi?
Teferruat…
Gelir…
Geçer…
Özetlersem; Koç ailesi ya da Sabancı ailesi ülke için neyse, Kulluk ailesi de Konya için o…
Var mı itirazı olan?