Tarım sektörü, insanlığın en temel ihtiyaçlarından önemli biri olan gıda üretimini sağlayan stratejik bir sektördür. Tarım, gıda üretimi yanında birçok sektöre de önemli girdi üreten bir faaliyet alanıdır. Dünya nüfusunun hızla artması, iklim değişikliği, doğal kaynakların azalması, tarım alanlarının daralması, üreticilerin yaşlanması ve küresel ekonomik dalgalanmalar gibi nedenlerden dolayı tarım sektörü her geçen gün daha karmaşık sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sorunların halli ve sürdürülebilir tarımsal üretimin sağlanabilmesi için en önemli araçlardan biri AR-GE faaliyetleridir. Günümüzde birim alandan daha kaliteli ve daha fazla verim alma isteği AR-GE çalışmalarının yapılmasını gerektirmektedir. Gelişmiş ülkelerin tarımda elde ettikleri yüksek verimlilik ve rekabet gücünün temelinde güçlü bir tarımsal AR-GE altyapısının olması ve sürekli Ar-Ge çalışma yapmalarına bağlıdır. Uzun yıllardır bu konularda çalışmalar yapan kuruluşlar yurt dışında var iken ülkemizde uzun yıllardır araştırma yapan kuruluş sayısı maalesef yok denilecek kadar azdır.

AR-GE; bilgi üretme, ıslah çalışmaları yanında yeni teknolojiler geliştirme, yetiştirme sürecinde mevcut üretim ve uygun bakım yöntemlerini iyileştirme ve bunları uygulamaya aktarma sürecidir. Tarım sektöründe AR-GE faaliyetleri; bitki ıslahı, hayvan yetiştiriciliği, biyoteknoloji, dijital tarım uygulamaları, tohumculuk, tarımsal mekanizasyon, sulama teknolojileri, bitki koruma (yabancı ot, hastalık ve zararlılarla mücadele), gübreleme ve hasat sonrası teknolojiler gibi çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu çalışmalar yalnızca üretimde kalite ve verimi artırmayı değil, aynı zamanda maliyetleri azaltmayı, tarımda ve çevrede sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlamaktadır.

Tarımsal üretimde verim artışının en önemli kaynaklarından biri mevcut çeşitlerden daha kaliteli ve daha fazla verimli yeni çeşitlerin geliştirilmesidir. Islah çalışmaları ile hastalıklara ve zararlılara dayanıklılık, kuraklık ve tuzluluk gibi çevresel stres koşullarına toleranslı, daha az su tüketen, kaliteli ve yüksek verimli bitki çeşitleri geliştirilmektedir. Yeni çeşitlerin ve sertifikalı tohumluk kullanımının yaygınlaşması birim alandan daha kaliteli ve yüksek verim elde edilmesini sağlamaktadır. Birim alandan alınan yüksek verim ve kaliteli ürün üreticinin gelirini artırırken bölge ve ülke ekonomisine de önemli katkı sunmaktadır.

Günümüzde ülkeler arası savaşlar, iklim değişikliği ve buna bağlı olarak gelişmekte olan doğal afetler ve tarımının karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biridir. Yağış rejimindeki düzensizlik ve yetersizlikler, sıcaklık artışları, kuraklık ve aşırı hava olayları tarımsal üretimi doğrudan etkilemektedir. İklim değişikliğine uyum sağlayabilecek yeni bitki çeşitlerinin ıslahı ve üretim tekniklerinin geliştirilmesi önemlidir. AR-GE çalışmaları sayesinde daha az su tüketen bitki çeşitleri geliştirilmekte, suyun bitkiye verilmesinde hassas sulama sistemleri yaygınlaştırılmakta ve suyun daha verimli kullanılmasına yönelik teknolojiler geliştirilmektedir. Böylece hem doğal kaynaklar korunmakta hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği güvence altına alınmaktadır.

Tarımda dijitalleşme, Tarım 4.0 ve akıllı tarım uygulamaları da AR-GE'nin önemli çalışma alanlarından biridir. Günümüzde insansız hava araçları (drone), insansı traktörler ve ekipmanları, sensör teknolojileri, yapay zekâ, uydu görüntüleri, coğrafi bilgi sistemleri ve bunlara dayalı veri analizleri ile üretim süreçleri daha etkin şekilde yönetilebilmektedir. Dijital teknolojilerin kullanımı, tarım işletmelerinin rekabet gücünü artırırken insan iş gücünü de azaltmakta, üretim planlamasının daha sağlıklı yapılmasına da imkân vermektedir.

Hayvancılık sektöründe de bitkisel üretimde olduğu gibi AR-GE'nin katkıları oldukça büyüktür. Genetik ıslah çalışmaları sayesinde daha yüksek et, süt ve diğer hayvansal ürünlerde yüksek verime sahip hayvanlar yetiştirilmektedir. Yem bitkilerinin geliştirilmesiyle hayvan beslemede önemli girdi olan yemleme maliyetleri düşürülmekte ve doğru beslemeyle hayvan sağlığını korumaya yönelik yeni yöntemler geliştirilmektedir.

Gıda güvenliği açısından da AR-GE vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Tarımsal üretimde pestisit kalıntılarının azaltılması, biyolojik mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi, güvenilir gıda üretimi ve izlenebilirlik sistemlerinin kurulması, tüketicilerin sağlıklı gıdaya erişimini kolaylaştırmaktadır. İnsan sağlığı açısından sağlıklı beslenme ve sağlıklı ürüne ulaşım önemlidir. Tarladan sofraya kadar geçen süreçte hasat ve sonrası kayıpların azaltılmasına yönelik depolama, paketleme ve soğuk zincir teknolojileri de AR-GE faaliyetlerinin önemli konuları arasında yer almaktadır.

Türkiye, sahip olduğu coğrafyada ki iklim ve ürün çeşitliliği ve güçlü tarımsal potansiyeliyle dünyanın önemli tarım ülkelerinden biridir. Bu önemli avantajını ve üretim potansiyelini iyi değerlendirilebilmesi için AR-GE yatırımlarının ve AR-GE kuruluşlarının daha da artırılması gerekmektedir. Ülkemizde tarımsal AR-GE faaliyetlerini kamu araştırma enstitüleri, üniversiteler, özel sektör tarımsal araştırıcı kuruluşlar yürütmektedir.

Ülke genelinde faaliyet gösteren 50'den fazla araştırma enstitüsü Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) çatısı altında toplanmıştır. Bunlar arasında tarla ve bahçe bitkileri, hayvancılık, gübre, su, su ürünleri, gıda ve zirai mücadele araştırma enstitüsü gibi merkezler yer almaktadır. Türkiye'deki özel sektör tarımsal araştırma kuruluş sayısı dönemsel olarak güncellenmekle birlikte 304 adet sebze, tarla bitkileri, meyve/asma ve süs bitkileriyle Ar-ge çalışmaları yapan firma bulunmaktadır. Konya il sınırları içerisinde 35 adet araştırıcı kuruluş belgesine sahip özel sektör firması, üniversiteler ve kamuya ait önemli araştırma enstitüleri vardır. AR-GE yetki belgesine sahip olan kamu ve özel kuruluşlar tarımsal araştırmalar, bitki ıslahı ve çeşit geliştirme faaliyetlerini sürdürerek bölge ve ülke tarımına önemli katkı sağlamaktadırlar.

Özel sektörün AR-GE yatırımları da tarım sektörünün gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Özellikle sulama sistemleri ve tarımsal yazılım, tohumculuk, biyoteknoloji, tarım makineleri alanlarında faaliyet gösteren firmaların yaptığı yatırımlar yeni çeşitlerin ve teknolojik ürünlerin daha hızlı yayılmasını sağlamaktadır. AR-GE faaliyetleri tarımsal üretimin artırılması yanında çevrenin korunmasına, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ve kırsal kalkınmaya da önemli katkılar yapmaktadır.

Bölgemizde bulunan tarımda AR-GE faaliyetlerini yapmakta olan kamu ve özel sektör kuruluşları verimliliğin artırılması, kaliteli üretimin sağlanması, iklim değişikliğine uyum, doğal kaynakların korunması, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından vazgeçilmez kuruluşlardır. Tarım dün ve günümüzde önemli olduğu gibi gelecekte daha önemli olacaktır. Bu nedenle araştırıcı kuruluşlar desteklenmeli, tarımsal AR-GE yatırımları artırılmalıdır. Güçlü bir AR-GE altyapısına sahip olan ülkeler gibi ülkemizde de tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, ihtiyaç duyulan gıdanın üretimi ve küresel tarım sektöründe söz sahibi olmanın yolu daha güçlü AR-GE kuruluşlarına sahip olmaktan geçmekte olduğu unutulmamalıdır.