Türkiye'de sivil toplum ve kültür organizasyonlarının büyük çoğunluğu dönemsel krizler, iklim koşulları veya salon yetersizlikleri nedeniyle faaliyetlerine ara verirken, Konya'da sessiz sedasız devasa bir kültür gelenek yaşatılıyor. Şehir kamuoyunda daha çok Salı Sohbetleri başlığıyla bilinen ve otuz yılı aşan geçmişiyle kent hafızasına damga vuran Aydınlar Ocağı Konya Şubesi, sanılanın aksine sadece kapalı salon konferanslarından ve sohbet programlarından ibaret bir çalışma yürütmüyor. Yönetim Kurulu Üyesi Tayyar Yıldırım, derneğin haftalık salon buluşmalarının ötesine geçen, sahadaki tarihi keşif gezilerinden kent hafızasına yön veren duayen isimlere yapılan vefa ziyaretlerine kadar pek çok farklı alandaki kültürel faaliyetlerini detaylarıyla anlattı.

KONYA’DA HERKES ONLARI SADECE SOHBETLE TANIYORDU AMA…

Şehir kamuoyunda 30 yılı aşkın süredir devam eden Salı Sohbetleri ile geniş bir tanınırlığa sahip olan Aydınlar Ocağı Konya Şubesi’nin, sanılanın aksine sadece kapalı salon konferanslarıyla sınırlı kalmadığı ortaya çıktı. Derneğin haftalık salon buluşmalarının ötesine geçen kapsamlı saha çalışmalarını, tarihi keşif turlarını ve vefa ziyaretlerini Yönetim Kurulu Üyesi Tayyar Yıldırım anlattı. Faaliyetlerinin durmaksızın sürdüğünü belirten Yıldırım, derneğin kent hafızasını diri tutan ve sahada bizzat yürütülen görünmeyen yüzüne dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

"BİZ SADECE SALI GÜNLERİ YOKUZ, NORMALDE SAHALARDAYIZ"

Kamuoyunun derneği ağırlıklı olarak haftalık bilgilendirme toplantılarıyla bildiğini ifade eden Yönetim Kurulu Üyesi Tayyar Yıldırım, çalışmalarının salon duvarları arasına sıkışıp kalmadığını burguladı. Faaliyetlerin saha boyutuna dikkat çeken Yıldırım, 1996 yılından bu yana hiç aksamadan yürütülen geleneğin arkasında devasa bir saha ve kültür emeği olduğunu dile getirdi. Türkiye genelinde örgütlü bir yapı olmalarına rağmen Konya şubesinin kendine has bağımsız bir irade ortaya koyduğunu belirten Yıldırım, 30 yılı aşan bu kesintisiz hareketin salon sohbetlerinin çok daha ötesine geçen bir eylemliliğe sahip olduğunu kaydetti.

"HİÇBİR ŞART BU PROGRAMLARI AKSATMADI, PANDEMİDE BİLE DURMADIK"

Dernek bünyesinde yürütülen geleneksel buluşmaların Türkiye'de bir benzerinin bulunmadığına dikkat çeken Tayyar Yıldırım, iklim şartlarından küresel krizlere kadar hiçbir olumsuzluğun kendilerini durduramadığını belirtti. Programların çıkış noktasına ve tarihsel sürecine değinen Yıldırım, Dr. Mustafa Güçlü önderliğinde başlayan bu yolculuğun fırtınalara rağmen kesintisiz sürdüğünü ifade etti. Pandemi döneminde bile çekimler yaparak insanlık tarihini baştan sona dijital arşiv haline getirdiklerini aktaran Yıldırım, Sille Konağı’nda başlayan ve İl Halk Kütüphanesi’nin ardından Konevi Derneği salonuna taşınan sürecin aksamadan devam ettiğini söyledi.

"AHŞAP CAMİLERİMİZİ GEZİYOR, UNUTULMAYA YÜZ TUTAN TARİHİ MİRASI SAHADA İNCELİYORUZ"

Sadece teorik konuşmalar yapmadıklarını, kültürel mirası yerinde incelemek üzere düzenli geziler organize ettiklerini dile getiren Yıldırım, son dönemde gerçekleştirdikleri saha turlarından örnekler verdi. Geçtiğimiz haftalarda Doğanhisar, Hüyük, Deşleşik ve Köşk kasabası hattında özel bir inceleme gezisi yaptıklarını belirten Yıldırım, Eşrefoğlu Camii ve Bayındır Köyü kapsayan rotada 700 ila 800 yıllık tarihi ahşap camileri yerinde incelediklerini ifade etti. Tokat’tan Anadolu’nun farklı noktalarına kadar uzanan bu rotalarla, mimari ve tarihi değerleri sahaya inerek bizzat yerinde gördüklerini aktardı.

"KENTİN HAFIZASI DOKSAN YAŞINDAKİ DUAYEN İSİMLERİ EVLERİNDE ZİYARET EDİYORUZ"

Konya’nın hafızasındaki vali konuşuldu
Konya’nın hafızasındaki vali konuşuldu
İçeriği Görüntüle

Saha çalışmalarının en anlamlı kısımlarından birinin vefa ziyaretleri olduğunu belirten Yıldırım, Konya’ya büyük hizmetler sunmuş duayen isimleri yalnız bırakmadıklarını vurguladı. Avukat Mehmet Ali Uz gibi 90 yaşını aşmış ve evden çıkmakta zorlanan kentin simge isimlerini haftada birkaç gün ziyaret ettiklerini söyleyen Yıldırım, bu buluşmalarda yapılan sohbetleri tek tek not edip kayıt altına aldıklarını ifade etti. Bu sayede hem duayen isimlerin yalnızlık hissini ortadan kaldırdıklarını hem de kentin sivil tarihini kayıt altına alarak geleceğe aktardıklarını sözlerine ekledi.

"ÇE GUEVARA DA ANLATILIYOR, KUR'AN ARKEOLOJİSİ VE TEKNOLOJİ DE KONUŞULUYOR"

Sohbet başlığı nedeniyle etkinliklerin sadece dini içerikli sanıldığına dair yaygın bir yanlış algı bulunduğunu ifade eden Yıldırım, işlenen konuların yelpazesinin son derece geniş olduğunu belirtti. Bir hafta Çe Guevara’nın hayatı ve Küba tarihi konuşulurken ertesi hafta Ladikli Ahmet Efendi’nin anılabildiğini aktaran Yıldırım; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi gibi farklı kurumlardan uzman akademisyenleri ağırladıklarını vurguladı. Divan edebiyatından cep telefonu teknolojisine, Kur'an arkeolojisinden güncel toplumsal gelişmelere kadar her alanı kapsayan bir program takvimi hazırladıklarını ve bu birikimi medya vasıtasıyla halka ulaştırdıklarını kaydetti.

Muhabir: Tülin Şeker