Erzurum’a, yani ata yurduna gitmeyi çok istemiştim, ama nasip değilmiş…
Dişlerimle ilgili büyük bir sıkıntı yaşıyorum…
Diş ağrısı başka bir şeye benzemiyor…
Tedavi gördüğüm için, Konyaspor’un Erzurum deplasmanından mahrum kaldım…
“Sağlık önemli” diyelim ve maça geçelim.
xxx
Erzurumspor maçı öncesinde, Konyaspor ve İlhan Hocanın üzerinde bir baskı olduğu apaçık belliydi…
Geride kalan üç haftada sıfır çekmenin ızdırabını, bir nebze de olsa Erzurum’da dindirmek istiyorlardı…
Ancak yine olmadı…
Geride kalan maçlarda Konyaspor’un en büyük sıkıntısı, takımı ileri itmeye, sahayı dizayn etmeye çalışan bir oyuncudan yoksun olmasıydı…
Takımın gardı düştüğünde oyuncuları ateşleyecek, toparlayacak, gaz verecek bir lider oyuncunun olmayışının da eksikliğini hissetti Konyaspor ve İlhan Hoca…
Bu maç özelinden de bakıldığı zaman aynı sıkıntılar yaşandı…
Önemli olan da maçı kazanmak ve Trabzonspor maçı öncesinde az da olsa nefeslenmek istiyordu Konyaspor…
Şunu da söylemekte yarar var; iskelet kadronun tam oturmaması, yenilerin de takıma adaptasyonu, daha doğrusu İlhan Hocanın yeni bir oluşum sürecine girmesinin sancılarını da yaşadı Konyaspor…
Doğruyu konuşmak gerekirse, iki takımın 11’leri ve kulübeleri, bu maçın nasıl bir sonuçla biteceği noktasında bir fikir vermiyordu…
Lige yeni çıkmış ve yaş ortalaması Konyaspor’a oranla daha ileride olan Erzurumspor ile bu ligin tecrübelisi Konyaspor arasındaki fark gece ile gündüz gibiydi…
Bu farka rağmen Erzurumspor bu maçta ekstra mücadele, ekstra konsantrasyon ve ekstra enerji ile maçı kazandı.
xxx
Konyaspor 4-2-3-1’le, Erzurumspor ise 4-1-4-1’le başladı maça…
İlhan Palut’un 11’inde yeni transferlerden Masuaku, Colley ve Enis Destan yer buldu…
Geride kalan 3 haftada takımı eksik oynattığı gerekçesiyle eleştirilen Deniz Türüç’ün bu maçta kulübeye çekilmesi, açık konuşmak gerekirse, İlhan Palut’un aldığı en önemli radikal kararlardan birisiydi…
Maçın ilk 45’ine baktığımız zaman 37’lik Orhan Ovacıklı, Muleka ve Masuaku’nun bölgesini tarumar etti…
35’lik Eren Tozlu’da 17’de golü attı…
İnanılacak gibi değil…
Erzurumspor’un en tehlikeli atakları bu iki oyuncudan geldi…
Özellikle Orhan Ovacıklı…
Ne Muleka ne de Masuaku 37’lik Orhan Ovacıklı’yı ancak faul yaparak durdurabildiler!
Konyaspor bu yarıda ne oynadı?
Ya da bu takımın ne oynadığını bilen var mı?
Ben söyleyeyim mi?
Yok!
Teknik ve taktikten yoksun daha doğrusu doğaçlama bir oyunla nereye kadar?
Geçen sezonun önemli isimlerinden Melih’in, Jevtoviç’in, Andzouana’nın düşüşü artık görmezden gelinmeyecek noktaya geldi…
Özellikle Melih’in çevre kontrolu yok, basit top kayıpları çok, ikili mücadelelerde yeterli direnci yok…
Dolayısıyla iyi oyunda yok, golde yok.
xxx
Maçın ilk yarısında Konyaspor’un yüzde yüzlük bir penaltısı güme gitti…
39’da Erzurumsporlu Mujakic’in ceza alanı içerisinde Enis Destan’ı biçmesi, yani tırpanlaması dünyanın her yerinde penaltı…
Ne maçın hakemi ne de VAR’dakiler bu pozisyonu görmezden geldiler…
Penaltı verilseydi skor farklı bir yere gider miydi?
Bilemiyorum…
Bu oyun ve ruh haliyle sanmıyorum.
İKİNCİ YARI
İkinci yarıda İlhan Palut’un hamleleri biraz işe yaradı gibi görünse de, final paslarında ve final vuruşlarında yaya kaldı Konyasporlu oyuncular…
Deniz Türüç bildiğiniz gibi…
Takımı ateşleyecek, daha doğrusu uyandırma servisi görevi yapacak biri değil artık…
Bu oyuncuda ısrar etmemekte yarar var…
Mustafa Muhammet hazır değil…
Kiloları da var…
Bu haliyle ceza sahasında rakibi tehdit edecek, savunmayı geriye koşturacak, gerektiğinde tek başına pozisyon üretecek durumda değil…
Konyaspor’da sorun yalnızca santrafor değil…
Orta saha ve kanatlar sıkıntılı, savunmanın merkezi de öyle…
Kenar arkalar evlere şenlik…
37’lik Orhan Ovacıklı bir sağa yatırdı, bir sola yatırdı…
Kimi mi?
Masuaku’yu!
Takımda sorumluluk almayan, mücadele etmeyen, rakibe basmayan, tabiri caizse sahada kaçak güreşen oyuncular var…
Erzurumspor gibi yaşı kemale ermiş bir takım karşısında karakter koyamıyor, eziliyorsanız ve maçı kaybediyorsanız, başınızı iki elinizin arasına alın ve düşünün…
Bu dört maçta Konyaspor’da şunu gördüm; oyuncular baskı altında ne yapacaklarını bilmiyorlar…
Geriye oynuyorlar, yana oynuyorlar, uzun vuruyorlar ama ileriye nasıl gideceğini bir türlü çözemiyorlar…
Kimse kusura bakmasın, ama Konyaspor’un hala net bir oyun planı yok ve doğaçlama oynuyor…
Konyaspor’a da, oyuncularına da, teknik adamlarına da yakışmıyor…
Çok uzatmayacağım; Konyaspor’da yıldız ya da isimli oyuncular olabilir…
Eyvallah…
Ama henüz takım değiliz…
Bu gerçek…
Takım olmak için, iyi oyun, iyi mücadele, oyun disiplini gerekir…
Konyaspor’da bunların hangisi var?
Hiçbiri…
Bunların olmadığı bir takımın başarılı olma şansı ne kadar?
Sıfır.