Prof. Dr. Mevlüt MÜLAYİM
Su bütün canlı ve cansızlar için gereklidir. Canlıların bulunduğu yer iklimi, çeşidi ve büyüklüğü gibi birçok faktör su tüketimlerini etkilemektedir. Taş cansızdır, taş bile parçalanarak toprak olması için suya ihtiyaç duyar.
Bitki ve hayvanlar farklı oranlarda bulundukları ortama, gelişme dönemleri, verimlilik ve kullanım özellikleri gibi sayılacak birçok faktöre göre suya ihtiyaç duyarlar. Susuz hayat olmaz, su hayattır. O nedenle toplumlar tarihte hep su olan yaşanılabilir ortamlara göç etmişlerdir.
Suya az ihtiyaç duyan bitkiler ekelim, bölgede hayvancılığı teşvik etmeyelim, pancar ve mısırı ektirmeyelim gibi tezler tamamen doğru söylemler değildir. Bir gerçek payı olmasına rağmen yetiştirmede veya ürününde birinciyiz, ikinciyiz, Türkiye’nin şekerinin %30’una yakının biz üretiyoruz, buğday, arpa gibi çok sayıda ürünü en çok üreten il Konya’dır gibi gerçeklerle övünüyorsak bu birinciliklerimizi kaptırmamak için ekmemeyi veya ektirmemeyi değil ekmeyi sürdürmek için ne gerekiyorsa o yapılmalıdır.
Türkiye su zengini bir ülke değildir. "Su kıtlığı demek, suyun kalitesinin düşüklüğü veya suyun miktar olarak azlığı anlamındadır. Bu ifade hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ulusları birçok ülkeyi tehdit eden bir durumdur. Su doğru yönetilmeli ve israf edilmemelidir.
Bazı su tüketimlerini aşağıda vereceğim, yorumları sizlere bırakıyorum.
Türkiye’de yıllık ortalama yağış yaklaşık 574 mm olup, bu rakamda yılda ortalama 450 milyar metreküp suya tekabül etmektedir.
Ülkemizde su en çok tarımda kullanılmaktadır. Ülkemizin tüketilebilir yerüstü ve yeraltı su potansiyeli toplamı yıllık 112 milyar m3 ’tür. Bu suyun yaklaşık 54 milyar m3’ü kullanılmakta olup, bunun da yüzde 74'ü tarımsal sulamada tüketilmektedir. Ülkemizde ekonomik olarak sulanabilecek 8,5 milyon hektar (tarım alanının yaklaşık yüzde 74’ü) sulanabileceği birçok kaynakta belirtilmesine rağmen sulama sistemlerindeki teknolojik gelişmeler nedeniyle günümüzde daha fazla alanın sulanmasını mümkün hale gelmiştir. Bu husus da göz ardı edilmemelidir.
2020 yılı verilerine göre ülkemizin toplam su potansiyeli olan 57 milyar m³’ün 44 milyar m³’ünün (%77) çeşitli maksatlara yönelik sulama suyu olarak kullanıldığı ve geriye kalan 13 milyar m³’ünün (%23) ise içme-kullanma ve sanayi amaçlı olarak kullanıldığı belirtilmektedir (Tema).
Dünyada ortalama su tüketiminin günde kişi başı 80 litredir. Türkiye'de ise kişi başı 190 litre su tüketilmektedir. 2020 yılı TUİK verilerine göre kişi başı su tüketimi 228 litredir.
TUİK verilerine göre; “Belediye ve köylerde içme/kullanma suyu şebekesi ile dağıtılmak; imalat sanayi işyerleri, termik santraller, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve maden işletmeleri tarafından ise kullanılmak amacıyla 2018 yılında su kaynaklarından 9,5 milyar m3'ü soğutma amaçlı olmak üzere toplam 17,5 milyar m3 su çekildi. 2020 yılında ise su kaynaklarından 9,8 milyar m3'ü soğutma amaçlı olmak üzere toplam 18,2 milyar m3 su çekildi.
Çekilen suyun 2018 yılında %56,2'si denizden; %22,9'u yeraltı ve %20,9'u yüzey suları olmak üzere toplam %43,8'i tatlı su kaynaklarından temin edildi. 2020 yılında ise %56'sı denizden; %22,5'i yeraltı ve %21,5'i yüzey suları olmak üzere toplam %44'ü tatlı su kaynaklarından temin edildi. 2020 yılında denizden çekilen suyun yüzde %93,9'u soğutma amaçlı temin edildi.
2020 yılında ise çekilen toplam suyun %45,4'ü termik santraller, %35,6'sı belediyeler, %14,2'si imalat sanayi iş yerleri, %2,3'ü köyler, %1,5'i maden işletmeleri ve %1'i OSB'ler tarafından temin edildi”.
Görüldüğü gibi sanayi kuruluşları farklı kaynaklardan temin edilen önemli miktarda su tüketmektedirler.
TUİK verilerine göre “Tatlı su kaynaklarından çekilen suyun 2020 yılında %80,9'u belediyeler, %7,8'i imalat sanayi işyerleri, %5,2'si köyler, %4,7'si maden işletmeleri ile OSB'ler ve %1.4'ü termik santraller tarafından temin edildi.
2020 yılı Belediye Su İstatistikleri Anketi sonuçlarına göre 1 389 belediyenin 1 387'sinde içme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verildi. Belediyeler tarafından su kaynaklarından içme ve kullanma suyu şebekelerine 6,5 milyar m3 su çekildi. Çekilen suyun %40,9'u barajlardan, %29,3'ü kuyulardan, %15,6'sı kaynaklardan, %10,1'i akarsulardan ve %4'ü göl, gölet veya denizlerden sağlandı”.
Tatlı suyun daha çok içme ve kullanma suyu olarak kullanıldığı ve barajlardan temin edildiğini bu rakamlarda belirtmektedir.
Bitki su ihtiyacı bitki tipine göre değişmektedir. Örneğin mm olarak Pirinç (900-2500), Muz ( 1200- 2200), Şeker Kamışı (1500- 2500 ) gibi ürünler 2000 mm kadar suya ihtiyaç duyan ve çok su tüketen bitkilerdir. Buğday (450- 650), mısır(500- 800 ), fasulye (300-500) ve ayçiçeği (350- 500) gibi bitkiler 700 mm veya daha az miktarda su tüketirler.
İklim şartlarına bağlı olarak şeker pancarının su ihtiyacı yaklaşık olarak 400-600 mm aralığındadır. Yıllık yağış miktarının 600-700 mm olduğu ve yetişme dönemi içerisinde yağışın düzgün dağıldığı bölgelerde sulanmadan yetiştirilebilir.
Bölgemizde yetiştirilen bitkilerin su tüketimleri toplamda çok büyük farklılık olmamakla beraber yetiştikleri dönemlerde düşen yağış miktarı ve iklim şartları nedeniyle su ihtiyaçları veya verilecek su miktarında değişiklikler görülmektedir.
Hayvancılıkta su daha çok gereklidir. Sulama, yem ihtiyacı için yem bitkisi yetiştirme, temizlik ve hayvansal ürüne dönüştürmede kullanılan su miktarı az görülmemelidir. Bir büyükbaş hayvan ortama göre yaklaşık olarak 1 yaşına kadar ağırlığının %10’u kadar, bir yaşından sonra da ağırlığının %6-8 oranında su tüketmektedir. Bir süt ineği verim durumuna göre 1 kg süt için 3-4 litre fazladan su tüketmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle hayvancılık işletmeleri su temini mümkün olan yerlerde kurulmalıdır.
Yapılan hesaplamalara göre kışladaki bir asker için günde 50-150 litre, hastanede yatan bir hasta için 250- 600 litre ve 1 metreküp beton hazırlamak için 120-150 litre suya ihtiyaç vardır. İhtiyaç olan suyun bir de ayak izi dikkate alındığında su tüketimleri daha da artmaktadır.
Giderek azalan su kaynaklarının her sektörde tasarruflu kullanılması ve geri dönüşüm projelerinin uygulanması gerekmektedir.
Tarımda kullanılan su çok kişi tarafından eleştirilmektedir. Ancak tarım ürünlerinin temel ihtiyaç maddesi olduğu dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Örneğin 2050 yılı için su kullanımı açısından günümüzdekinin iki katını kullanacağı ve bu nedenle de Dünya su varlıkları üzerinde ciddi bir baskı yaratacağı tahmin edilmektedir. Bu sektörlerin başında da turizmdir. Turizmde en fazla su tüketiminin yapıldığı faaliyetleri ise golf (sulama) ve kayaktır (yapay kar üretimi). Örneğin, 100 hektarlık düzenli bir golf sahasının tükettiği su miktarı yılda yaklaşık 1 milyon m³/yıl olabilmektedir. Ülkemizde iç ve dış turizm sektörünün, sahip olduğumuz su varlıklarının %3,97’sini kullandığı hesaplanmıştır. Bu oranla ülkemiz dünyada 7. sırada yer almaktadır.
Tarımda kullanılan su miktarı fazla ancak beslenmenin temel ihtiyacı olan tarımdan vazgeçilemeyeceğine göre su temini yapılmalı ve su kaynakları iyi yönetilmelidir.
Su konusunda ürün yasaklama yerine suyu taşıma öncelikli hedef olmalıdır.