Son zamanlarda başımızı sokacak güvenli bir çatı bulmak, bir barınma ihtiyacı olmaktan çıkıp tam anlamıyla adeta bir psikolojik ve finansal harbe dönüştü. Bugün kiralık konut piyasasında yaşananlar artık fahiş fiyat terimini bile geride bıraktı; kontrolsüz bir spekülasyon ve vicdan tutulmasıyla karşı karşıyayız.
Ev arayan bir vatandaşın hikayesi ilan sitelerinde başlıyor ama ne yazık ki çoğu zaman hüsranla bitiyor. Bir tarafta reel piyasadan tamamen kopmuş fahiş kira talepleri, diğer tarafta ise bu belirsizlik ortamını fırsat bilen ilan çeteleri… Fotoğrafını internete koydukları şık ve uygun fiyatlı konutlarla "Acil kiralık, ilk gelen kapar, hemen kaporayı yatırın" diyerek binlerce insanın birikimini çarpan kapora dolandırıcıları, dijital dünyanın en büyük tuzaklarından biri haline geldi. "Sahte ilan, gerçek mağduriyet" parolarıyla işletilen bu çark yüzünden vatandaş sadece parasını değil, adalet ve emniyet hissini de kaybediyor.
Peki, diyelim ki binbir güçlükle, bütçenizi katbekat aşan o evi buldunuz ve imzaladınız... Çile bitti mi? Hayır, asıl ikinci perde şimdi başlıyor: Nakliye krizi.
Bugün bir evden diğerine taşınmanın maliyeti, neredeyse bir senelik birikime ya da birkaç aylık asgari ücrete denk geliyor. Şehir içi taşımada bile talep edilen astronomik rakamlar, "Ev değiştirmek mi, yerinde saymak mı?" dilemmasını doğuruyor. Mazot fiyatları ve işçilik giderleri gerekçe gösterilse de nakliye piyasasındaki denetimsizlik ve taban/tavan fiyat uygulamasının olmaması, fırsatçılara gün doğuruyor. Kendi eşyasını taşımak, adeta ikinci bir ev satın almak kadar ağır bir yüke dönüştü.
Sorunlar ortada ancak bu gidişat kader değil. Barınma ve taşınma hakkını korumak için köklü ve cesur adımların atılması şart.
İlan platformlarında sahte ilan ve kapora dolandırıcılığını bitirmenin tek yolu, emlak ilanlarının E-Devlet üzerindeki tapu kayıtlarıyla eşleşmesidir. Ev sahibi veya yetkili emlakçı doğrulanmadan hiçbir ilan yayına alınmamalıdır.
Fahiş fiyat artışlarına sebep olan, piyasayı manipüle eden emlakçı ve mülk sahiplerine ağır idari yaptırımlar uygulanmalı; usulsüzlük yapan işletmelerin lisansları iptal edilmelidir.
Nakliye ve evden eve taşımacılık sektörü acilen kayıt altına alınmalı, kilometre ve oda sayısına göre taban/tavan fiyat tarifesi belirlenmelidir. Yetki belgesi olmayan korsan nakliyecilerin spekülatif fiyat belirlemesinin önüne geçilmelidir.
İlanlar üzerinden verilecek kaporalar veya peşinatlar için resmi güvenceli "blokeli havuz hesap" uygulaması getirilmelidir. Sözleşme imzalanıp anahtar teslim alınmadan para satıcıya/emlakçıya aktarılmamalıdır.
Barınmak temel bir insani haktır; bir rant ya da dolandırıcılık alanı olamaz. Devletin denetim mekanizmalarını dijitalleşen suçlara ve fırsatçılığa karşı hızla güncellemesi, vatandaşın omuzundaki bu ağır yükü hafifletecek tek çaredir.