“Mesele para değilse, Konyaspor’u neden icraya verdiniz” başlıklı yazıma, telefonla da olsa, sosyal medyadan da olsa hatırı sayılır bir geri dönüş aldım… Bu konuda düşüncelerini açıklayan insanların yüzde 90’ı Ömer Korkmaz ve Konyaspor kulübünü icraya verenleri kınadılar, kınadıkları gibi de, bu konuda samimi bulmadıklarının da altını çizdiler… Ben aynı yerdeyim… Konyaspor’u sevmiş olsalar da ya da iyi niyetli olsalardı kulübü icraya vermezlerdi.
SÜLEYMAN ÇINAR
Süleyman Çınar’ı şimdiki gençler bilmeyebilir, ama bizim ve bizden bir sonraki jenerasyon çok iyi bilir…
Başkanlık yaptığı dönemde Konyaspor’a çuvalla verdiği paranın bir kuruşunu geri almadı ve kendisinden sonra başkan olan Ahmet Öksüz’ün de daha rahat çalışabilmesi için, bütün alacağını bağışladı…
Hepsinden önemlisi de bu kulüp için hapis yattı!
“Verin benim paramı” diyerek mahkemelere koşmadı ya da Ahmet Öksüz’ün ümüğüne çökmedi…
Rahmetli Süleyman Çınar ile benim babam halı-dayı çocukları, dedelerimiz de aynı zamanda amca çocukları…
Süleyman abinin o dönemlerde çektiği sıkıntıları bilen insanlardanım…
Tabi ki, benim her şeyi bilmem mümkün değil, ama oğlu Serdar Çınar birebir bilenlerden…
Serdar, Süleyman abinin iki erkek evladından büyük olanı ve benim de kanımdan canımdan birisi…
“Mesele para değilse, Konyaspor’u neden icraya verdiniz” yazımı okuduktan sonra, yaşananlardan dolayı çok üzüldüğünü, üç para için kulübü icralara vermenin çok yanlış olduğunu belirtirken, o dönemde Süleyman abinin tutuklu olarak TIP Fakültesinde tedavi gördüğü bir gece, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Öksüz, kendisini ziyarete geliyor ve “Süleyman Bey, Konyaspor’un benim yönetimimde devam etmesi için, sizin kulüpten alacağınızı silmenizi rica ediyorum” diyor…
Süleyman abi (Çınar) gerektiği gibi, kendisine yakışanı yaparak, “Zaten Konyaspor’a hizmet edecekseniz. Belediye Başkanısınız, partiniz iktidar, bizim başaramadığımızı siz başaracaksanız, takımı birinci lige çıkaracaksanız, memnuniyetle siliyorum” diyerek, hiçbir Allah’ın kulunun yapmadığı fedakarlığı yapıyor…
Serdar Çınar, “Ahmet Başkan yaşıyor, gidin sorun, böyle bir olay yaşanmış mı, yaşanmamış mı? Aksini söyleyemez, çünkü bu diyaloga birebir şahidim ve babamın yanındaydım.”
Süleyman Çınar’ın yaptığı fedakarlık sonucunda Konyaspor tarihinde ilk kez birinci lige yükseldi…
Serdar diyor ki, “ Babamın alacağını sildiği rakam, bugünün parasıyla 20-25 milyon değil, yüz milyonlarca bir rakamdı. Babam hiç ikilemeden ve hiç düşünmeden bu parayı Konyaspor’u hibe etti. Ve hiçbir zaman da bu paranın lafını bile etmedi” dedi…
Şimdi bir Süleyman Çınar gibi adamın bağışladığı paraya bakın, bir de 3 kuruş parasını alamadı diye Konyaspor’u mahkeme kapılarına düşürenlere…
Soru şu; bunların hangisi daha iyi Konyalı ve Konyasporlu?
xxx
Sevgili Serdar da rahmetli babası Süleyman Çınar gibi, Konya ve Konyaspor konusunda çok hassas…
İstanbul’da olmasına rağmen, Konyaspor’u da yakından takip ediyor…
Konyaspor, Süleyman Çınar ve ailesinde acısıyla tatlısıyla derin izler bırakmıştır…
Dolayısıyla kulübün zor durumlara düşürülmesine ziyadesiyle üzülüyorlar…
Ömer Atiker’in Konya ve Konyaspor için büyük bir şans olduğunu ifade eden Serdar Çınar, bana gönderdiği mesajının kalan kısmı da şöyle; “Konya’nın böyle değerli iş insanları üzülmemeli. Eski yönetimdeki arkadaşları tanımıyorum, ancak kulübe alacakları ile ilgili, yasal takip yapmış olmalarını ve basın açıklamasında, halen yaptıklarının arkasında durmalarını çok yadırgadım. Yazık! Böyle adamların Konyaspor’a başkanlık etmiş, yönetim kurulu üyeliği yapmış olmaları bile ayıp. Dahada yadırgadığım bir konu var, halen Konyaspor’da divan kurulu başkanlığı yapan, Ahmet Şan galiba, bu beyefendinin dünkü açıklamasını daha çok yadırgadım. Ömer Atiker gibi Konya standartlarının üstünde, değerli bir iş insanının, Konyaspor’u yönetmesi Konya, için bana göre bir şans. Dolayısıyla kıymeti bilinmeli. Bilinmeli ki, gerektiği gibi hizmet edebilsinler.”
Haklı mı?
Bağdat’tan Basra’ya kadar…
Konyaspor için bedel ödeyen herkese selam olsun…
Sadece selam olmasın, helali hoş olsun.