Ülkemizde çok sıcak günlerin ve bölgemizde hasat mevsiminin yaşandığı bu günlerde enerjinin değerini bilmek ve vurgulamak gerekir. Coğrafi konumu nedeniyle yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip olması bakımından ülkemiz ve özellikle bölgemiz çok şanslıdır. Bu şansını iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Bölgemizde Güneş Enerji Santralı (GES) yatırımları her geçen gün artması sevindirici olmakla birlikte güneş enerjisi yatırımlarının daha hızlı artırılması için mevzuat kolaylaştırılmalı ve isteyen çok kişi GES ile enerji üretimimize katkı sağlamalıdır. Çağımızda birçok konuda bilinenlerin dışına çıkmamız gerektiğinden taklitleri değil buluşları konuşmalıyız. Bilinenlerin dışına çıkmak ise araştırma sonucu bulunan tasarım, düşünce ve yeniliklere dayandırılmalıdır. Bu hususta proje hazırlayanlar ve uygulayıcılar yenilikleri takip ederek mevzuatları ülke gerçeklerine göre gözden geçirmelidirler.
Güneş Enerji Santralı yatırımları GES adıyla veya farklı isimlerle de bilinmektedir. Güneş enerjisi sistemlerinden elde edilen elektrik çok yerde kullanılmakta ve giderek artan tüketim enerji üretimlerinin artırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu zorunluluk elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak için yeterli üretim yapılmasını gerektirmektedir. Güneşlenmenin yeterli olduğu her yerde bu sistemlerin kurulması ve her geçen gün daha da yaygınlaşması beklenilmektedir.
Güneş enerjisi herkes için stratejik ve çevre dostu bir kaynaktır. Bu kaynak için Konya güneşlenme süresi bakımından en fazla güneş alan illerden olması nedeniyle bölgede yatırımlar yapılmalı ve yatırımlar iyi değerlendirilerek ülkemizin ihtiyaç duyduğu elektrik üretilmelidir. GES yaygınlaştırılarak enerjide dışa bağımlılığımız azaltılmalıdır. Her üretimde bir kaynak kullanılırken başka değerlendirmeye tabi olan kaynaklar da heba edilmemelidir.
Günümüzde güneş enerjisi üretme tesisler marjinal tarla arazilerinde veya meralarda kurulmaktadır. Bu tesislerin kurulduğu arazilere güneş tarlaları, meralarda kurulu yerlere de güneş meraları denilmektedir. Tarla ve mera, bu iki ayrı alan güneş enerjisi üreten sistemlerin kurulduğu yerlerden olduğundan bu yerlere “Güneş Tarlaları” veya “Güneş Meraları” denilmektedir. Esasında ne tarla ve ne de mera güneş enerjisi üretmemektedir.
Tarla arazilerinde yetiştirilen bitkiler ve meradaki tabii yetişen bitkiler güneş enerjisinden faydalanarak bitkisel besin maddesi üretmektedirler. Bitkilerin besin maddesi oluşumu ve besin döngüsü açısından güneş enerjisi çok önemli olup doğadaki tüm canlılık olayları enerjiyle gerçekleşmektedir. Canlılığın devam ettirebilmesi için canlılar metabolik faaliyetlerini gerçekleştirmeli, yapım- onarım yapmalı, büyüyüp gelişmeli ve neslini devam ettirmelidir. Canlılar bu faaliyetlerini sürdürebilmeleri için ortak ihtiyaç duydukları şey enerjidir ve ışık, sıcaklık vd. faktörler gibi temel enerjinin esas kaynağı ise güneştir. Bitkiler güneş enerjisinden fotosentez yaparak faydalanmaktadırlar. Bitkiler; güneş enerjisinden doğrudan faydalanabilen canlı grubu olması nedeniyle daha da önemli görülmektedirler.
Bitkilerin fotosentez ile besin maddesi üretimleri ve solunum ile besin maddeleri kullanma oranları önemli faktörlerin etkisi altındadır. Mera bitkilerinin yaprak alanı indeksi tarla kültürü içerisinde yetiştirilen birçok bitkiye göre yüksek olması (toprağı daha fazla yaprak yüzeyi ile kaplaması) nedeniyle güneş enerjisinden daha fazla faydalanabilmektedir. Genelde bitkiler güneş enerjisinden en fazla %3 oranında faydalanmakta olup bitki ıslahçıları ıslah çalışmalarında verim ve kalite gibi kullanım özellikleri yanında öncelikle bitkinin güneş enerjisinden daha fazla oranda faydalanabilenleri araştırarak bulmaya çalışmaktadırlar.
GES tesisi kurulma öncesi belirli amaç için kullanılan tarla arazileri ve meralar güneş enerjisi üretimi amacıyla kullanılmalarına müsaade edildiği zaman ilk kullanım amacı tamamen ortadan kalkmaktadır. Güneş enerjisi elde edilen tesislerde ve tesislere ait birçok görselde görüleceği gibi arazi yüzeyi yere yakın mesafede güneş panelleri ile kaplandığından arazinin esas kullanım özelliği ortadan kaldırılmış olmaktadır. Hâlbuki GES tesisi öncesi bu araziler bu güne kadar bir amaç için kullanılmakta olduğu dikkate alınarak yapılan GES den sonrada bu özelliğini kısmen de olsa sürdürebilmelidir. Ekonomik getirisi tartışılabilir ancak iyi düşünülmelidir. Bu alanlarda ki toprak ve üzerindeki bitki örtüsü binlerce yılda oluşmakta olduğundan oluşan bu toprak tabakası ve üzerindeki bitki örtüsü ve verimliliği bir anda kaybedilmemelidir.
GES tesisleri planlama ve yapım aşamasında biraz fazla masraf edilerek toprak seviyesinden biraz yüksekçe yapılmış olsa mevcut kaynaklar da kullanılmaya devam edilmiş olur. Güneş panellerinin altı sera veya başka farklı amaçlar için kullanıma uygun projelendirilerek bu alanlardan daha fazla faydalanılmalıdır. Bu konularda farklı amaçlar için ortaya konulacak yeni tasarımlara ihtiyaç olduğundan proje yapanlara iş düşmektedir. GES tesisleri çok amaçlı kullanılır hale getirilerek yapılan tesislerden hem elektrik enerjisi hem de diğer zirai ürünler yetiştirilerek başka amaçlar için de faydalanılmış olunmalıdır. Türkiye`nin iklim şartları ve güneşlenme süresi güneş enerjisi için çok uygun olduğundan bölgemizde de uygun olan arazilere GES kurulmalı ancak zirai üretim alanlarına kurulmamalıdır.
“Güneş Enerjisi sistemlerinden elde edilen elektrik; işyerleri, evler, yazlıklar, yollar, parklar, deniz, araziler ve taşıtlarda kısacası elektriğe ihtiyaç duyulan her alanda kullanılmaktadır. GES’den elde edilen enerjinin çevre dostu olması nedeniyle giderek bu elektrik enerjisine ihtiyaç ve öncelik artmaktadır. Dünyamızda gün geçtikçe kirlenen çevre, azalan gıda ve enerji kaynakları temel sorunlarından olmaktadır. GES ile elektrik enerjisi elde edildiğinden gelecekte bu tesislere daha çok ihtiyaç olacağından büyük şirketler bu alana yatırım yapmaya yönelmişlerdir. Elektrik enerjisine ihtiyacımız olduğu kadar gıdaya da ihtiyacımızın olduğu da unutulmamalıdır.
Bazı kişilerin GES kurulan alanlarda projelerin araziye zarar vermediklerini belirtmiş olmasına rağmen bu tesislerin kurulduğu arazilerde bitki yetiştirilmesi veya doğal örtüden faydalanılması engellenmektedir. Uygun görülen alanlarda güneş panelleri kurulur iken panellerin ayakları ve güneş sehpası yükseklikleri bitki yetişmesine engel olmayacak aralıkta ve yükseklikte yapılması gerekmektedir. İstenilen yükseklikte ve aralıklarla tesis edilen güneş enerji santrallerinin (güneş panellerinin) meralarda hayvan dolaşabilecek ve bitkilerin güneş enerjisinden kısmen faydalanabilecekleri yükseklikte ve aralıklarla konulması halinde bu alanlar iki amaç için kullanılır hale getirilmiş olacaktır. Böylece panellerin altında gölgede yetişebilen diğer bir ifadeyle daha az güneş enerjisiyle bitki yetişebilecektir. Bu alanlar meralarda otlayan hayvanlar için gölgelik olarak da kullanılmış olacaktır. Ayrıca sera şekline dönüştürülmüş yapılar halinde de paneller yerleştirilerek farklı ürünler yetiştirilerek gıda üretimine katkı sağlanmalıdır.
Güneş enerjisi için özel ihtisas bölgesi ilan edilen arazilerde ve yurt dışı kaynaklı projelerde bu hususlar mutlaka göz önüne alınmalı ve güneş panelleri yüksekte olmalıdır.
Böylece GES kurulan alanlar bir amaç için değil birden fazla amaç için kullanılmış olacaktır. Ayrıca mevcut hayvancılık işletmelerinde, işletmede ki ağılların ve diğer barınakların, yemliklerin ve gölgeliklerin üzerleri güneş panelleri ile kaplanarak elektrik üretilmelidir. Küçükbaş hayvancılığın bitme noktasına geldiği bölgelerimizde belirtilen yapıların yapılması halinde küçükbaş hayvancılığın canlanmasına da sebep olunacaktır.
Büyükbaş hayvancılık yapan işletmelerde ahırların, silaj çukurlarının, yemliklerin, kaba yem depolarının, sulukların, gölgeliklerin ve işletme binalarının ve diğer bütün tesislerden uygun olanlarının üzerlerine güneş panelleri yerleştirilerek elektrik üretilmelidir. Böylece işletme kendi ihtiyacını karşılaması yanında kurulacak tesisin gücüne göre ulusal siteme elektrik katkısı yapmış olacaktır. Ülkenin enerji kaynaklarının verimli kullanılması yanında dışa bağımlılığımızda azalacaktır.
Değerli okuyucularım, yüksek sıcaklığı seyrettiği bu günlerde özellikle orman ve ekili alanlarda hububat ve anız yangına karşı hassasiyetle davranılmalıdır.