Geçen haftayı Konya dışında geçirdim…
Gaziantep ve Adana’nın sıcaklarına, bir de insanlarının sıcaklıkları eklenince, etimiz yağımız eridi!
Gaziantep ve Adana TSYD Şube Başkanları ve Yöneticileri ile bir araya geldik, biraz meslekten, biraz spordan, birazda kendimizden bahsettik…
Sevgili Murat Atay ve Engin Kanber ile mesleği, yani spor gazeteciliğini masaya yatırdık…
Açıkçası iç açıcı bir durumda değiliz!
Gaziantep’te Türkiye Kulüpler Tekvando Şampiyonası yapıldı…
Bildiğim kadarıyla Türkiye’nin en fazla lisanslı sporcusuna sahip olan bir branş tekvando…
Sporcu ve aileleri tarafından ilgiyle takip edilen olimpik spor dalı…
70’e yakın şehirden 2 binin üzerinde sporcu ordusu Gaziantep’te tatamiye, yani mindere çıktı…
Ne yazık ki, bizim medyada, gazetelerde ya da televizyonlarda bu şampiyona ile ilgili bir tek satır habere rastlamadım!
İyi mi?
Finallerden bir gün önce Adana’ya geldim, dolayısıyla kürsü yapan sporcuları öğrenemedim…
Google girdim, orada da bulamadım…
“Federasyonun sitesinde bulabilirsin” diyebilirsiniz…
Eyvallah…
Ama mesele o değil…
İğneyi kendimize çuvaldızını karşıya batıralım anlamında…
Yoksa, federasyon sitesi işin kolay tarafı…
Dostlarımız var, bir şekilde alırız haberi…
Benim anlatmak istediğim spor gazeteciliğinin geldiği nokta!
Türkiye Şampiyonası yapılıyor, ama bizim mahalle üç maymunu oynuyor!
Yazık.
xxx
BAHRİ TANRIKULU’NUN SAMİMİYETİ
Tekvando Federasyonu’nun eski Genel Koordinatörü Ramazan Erçin’le maceralı bir yolculuktan sonra Gaziantep’e ulaştık…
Tabi ki soluğu Kamil Ocak spor salonunda aldık…
Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin çok güzel bir salon yapmış…
Salon sporları için ideal bir mekan…
Kışın sıcacık, yazın serin mi serin…
Tam da sporcuların ve seyircilerin istediği gibi…
Belirtmeden geçersem, hakka girmiş olurum…
Salona girişimizde Federasyon Başkanı Bahri Tanrıkulu’nun sıcak, samimi, dahası beyefendi yaklaşımı, açık konuşmak gerekirse bizi salona hapsetti…
Salondan çıkamadık…
Sağ olsun.

90C2B7Af 69B2 4B28 Be3E 3D58A2Db740F
xxx
TEKVANDOCULARIN BABASI RAMAZAN ERÇİN
Burada Ramazan Erçin’den söz etmeden geçersem, daha doğrusu tekvando ailesinin kendisine gösterdiği ilgiyi, sıcaklığı, en önemlisi de vefalı oluşları, açıkçası beni hem duygulandırdı, hem de gururlandırdı…
Gözlerimle görmeseydim inanmazdım…
Ramazan Erçin, Tekvando Federasyonu’nda görevde bulunduğu 11-12 yıl içerisinde yüzlerce insana dokunmuş, yüzlerce insanı iş ve aş sahibi yapmış…
Ektiğini biçmiş…
Görevde yaptığı sürece, sporculara, antrenörlere, yöneticilere yaklaşımı, babacan davranışı, onların dertleriyle dertlenmesi, daha doğrusu onların kalplerini kazanması, Ramazan Erçin’e gösterilen ilginin, sevginin ve muhabbetin altında yatan gerçek hikaye bu…
İnsanları iş ve aş sahibi yapmakla kalmamış, onlara insan olmanın, adam olmanın, yaren olmanın faziletlerini de göstermiş…
Ne diyebilirim ki, “helal olsun” demekten başka.


xxx
BENİM İÇİN SPOR SADECE FUTBOLDAN İBARET DEĞİL
Beni tanıyanlar bilir ki, benim için spor sadece futboldan ibaret değil…
Özellikle olimpik branşlar başta olmak üzere, mümkün olduğunca bütün spor branşlarını takip ederim…
Boks ve Triatlon Federasyonlarında Asbaşkanlık yaptım ve hemen hemen bütün federasyon seçimlerinde, TSYD adına iki dönem oy kullandım…
Boks ve tekvandoya biraz daha güzel bakarım…
Boksa kendimden, tekvandoya da rahmetli kayınpederimden dolayı daha yakınım…
TSYD Konya Şubesi olarak, 7-8 branşta faaliyet yaptık…
Bu branşların içiresinde, İşitme Engelliler Tekvandoda Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu sporcular çıkardık…
Kolay olmadı tabi ki…
Amatör branşlara, özellikle de olimpik branşlara devletin biraz daha sevgi göstermesi lazım…
Tekvando da bu branşlardan birisi…
Devletin ayırdığı bütçe yetiyor mu?
Bilemem…
Bildiğim tek bir şey var; olimpiyatlarda yüzümüzü güldüren, bayrağımızı göndere çektiren, İstiklal Marşımızı okutan boks, güreş, tekvando, halter gibi, bu ülkenin yüz akı branşların daha iyi şartlarda çalışmalarına imkan sağlanabilir…
Türkiye Kaykay Federasyonu ya da Türkiye Dans Sporları Federasyonu ile Tekvandonun veya Boksun bütçesi aynı olmamalı…
Daha önce de yazmıştım
Bir sürü branş var…
Cart-Curt Federasyonu ile Boks veya Tekvando aynı kefeye konursa, adaletsizlik olur…
Dolayısıyla binlerce sporcusu, o kadar sporcuyu bir çatı altında toplayan yüzlerce kulübü olan branşlara biraz ayrıcalık yapılabilir…
Şu da var; elbette her şeyi devletten beklememek lazım…
Sponsorların da bu anlamda elini taşın altına koyması lazım…
THY gibi, Vakıf ve Ziraat Bankaları gibi spora yakın olan kurumların yönlerini biraz da Tekvandoya, Boksa, Güreşe, Haltere, Bisiklete dönmesi gerekmez mi?