Süper Lig’de altı haftayı geride bıraktık…
Altı hafta çok uzun bir süre değil…
Ama bir takımın ne yapmak istediğini, neyi yapamadığını, nerede eksik kaldığını görmek için de az bir süre değil…
Dolayısıyla altı haftanın sonunda hem lige, hem de Konyaspor’a biraz daha geniş pencereden bakmakta yarar var.
xxx
ÖNCE LİG
Altıncı hafta bize şunu gösterdi; bu sezon hiç kimsenin, yani hiçbir takımın işi kolay olmayacak…
Trabzonspor’un Galatasaray’ı 4-0 mağlup etmesi…
Fenerbahçe’nin Eyüpspor’a 8 atması…
Amedspor’un Beşiktaş’ı 3-2 mağlup etmesi…
Başakşehir’in Gençlerbirliği karşısında aldığı 4-0’lık galibiyet…
Bunların hiçbiri sıradan sonuçlar değil…
Ligin henüz başında olmamıza rağmen, dengelerin çok çabuk değişebileceğinin göstergesi…
Bir hafta göklere çıkardığınız takım, bir sonraki hafta tepetaklak olabiliyor…
Bir hafta yerden yere vurduğunuz takım, ertesi hafta bambaşka bir kimlikle karşınıza çıkabiliyor…
Örneğin Trabzonspor…
Dört hafta sıfır çektiğimiz ligin beşinci haftasında şampiyonluk adaylarından, üstelik dünya yıldızı Muhammed Salah’a sahip olan Karadeniz’in güçlü ekibini 1-0 mağlup ediyorsak ve bu Karadeniz ekibi bir hafta sonra Galatasaray’a dört atıyorsa, düşünmek, dolayısıyla da erken konuşmamak gerekiyor…
Benim gördüğüm şu; bu sezon Süper Lig, takım isimlerinden çok sahada ne yaptığınızla ilgilenecek…
İsminiz büyükmüş…
Bütçeniz yüksekmiş…
Kadronuz pahalıymış…
Hiçbirisinin tek başına garantisi yok…
Sahaya çıkacaksınız, oynayacaksınız ve alacaksınız…
Örnek mi?
Amedspor…
Ligin yeni takımı ve 6. Haftanın lideri…
Futbolun raconu bu.
xxx
KONYASPOR’A GELİNCE
Altı maç…
Bir galibiyet…
Bir beraberlik…
Dört mağlubiyet…
Toplam 4 puan…
İyi mi?
Değil elbette…
Konyaspor’a yakışıyor mu?
Yakışmıyor…
Bunun aksini söylemek, kendimizi kandırmak olur…
Ama sebepleri de var…
O konulara girmeye gerek yok artık…
Konyalılar, daha doğrusu harbi Konyasporlular biliyorlar neyin ne olduğunu!
Tabi ki, Konyaspor’u değerlendirirken ilk dört hafta ile son iki haftayı birbirinden ayırmak lazım…
Çünkü ortada iki farklı Konyaspor görüntüsü var.
İlk dört haftada ne izledik?
Rizespor’a yenildik…
Fenerbahçe’ye yenildik…
Kocaelispor’a yenildik…
Hele hele Erzurumspor karşısındaki yenilgi, dört yenilginin en rezil olanıydı!
İşin kötüsü sadece kaybetmek de değildi…
Takımın ne oynadığı konusunda ciddi soru işaretleri vardı…
Açıkçası bu maçı gözümün önüne getirmek bile istemiyorum.
xxx
Daha öncede yazdım; Konyaspor’da takımı öne itecek, takım geriye düştüğünde ayağa kaldıracak, oyun sıkıştığında sorumluluğu alacak ve orta sahada oyunun yönünü değiştirecek kim var?
Biraz Adil, biraz da Masuaku…
Konyaspor’un en önemli eksiklerinden birisi sahada lider oyuncu eksikliğiydi…
Bir başka problem de takımın henüz birbirini yeterince tanımamasıydı…
Bazılarının hem futbola hem de takım arkadaşlarına Fransız olmalarıydı!
Neyse ki, şu milli ara Konyaspor’a ilaç gibi gelecek…
Bunu da belirtmekte yarar var.
xxx
Bir futbol takımında oyuncu kalitesi başka bir şeydir…
Takım olmak başka bir şey…
Eğriye eğri, doğruya doğru; Konyaspor ilk dört haftada takım olamadı.
Bu kadar net.
Trabzonspor maçında takım olmanın sinyali verildi…
Açıkçası dört maçta sıfır çeken bir takımın Trabzonspor karşısına çıkması kolay değildi…
İlhan Palut’un üzerinde baskı…
Oyuncuların üzerinde baskı…
Tribünün üzerinde baskı…
Kazanamazsanız işin rengi daha da değişecek…
Ama Konyaspor 1-0 önde başladığı maçı 1-0 tamamladı…
Mücadele…
Oyun disiplini…
Yardımlaşma…
Ve en önemlisi skoru koruma iradesi…
Açık konuşmak gerekirse; Konyaspor Trabzonspor’u 1-0 mağlup ederek sadece üç puan almadı…
Biraz da nefes aldı…
En önemlisi de kaybetmek üzere olduğu özgüvenini yakaladı…
Trabzonspor maçında kazanılan üç puandan daha çok oyuncuların ortaya koyduğu takım olabilme iradesini önemsedim…
Çünkü kötü futbol düzelir…
Eksikler giderilir…
Ama takım bir irade koyamıyorsa işiniz zordur…
Konyaspor Trabzonspor karşısında o iradeyi ortaya koydu.
xxx
Arkasından Kasımpaşa deplasmanı…
Maç yazımda, “ Kasımpaşa’nın 9, Konyaspor’un 3 puanı vardı…
Kasımpaşa beş haftadır kaybetmemiş…
Konyaspor ise dört mağlubiyetin ardından Trabzonspor’u yenmiş…
Açık konuşmak gerekirse, benim futbol aklım Konyaspor’un İstanbul’dan eli boş dönmeyeceğini söylüyordu…
Nitekim öyle de oldu…
Maç 0-0 bitti…
Ama bana göre Konyaspor bir puanı alan değil, iki puanı bırakan taraftı” diye yazdım…
Özellikle savunma anlamında takımın hem Trabzonspor hem de Kasımpaşa maçlarında geldiği nokta önemli…
İlk dört maçta 8 gol yiyen Konyaspor, son iki maçta kalesini gole kapattı…
Bu tesadüf mü?
Bence değil…
Demek ki bazı şeyler oturmaya başlamış…
Savunmadaki yardımlaşma artmış…
Oyuncular birbirlerinin kademelerine girerek, açıklarını kapatmaya başlamış olmaları iyi bir gelişme…
Takım boyu biraz daha kısalmış…
Mücadele gücü yukarı çıkmış…
Bunlar olumlu…
Ama madalyonun bir de diğer tarafı var…
Hücum!
Son iki maçta atılan gol sayısı sadece bir…
O da Trabzonspor maçının ikinci dakikasında…
Yani, arka tarafı toparladık…
Ama ön taraf istenilen seviyede değil…
Özellikle üçüncü bölgedeki final pasları ve final vuruşları berbatında ötesinde…
Bu eksikliğin de altını çizmek lazım.
xxx
Konyaspor’un bundan sonraki en büyük meselesi gol üretmek olacak…
Sadece gol atmak demiyorum…
Gol girişimi ve üretmek…
İkisi farklı şeyler…
Rakip ceza sahasına daha fazla adam sokmak gerekiyor…
Kenarların daha fazla devreye girmesi gerekiyor…
Orta sahadan, yani merkezde görev yapanların da skora katkısı gerekiyor…
Muleka ya da Mustafa Muhammed’in yalnız bırakılmamaları ve daha çok topla buluşturulmaları gerekiyor…
Ve en önemlisi, Konyaspor’un maçın bazı bölümlerinde kendi oyununu rakibine kabul ettirmesi gerekiyor…
Rakip kem olursa olsun, temsilcimizin içeride oyunun patronu olması lazım…
Rakibi rahatsız eden, rakibi hataya zorlayan, ceza sahasına giren bir oyuncu grubundan bahsediyorum…
Tutanın ve savunanın iyi olursa, atanın da becerili olursa, tribüne gelenler Konya tabiriyle karınlarını kaşıya kaşıya maç seyrederler…
Bu arada Mustafa Muhammed’e bir parantez açmak gerekirse, bu oyuncunun atletizmi daha yüksek olması için, kesinlikle fazla kilolarını atmalı!
xxx

Ilhan Palut
Gelelim teknik adamlara…
İlhan Palut açısından baktığımda da son iki hafta önemli…
Dört haftalık kötü başlangıçtan sonra takımın dağılmasına izin vermedi…
Önce savunmayı toparladı…
Bu doğru.
Zaten böyle dönemlerde önce kanamayı durdurmanız gerekir…
Ancak bundan sonrası daha zor…
Çünkü artık sadece “gol yemiyoruz” demek yetmez…
Konyaspor kazanmak zorunda.
xxx
Altı haftalık Konyaspor’a “başarılı” diyemem…
Dört puanla başarılı olunmaz…
Ama umutsuz da değilim…
Çünkü ilk dört haftanın sonunda gördüğüm Konyaspor ile son iki haftada gördüğüm Konyaspor arasında fark var…
İlk dört haftada dağınık bir takım vardı…
Özellikle Erzurumspor maçında…
Son iki haftada ise en azından ne yapmak istediğini biraz daha bilen bir takım görüyorum…
Bu yeterli mi?
Hayır…
Ama yükseliş için bir başlangıç olabilir.
Trabzonspor galibiyeti ve Kasımpaşa beraberliği gerçekten bir çıkışın başlangıcıysa, önümüzdeki haftalarda bunun devamını görmemiz gerekiyor…
Yok eğer iki maçlık bir reaksiyonsa, yeniden başa döneriz…
O nedenle önümüzdeki Başakşehir ve Amedspor maçları Konyaspor açısından çok önemli.
xxx
Hem Konyaspor’un hem de ligin ilk 6 haftasını özetlersem; bu ligde kimsenin kimseye eyvallahı yok…
Konyaspor’un da artık ilk dört haftayı unutup önüne bakması gerekiyor…
Savunmada taşlar yerine oturmaya başladı…
Şimdi hücumu ayağa kaldırma zamanı…
İlhan Palut’un bu bölgeye kafa patlatması lazım…
Konyaspor futbol takımının eksikleri var, ama bu eksikler teknik adam marifetiyle çözülür mü?
Bekleyip göreceğiz.