Ağustos ayı Türk Milleti için Zafer Ayı olarak bilinir. Ki, öyledir de Türk Tarihinde birçok zaferler Ağustos ayı içerisinde olmuştur.
Türk milletine Anadolu’nun kapıları 1071 yılında açıldı ifadesi ile yıllarca kulaklarımızı doldurdular değil mi?.
Bunun yanında “Malazgirt Zaferimize sadece Türklerle değil de Arapları, Kürtleri ortak etme için çabalayanların Türk Tarihini bilmediklerini görüyoruz.
Anadolu binlerce yıldır Türk yurdudur. Başka deyişle 1071’den önce de Anadolu Türk Milletinin öz yurdudur.
Hakkâri’de 4500 yıl öncesinden Türk Yazıtlarının çıkması Anadolu Türk Yurdu olduğunun işaretidir.
Göbekli tepedeki bulgularda aynı işaretlere rastlanmasıyla Anadolu’da Türklerin binlerce yıl öncesinde varlığı batılıların yalanlarını ortaya çıkarmıştır.
İstanbul Beşiktaş’taki metro kazılarında Türk ve Altay kültürüne ait 3500 yıllık kurgan tipi 35 mezar bulunuyor.
Ankara Elmadağ’da da kaya resimlerinde Türklerin binlerce yıldır Anadolu’da olduğunu işaret ediyor.
Böylesi yapı ve tezlerle nereye geleceğiz?
Azerbaycan’ının dünyaca ünlü şairi rahmetli Bahtiyar Vahapzade’nin ifadesi aklıma geldi; “Geçmişe taş atan geleceğe gülle atar.”
Bu özlü sözü, tarih bilinci ve geleceği inşa etmek üzerine kurulmuş çok güçlü felsefeyi ifade eder.
Daha derin anlamını açacak olursak; Geçmişe taş atarak kendi köklerini, tarihini ve kültürü inkar eden veya küçümseyen insanlar, gelecekte çok daha büyük ve yıkıcı sorunlarla karşılaşırlar.
Gülle etkisi ise geçmişine zarar veren veya değer vermeyen topluluklar ya da bireyler, ilerde hayatlarında silinmesi zor, çok ağır darbeler yani “Gülle” yerler.
Tarih unutulmaz; geçmişten ders almak veya ona sahip çıkmak, güvenli gelecek kurmak için olmazsa olmaz şarttır.