Futbolda bazen bir kırmızı kart yalnızca bir oyuncuyu saha dışına atmaz, oyunun bütün senaryosunu değiştirir…
Nitekim Kocaelispor’la oynanan maçta öyle oldu…
Enis Bardhi’nin kırmızısını böyle değerlendiriyorum…
Dünkü, “Konyaspor’u Enis Bardhi yaktı” başlıklı yazımda, “bu oyuncunun ikinci 45’in hemen başında kırmızı kart görmesiyle birlikte hem oyun üstünlüğü hem de psikolojik üstünlük Kocaelispor’a geçti ve kader de ağlarını bu dakikadan sonra örmeye başladı” minvalinde yorumladım…
Bazıları, daha doğrusu benim gibi düşünenler, yenilginin tek sebebinin Bardhi’nin takımı eksik bırakmasına bağlarken, bazıları ise yenilginin tek sebebinin Makedon oyuncunun atılmasının olmadığının altını çizdiler…
Eyvallah…
Her görüşe saygı duyarım…
Ama ben hala Enis Bardhi’nin atılmasının 2-1’lik yenilgide önemli bir rol oynadığını iddia edenlerdenim!
Bardhi’nin kırmızı kart görmesi, bana göre maçın en önemli kırılma noktalarından birisidir…
Tabi ki, başka etkenler de var…
Sadece sahada değil, arka planda da bazı sıkıntılar olabileceğini, bunun da hem oyuna hem de oyunculara yansıdığına inanıyorum!
Nedenlerini bilmemekle beraber, sezgilerim ve futbol aklım bana bu anlamda bazı fikirler verebiliyor!
xxx
Kocaelispor maçında Bardhi’nin atılması ile değişti hikaye…
Futbol bazen 90 dakika değil, birkaç dakikadır…
Anlıktır…
Bazen bütün maç boyunca yaptıklarınızın karşılığını bir anda alırsınız, bazen de elinizde tuttuğunuz üç puanı birkaç dakika içinde rakibinize teslim edersiniz.
Konyaspor için, Kocaelispor maçı da tam da böyle bir maçtı…
14 dakika içinde 3 puan uçtu gitti…
Anlayacağınız Makedon oyuncunun atılması ile birlikte, daha doğrusu 14 dakika içinde maçın kaderi değişti…
Futbolun kuralı bu…
Maç, siz kazandığınızı düşünmeye başladığınızda değil, hakem son düdüğü çaldığında biter.
Konyaspor futbol takımı açısından asıl düşündürücü olan da bu…
Maçı kazanabilecek noktaya geliyorsunuz, kendi sahanızda 1-0 öne geçiyorsunuz ama maçın ikinci yarısında oyunun kontrolünü rakibe bırakıyorsunuz…
İnanılacak gibi değil…
Batman Petrol-Sivasspor maçı da bu anlamda önemli bir örnektir…
Sivaslılar 1-0 önde girdikleri uzatmanın son iki dakikasında yedikleri iki golle maçı kaybettiler…
Kazandıklarını düşündükleri 3 puan avuçlarının içinden uçup gitti…
Mesela dün akşam oynanan Amedspor-Trabzonspor maçı…
Trabzonlular bir puana sevinecekken, 90. Dakikada yedikleri bir golle evlerine puansız döndüler…
Yukarıda da altını çizdiğim gibi, maç, hakem son düdüğü çaldığı zaman biter.
xxx
Konyaspor an itibarıyla korku tünelinde…
Korku tünelinden çıkar mı?
Yüzde yüz çıkar…
Ama, hem Kayacık’ta hem de 42 bin kişilikte, varsa sorunlar, ki olduğunu düşünüyorum, bu sorunları çözmekle ve kanayan yarayı tedavi etmekle Konyaspor gerçek kimliğine kavuşur…
Sezonun ilk üç haftasında henüz puanla tanışamayan temsilcimizin önünde gidilecek uzun bir yol, aşılacak birçok engel var…
Bu yolun “E5” karayolu ya da “kaymak” gibi bir yol olmadığını herkes biliyor…
Ancak, el ele veren, bir çatı altında buluşan, kulübün çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutan bir futbol aklı, Konyaspor’u bu yolda çok daha güzel bir şekilde ilerletebilir…
Bundan yana endişem yok…
Henüz ligin başındayız…
Eyvallah…
Ama üç haftada sıfır çektikten sonra, “daha ligin başı” diyerek, sorunlarla yola devam edilirse, işte o zaman, kapanmayacak yaralar açılır ve başımız beladan kurtulmaz…
Özellikle Kocaelispor maçı ve yenilgisi, bundan sonra oynanacak maçlara dair, camianın tümüne önemli mesajlar vermiştir!
Konyaspor’da ailenin büyükleri, hem kulüp bazında, hem de takım bazında radikal kararlar alarak, “bir şeyleri değiştirmeliyiz” gerçeğiyle hareket etmek zorundalar.

xxx
Ve Erzurumspor maçı…
Konyaspor’un, amasız, lakinsiz, fakatsız kazanmak zorunda olduğu bir maç…
Temsilcimizin kazanmasıyla birlikte, ligde kartların yeniden karılacağına inanıyorum…
Yönetim, teknik ekip, oyuncu grubu, yani sahada olanlar sülalecek bu maçı oynamak ve kazanmak zorundalar…
Erzurumspor kolay rakip değil…
Fenerbahçe’yi mağlup eden Gençlerbirliği’nden puan çıkardılar…
Evlerindeki bu maçı kazanmak için “seferberlik” ilan ettiklerini biliyorum…
Küçük hatalar yapıp, büyük bedeller ödemek istemiyorsak, ne yapıp edip bu maçı kazanmamız gerekiyor…
Benim futbol aklım bunu söylüyor.