Öncelikle şunu söylemekte yarar var; Konyaspor’da bugüne kadar görev yapmış hiçbir yöneticinin ya da başkanın kulüpten alacağı kalmamıştır…
Alacağı kalan iki başkan bilirim, ikisi de Konyaspor uğruna hem hapis yattılar hem de servetlerini kaybettiler…
Birisi dedemin yeğeni olan ve aynı soy ismi taşıdığımız Süleyman Çınar, diğeri de Ahmet Hamdi Uçarak…
Tanıdığım bir çok yönetici de alacağını hibe etmiştir…
Örneğin Hilmi Kulluk başkan ve diğer yöneticiler gibi…
Konyaspor’a emanet para veren birçok yöneticinin, bir hafta sonra da olsa, bir ay sonra da olsa, bir yıl sonra da olsa paralarını aldıklarını biliyorum…
Emanet vermişlerdir, dolayısıyla da paralarını istemeleri de son derece doğaldır…
Burada bir beis yok…
Ama, hiçbir başkan ya da yönetici bugün yaşananlar gibi, Konyaspor kulübünü icraya vermemiştir…
Ajanslara düşen “Eski yöneticilerden Konyaspor’a icra” haberi, sırtımıza hançer gibi saplandı…
Ömer Korkmaz döneminde Konyaspor’da Başkan vekilliği yapmış Adem Bulut ile Hamdi Parmak ve Halil Bölükbaşı, alacaklarını ya da emanet verdikleri paraları tahsil edemediklerini gerekçe göstererek, hem de Konyaspor’un sportif ve ekonomik anlamda sıkıntılı bir süreçten geçtiği bir dönemde “Konyaspor bizim paramızı vermiyor” diyerek kulübü icraya vermeleri son derece acı ve üzücü bir durum!
Bunun aksini söyleyenin de Konyalılığından şüphe ederim…
Kaldı ki, benim bildiğim kadarıyla kendilerine Konyaspor’un “Yeşil-Beyaz Sanayi Sitesi” dükkanlarından teklif edilmiş…
Öğrendiğim kadarıyla da Konyaspor’dan iki yönetici bu konuda girişimlerde bulunmuş, ama buna rağmen kabul görmemişler…
Bunlardan birisi Ali Kaya, diğeri de Targun Polat…
Diyebilirsiniz ki, “Adamlar verdikleri parayı istiyorlar.”
Eyvallah…
Hakları, isteyebilirler…
Paralarını isteme ve tahsil etme girişimlerini de haklı buluyorum, ama tahsil etme şekli ile zamanlamalarını çok manidar buluyorum!
Kulübün çok sıkışık olduğu, özellikle transferin son günlerine denk getirmeleri tesadüf olamaz…
Burada bir kötü niyet var!
Kimse bana hikaye anlatmasın…
Ömer Korkmaz’ın bütün yönetimini toplayıp, “biz iyi Konyalıyız, iyi Konyasporluyuz” gibi, bir açıklamanın alıcısının olacağını sanmıyorum…
Ömer Korkmaz’ı severim…
Ama, Konyaspor’u daha çok severim ve kulübü icralık bir duruma getirmelerini de asla kabullenmem…
İstanbullu spor yazarları arkadaşlar soruyor, “Türkiye Kupası finali oynayan Konyaspor’da neler oluyor?” diye…
İnanın verecek cevap bulamıyorum…
Velev ki, Konyaspor’da muhatap bulamadınız ya da hiçbir yöneticiye ulaşamadınız (mümkün değil de) en azından kulüp müdürü var ve hepinizde de telefon numarası mutlaka kayıtlıdır…
Arayabilir, “bizim ödemeler ne zaman” diye sorabilirdiniz!
Bakın alacağınızı istemeniz, tahsil etme girişiminiz de yer yüzünden gök yüzüne kadar haklısınız…
Bu konuda hem fikirim…
Ama, tahsil etmek için Konyaspor’u icraya vermenizin affedilecek bir tarafı yok!
Ki, hem Ömer Atiker hem de Ömer Korkmaz kulübün devredilme noktasında birbirlerine son derece nezaketli davrandılar…
Hoş, Ömer Korkmaz yaptığı basın toplantısında bunun da altını çizmiş…
“Ben de çoluğumu çocuğumu bıraktım, ailemi bıraktım, gecemi gündüzüme kattım, bu kulübün arkasından koştum” demiş…
Buna kimse itiraz edemez…
Bizatihi biliyorum nasıl sıkıntılı bir süreç geçirdiğini…
Sonra da devam etmiş, “Bir telefon edilecek kadar bir yerimiz yok mu? Bu kadar mı kötü şeyler yaptım Konyaspor’a? Bugün bu isyanın, serzenişin aslında meselesi para değil ki. Bu kadar muhatap alınmamak” demiş…
Yapma sevgili Ömer Korkmaz…
Günaha girme…
Mesele para değilse neden kulübü icraya verdiniz?
Soruyorum; neden?
Bir de “muhatap alınmamak bizi üzdü” demişsiniz…
Biriniz yerin altında, diğeriniz de yerin üstünde değilsiniz…
Aynı şehirde yaşıyorsunuz…
Aynı şehirden para kazanıyorsunuz…
Yanlış mı biliyorum…
Yukarıda da isimlerini verdiğim Ali Kaya ile Targun Polat adı geçen yönetici arkadaşlarına ulaşmışlar mı, ulaşmamışlar mı?
Benim kafama takılan kurduğunuz, “mesele para değil” cümleniz…
Yahu, mesele para değilse, Konya’nın sancağı olan, yani namusu olan Konyaspor’u ne diye icraya verdiniz?
Kulübü icraya vermeniz değil de, icra haberinin sızdırılması mı zorunuza gitti?
Özetlersem; ben kişilerden değil, Konyaspor’dan yanayım…
Konyaspor, bu şehrin sancağıdır, yani namusudur, dolayısıyla kulübe kim zarar veriyorsa, adı ve unvanı ne olursa olsun kilom kadar mücadelemi veririm…
Şunun da altını çizmekte yarar var; Ömer Korkmaz’ın arkadaşlarının kulübü icraya vermesi ne kadar çirkinse, bu haberi pazara çıkaranın yaptığı da o kadar çirkin…
Eyvallah…
Ancak, Ömer Korkmaz döneminde de buna benzer bir sızdırma olayının yaşandığını sevgili İsmet Çelik kendi Twtter hesabından paylaşmış…
Demiş ki, “Kendi döneminizde bir önceki yönetimden birinin çek yazdırdığını nasıl sızdırdıysanız aynı şekilde onlarda sızdırmış.”
Yani…
Yanisi şu; men dakka dukka…
Türkçesi de şu; çalarsan kapıyı, çalarlar kapını…
Sevgili Ömer Korkmaz, bu anlamda sizin yönetimde defoluymuş demek ki!
Öyle değil mi?
Son söz; şehrin büyükleri devreye girip, tarafları bir araya getirip el sıkıştırmalı ve en önemlisi de şehrin sancağı, yani namusu olan Konyaspor’un bu tür işlerle gündeme gelmesini önlemeliler…
Ne diyeyim başka.
