Siyasetten çok anlamam!
Anlarım anlamasına da, bazen salağa yatarım…
Mesele ülkem olursa, mesele şehrim olursa başımı değil, gövdemi taşın altına koyarım…
O ayrı…
Benim siyasetim şöyle; seçimlerde gider vatandaşlık görevimi yerine getiririm, oyumu kullanırım ve siyaset benim için orada biter…
Hepsi o kadar.
xxx
Siyasetçilerin meydanları ya da salonları doldurması önemlidir…
Ama o kalabalıkların neden bir araya geldiği, neye inandığı ve oradan hangi duygularla ayrıldığı çok daha önemlidir…
Aynen futbol maçı gibi!
Cuma günü Konya Büyükşehir Stadyumuna gelen kalabalık, stattan güzel duygularla ayrılmadı!
Ancak…
Cumartesi günü Konya’da gerçekleştirilen AK Parti Konya buluşması çok farklıydı…
İnsanların yüzü gülüyordu…
Selçuklu Belediyesi Uluslararası Spor Salonu’nda ortaya çıkan tablo, sıradan bir siyasi toplantının çok ötesindeydi…
Coşku vardı…
Heyecan vardı…
Karşılıklı sevgi alış verişi vardı…
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katıldığı buluşma, Konya’nın siyasi hafızasında yer bulacak organizasyonlardan biri oldu…
Peki, bu buluşmayı önemli kılan yalnızca salonu dolduran insanlar mıydı?
Elbette hayır…
O salonun arkasında bir teşkilat emeği, bir belediyecilik tecrübesi ve Konya’ya uzanan güçlü bir hizmet bağı vardı.

MURAT KURUM’UN KONYA’DAKİ YERİ BAŞKA
Konya’nın Murat Kurum’da yeri çok ayrı…
Konya’da yaşamıyor, ama Konya’yı içinde yaşatıyor…
Murat Kurum’un da Konya’daki ve Konyalıdaki yeri hem yüreklerde, hem de gönüllerde taht kurmuş…
Murat Kurum’u Konya için ya da yalnızca Konyalının bir bakan olarak değerlendirmek eksik olur…
Konya onun baba ocağı…
Eyvallah…
Bu şehirle kurduğu bağın yalnızca makamdan kaynaklanmadığını, yıllardır yapılan çalışmalardan anlamak mümkün…
Fakat Murat Kurum’u asıl önemli kılan, sadece Konya’daki yatırımları değil, Türkiye’nin en zor günlerinde üstlendiği sorumluluktur…
6 Şubat depremlerini unutmadık…
Habib-i Neccar Camiinin açılışı için gittiğimiz Hatay’da şehrin sakinleri, depremzedeler, Murat Kurum’u kendi evlatları gibi sarıp sarmalamışlar…
Gözlerimizle gördük, kulaklarımızla duyduk…
On bir ilimizin yaşadığı büyük yıkımı, kaybettiğimiz canları, evsiz kalan aileleri unutmadık…
O günlerde mesele yalnızca yıkılan binaları yeniden yapmak değildi…
Yıkılan umutları da ayağa kaldırmaktı…
Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen yeniden inşa seferberliğinin en önemli isimlerinden biri oldu…
Bugün deprem bölgesinde 450 binin üzerinde konutun hak sahiplerine teslim edildiği açıklanıyorsa, bunun arkasında binlerce çalışanın emeği, büyük bir kurumsal organizasyon ve ciddi bir sorumluluk vardır…
Murat Kurum da bu sorumluluğun merkezindeki isimlerden biridir…
Hataylıların, “Bizim Hızırımız” demeleri boşuna değil…
Sadece deprem mi?
Hayır…
Kastamonu’da, Sinop’ta, Bartın’da yaşanan sel felaketlerinden sonra yürütülen çalışmaları da hatırlamak gerekiyor…
Selin tahrip ettiği yerleşim alanlarının yeniden kurulması, konutların, iş yerlerinin ve sosyal yaşam alanlarının ayağa kaldırılması kolay işler değildi…
Devletin bütün kurumlarının yürüttüğü bu çalışmalarda Murat Kurum’un üstlendiği rolü görmezden gelmek mümkün mü?
Afet sonrasında verilen sözlerin karşılığını sahada görmek, vatandaşa güven veren en önemli unsurlardan biridir.
xxx
Bir de işin Konya tarafı var…
Cumartesi günü gerçekleşen toplantıda Bakan Kurum’un açıkladığı rakamlar dikkat çekiciydi…
Bakanlık eliyle Konya’ya kazandırıldığı belirtilen 310 milyar liralık yatırım, devam eden 53 milyar liralık çalışmalar ve 15 bin yeni sosyal konut hedefi…
Bunlar küçümsenecek rakamlar değil…
Elbette asıl mesele bu hedeflerin takvimine uygun şekilde hayata geçirilmesidir…
Ancak Konya’nın Ankara’da güçlü bir karşılığının bulunması, bu şehir adına önemli bir avantajdır…
Konya’nın bu anlamda Murat Kurum’u pamuklara sarması gerekir mi?
Gerekir…
Konya ve Konya’nın sancağı, yani namusu olan Konyaspor’a verdiği, vereceği desteği de hesaba katarsak, Murat Kurum’un bu şehir için ne kadar kıymetli bir insan olduğunu söylemeye gerek bile yok.


DÖRT İSİM, ORTAK BİR KONYA MESELESİ
Murat Kurum…
Uğur İbrahim Altay…
Fatih Özgökçen…
Ömer Atiker…
Dördünün de görevleri farklı…
Birisi ülke genelinde şehircilik politikalarının ve büyük yatırımların sorumluluğunu taşıyor….
Birisi ise şehrin belediye hizmetlerini yürütüyor…
Diğeri Konya’nın siyasi teşkilatını yönetiyor…
Allah var, hem de iyi yönetiyor…
Bir diğeri de şehrin namusu, dünyaya açılan penceresi olan Konyaspor’u kurumsal anlamda dört büyüklerle yarıştırıyor…
Tabi ki bu insanların yollarının birleştiği önemli bir nokta var…
Konya…
Bence Cumartesi günkü buluşmanın asıl mesajı da burada gizli…
Ankara’nın gücü, yerel yönetimin tecrübesi, teşkilatın sahadaki emeği aynı hedef etrafında buluştuğunda, ortaya yalnızca kalabalık meydanlar ya da salonlar değil, şehrin geleceğine yönelik güçlü bir çalışma zemini çıkıyor…
Eksikler yok mu?
Vardır elbette…
Her şehirde olduğu gibi Konya’da da çözüm bekleyen meseleler, vatandaşın haklı talepleri ve daha hızlı ilerlemesi gereken çalışmalar bulunuyor…
Bunları konuşmak da gerekiyor…
Ancak eksikleri konuşurken yapılan güzel işleri görmezden gelmek de doğru değildir…
Şehrin güzelleşmesi ve rahat nefes alabilmesi için kazmalar, iş makinaları harıl harıl çalışırken, öküz altından buzağı aramak, hazımsızlıktır…
Cumartesi günü Konya’da güzel bir organizasyon gerçekleştirildi…
Murat Kurum, hem Türkiye’nin afetlerden sonra gösterdiği yeniden inşa iradesini anlattı hem de Konya’nın geleceğine ilişkin önemli hedefler açıkladı…
Fatih Özgökçen, teşkilatını güçlü bir buluşmada bir araya getirdi…
Uğur İbrahim Altay şehrin bugününü ve yarınını ilgilendiren çalışmaların fotoğrafını ortaya koydu…
Ömer Atiker ise Konyaspor’u ve yaptıklarını ve yapacaklarını anlattı…
Bana göre bu birliktelik korunmalı…
Çünkü makamlar gelip geçer…
Siyasi görevler değişir…
Ama bir şehre kazandırılan eserler, kurulan gönül bağları ve geride bırakılan hizmetler kalır…
Konya’nın ihtiyacı da tam olarak budur…
Birlikte çalışan, şehrin meselelerine sahip çıkan ve yapılan işin arkasında duran yöneticiler…
Cumartesi günü bunun güzel bir örneğini gördük…
Başta Murat Kurum, Uğur İbrahim Altay, Fatih Özgökçen ve Ömer Atiker olmak üzere, organizasyonda emeği geçen herkesi kutlamak gerekiyor…
Çünkü günün sonunda kazananın Konya olması, hepimizin ortak temennisidir