Rahmetli Arabacı Murat Uğur Ağabeyin oğlu elektrikçi Ali Uğur ile zaman zaman görüşürüm. Murat Ağabeyin kardeşi rahmetli Arabacı Yusuf ile de hoş sohbet ederdik.
Çumra’da o yıllarda 200’ü aşkın at arabası vardı. Şimdiki Kuşkonmaz Sokak’ta at arabası imalatçısı dükkânlar bulunuyordu. İmalatçı ustalar yaptıkları arabaların boyasını da kendileri yapardı.
Ben araba ustaların yaptıkları arabaların boyalarını yaparlarken seyretmeye doyamazdım.
Aynı sokakta köylüm rahmetli Yastıkçı Feyzi Telli’nin pamuk, yün, çaput atan dükkânı vardı. Bir çeşit hallaçlık yapardı.
Aynı sokakta Oturak İbrahim Harman’ın evini altında saraç vardı. Şimdi boş arsa halindedir. Yere kuza sığmayan Oturak İbrahim Harman rahmetli oldu.
Diğer köşede Rahmetli Demirci Mevlüt Oğuz’un evini altıda oto elektrikçi Mehmet Emin Eser’in dükkânını hatırlıyorum. M. Emin renkli kişilikti. Takım elbisesi tiril tiril olurdu. Genelde kravat da takardı.
Bisiklet tamircisi Sındır Usta, kalaycılar, kaynakçılar, tornacılar ve daha başka dükkanlar vardı. 1980 sonrası sanayi sitesi yapıldıktan sonra geneli sanayiye taşındılar. Hala bu sokakta SAYICILAR değirmeni durmaktadır.
Karşı köşede Elmasunlu Marangoz Ahmet Amcanın ve Sami Güdül Ağabeyin marangoz dükkânları diğer köşede ise düz damlı namı değer Kör Veli Ustanın dükkânını unutmadım.
Rahmetli sarraf Hüseyin Borazan Kör Veli Usta ile ilgili fıkramsı hatıralarını hala canlı canlı anlatırdı.
Ahmet Gündüz başkan ile Kör Velinin oğlu rahmetli Osman Gederet ile gezilerimiz sohbetlerimiz vardı.
Arabacı Murat Ağabeyden anlatırken nerelere geldik. Değil mi?
Murat Ağabeyle çok hatıram var. Çok çalışkan ve aynı zamanda telaşlı bir hırsı vardı. Başka manada ise bütün at arabacıların şıhı konumdaydı. O yıllarda belediyenin kömürünün, pancar Bölgenin gübresinin istasyondan, besicilerin çumpaştan yemlerinin taşınması hep Murat Ağabeyden sorulurdu.
Bütün bunların yanında pazartesi günleri hayvan pazarında bulunan çay ocağını çalıştırırdı. Boş zamanı yoktu.
Şimdi oto elektrikçi oğlu Ali Uğur Usta ile Murat ağabeyi yad eder. Rahmetle anar Fatihalar yollarız.
Ben Çumra’da doğdum Çumra’da büyüdüm ve şimdi Çumra’da doyuyorum.
Ha bu arada belli zaman diliminde de bizler Çumra’ya hizmet ettik hizmet ürettik. Dün bizim projelerimize poposuyla gülüp alay edenler bugün eserlerimizin üzerinde popolarını kaldırmadan küllük müftülüğü yapmaları enteresan değil mi?
Hani Şeker Fabrikası hayaldi, hani organize hayaldi, hani Çumra-Kaşınhanı- Konya Yolu hayaldi, hani 100 bin nüfuslu Çumra hayaldi, hani Çumra Türkiye’nin tarıma ve tarıma dayalı sanayi başkenti olmazdı?
Bu iş samimiyet yani iyi niyet uzak görüşlülük ve Allah rızasına nail olma adına çalışma ile oldu. Sadakayı Cariye hükmünde eser bırakanlara selam olsun!
Evet, insan yaşadığı yere benzer. Derler..
*
İnsan yaşadığı yere benzermiş.
Öyle demişler haklılar da.
O coğrafyayı yüreğine bezermiş.
Onun içindir ki,
Çumralılar Çarşamba Çayı ile bütünleşir.
Her fırsatta Çarşamba Çayında yüzer.
Tren yolu boyunda kordon boyunda gibi gezer,
Abaz Dağının kararmasından yağmuru sezer,
Çumra’yı her şeyi ile yüreğine bezer,
Bu duyarlılıkla Çumralı Çumra’ya benzer.
Doğru insan yaşadığı yere benzer!
*
Diyerek. Yazımı bitiriyorum.
Çumra’ya her şartta hizmet edenleri selamlıyorum.