Toplum olarak zaman zaman binaların görkemine, caddelerin genişliğine ya da beton yapılara verdiğimiz değerle övünürüz. Oysa bir şehrin gerçek ruhu, kaldırımlarından veya mimarisinden değil; o şehrin en narin, en kırılgan ruhlarına nasıl kucak açtığından anlaşılır. İşte DOSD Meram (Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi), bana bir kez daha gösterdi ki belediyecilik sadece yol ve park yapmaktan ibaret değil; bir çocuğun yüreğine dokunabilmektir.
Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi’nin (DOSD Meram) 3. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında açılışının üzerinden geçen üç yılda katettiği mesafe, DOSD Meram’ın sadece Konya için değil, tüm Türkiye için nasıl çığır açan bir model haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Toplantıda Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ve DOSD Meram Başkanı Mehmet Munlafalıoğlu’nun paylaştığı veriler sıradan istatistikler değildi.
20 çocukla çıkılan bu kutlu yolculukta bugün 200’ün üzerinde özel evladımıza ulaşılmış olması büyük bir başarı. Ancak rakamlardan çok daha kıymetli olan şey, Meram’da uygulanan eğitim modeli. Yerel yönetimin, Milli Eğitim Müdürlüğü, üniversiteler ve sivil toplumla kurduğu o muazzam sacayağı, klasik bir sosyal tesis anlayışını aşmış, küresel standartlarda bir eğitim kurumuna dönüştürmüş.
Çocukları hayata hazırlamak için çıkılan bu yol üç yılda çok engelleri aşmış. Burada esas amacın çocukların ileriki yaşamlarında kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlamak ve onları topluma kazandırmak.
Ülkemizin geneline baktığımızda, ne yazık ki özel gereksinimli bireylerin ve bilhassa Down sendromlu evlatlarımızın nitelikli eğitime erişimi hâlâ büyük bir mücadele konusu. Birçok şehirde aileler, çocuklarını emanet edebilecekleri güvenli bir liman bulmakta zorlanıyor. Sektörün ve imkânların yetersiz kaldığı yerlerde karşımıza çıkan birtakım merkezleri hatırlayın. Gün ışığı almayan, adeta bir hücreyi andıran basık ve dar sınıflar... O basık alanlarda strese giren, potansiyelini sergileyemeyen çocuklar ve çalışma şevki kırılan, tükenmişlik yaşayan öğretmenler... Eğitim hakkı, sadece kâğıt üzerinde var olan ama nitelik olarak adeta bir mağduriyete dönüşen bir süreç haline geliyor.
Peki DOSD Meram’da ne gördük?
İçeriye adımınızı attığınız ilk andan itibaren sizi karşılayan şey tam anlamıyla bir huzur ve hijyen atmosferi. Çocukların rahatça hareket edebildiği son derece ferah, aydınlık ve modern sınıflar... Burası, özel evlatlarımızın hayatı öğrenmelerinde, kendi ayakları üzerinde durabilmelerinde aileden sonraki en güvenli ikinci kapı haline gelmiş. Öğretmenlerin motivasyonunu en üst düzeye çıkaran fiziki koşullar, eğitimin kalitesine de doğrudan yansıyor. Henüz minik yaşlardaki evlatlarımızın o sakin ve neşeli hallerini izlerken, doğru bir ortamın bir insanın gelişiminde nasıl mucizeler yaratabileceğine şahit oluyorsunuz.
Meram Belediye Başkanı Sayın Mustafa Kavuş’u öteden beri tanır, samimiyetini ve gayretini bilirim. Gönlünün güzelliğine, hizmet aşkına her zaman saygı duymuşumdur. Ancak bu ziyaret sırasında, o güzel çocuklarımızdan ve onların samimiyetinden bahsederken yüzünde beliren ifadeyi görmek bambaşkaydı.
O "camdan kalplerin" başkana nasıl yürekten sarıldıklarını, sevgilerini hiçbir karşılık beklemeden nasıl saf bir biçimde akıttıklarını dinlerken Sayın Kavuş’un gözlerindeki o buğu ve tebessüm, onu bir kez daha gönlümüzde baş tacı etmemize vesile oldu. Belli ki bu proje, bir bürokratik ödev ya da rutin bir belediye faaliyeti olarak yapılmamış; tamamen gönülle, adanmışlıkla ve karşılıksız bir sevgiyle inşa edilmiş.
Başkan Mustafa Kavuş ve ekibi, yaklaşık 3 yıldır bu projeye büyük bir özveriyle emek veriyor. Merkezde en ufak bir eksiklik arama ihtiyacı bile duymuyorsunuz; çünkü işin temelinde ihlas ve samimiyet var. Ancak böylesine vizyoner ve Türkiye’ye örnek teşkil eden bir model ortaya konmuşken, hepimize düşen ortak bir sorumluluk var. "Bu güzel yapıyı daha da ileriye nasıl taşırız?"
Şehir olarak ve ülke genelinde bu başarıyı bir üst seviyeye taşımak adına şu adımlar önümüzdeki dönemin yol haritası olabilir:
DOSD Meram modelinin akademik ve istatistiki çıktılarının raporlaştırılması, Türkiye genelindeki diğer belediyelere ilham verecek bir "Sosyal Belediyecilik Rehberi"ne dönüştürülmesi sağlanabilir.
Merkezde yetişen ve belirli bir yaş grubuna gelen gençlerimizin, yerel işletmeler ve kamu kurumları iş birliğiyle yarı zamanlı veya tam zamanlı iş hayatına kazandırılması, bağımsız yaşam becerilerini taçlandıracaktır. Bu durum zaten hayata geçirilmiş.
Çocukların eğitimi kadar, gece gündüz büyük bir yük taşıyan anne ve babaların da rehabilitasyonu, ebeveyn akademileriyle desteklenerek aile yapısı daha da güçlendirilebilir. Konya’daki üniversitelerin özel eğitim ve psikoloji bölümleriyle projeler derinleştirilerek, merkezin uluslararası standartlarda bir araştırma ve uygulama laboratuvarı haline gelmesi sağlanabilir.
Sayın Mustafa Kavuş ve ekibini, Meram’a ve Türkiye’ye kazandırdıkları bu insanlık eseri için yürekten tebrik ediyorum. Sevgiyi, merhameti ve nitelikli eğitimi aynı çatı altında buluşturan DOSD Meram, sadece Meram’ın değil, tüm ülkenin gurur duyacağı bir vicdan abidesidir.