Okulların açılmasına sayılı günler kala Konya’da kırtasiye ürünlerine yönelik gerçekleştirilen denetimler, tüketici bütçesinin korunması ve piyasadaki haksız rekabetin önüne geçilmesi açısından kuşkusuz büyük önem taşıyor. Vatandaşın hakkını korumak amacıyla sahaya inilmesi takdir edilmesi gereken bir adım. Ancak bu noktada asıl sormamız gereken soru şu: Yapılan bu denetimler gerçekten amacına ulaşıyor mu, yoksa sadece yapılmış olmak için mi yapılıyor?
Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan başkanlığındaki ekiplerin bir alışveriş merkezindeki zincir mağazada gerçekleştirdiği incelemeler, uygulanış biçimi ve kamuoyuna yansıma şekliyle soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Tüketici haklarının tam anlamıyla korunabilmesi için saha denetimlerinin prosedürü yerine getirmekten öte, caydırıcı ve sonuç alıcı bir yapıda olması şarttır.
Tüketici mevzuatı, kamu yetkililerine piyasayı denetleme ve düzensizlikleri cezalandırma yetkisi verir. Ancak bir denetimden beklenen hukuki ve fiili faydanın sağlanması, incelemelerin tamamen habersiz ve aniden yapılmasına bağlıdır. Sektörde konuşulan ve denetim yapılan kurumun bu ziyaretten önceden haberdar olduğu yönündeki iddialar, denetim mekanizmasının mantığıyla bağdaşmamaktadır.
Önceden haber verilen veya kamera karşısında organize edilen denetimlerde gerçek durumun tespiti zorlaşır. Bir işletmenin rutin zamanda mevzuata uyup uymadığını anlamanın tek yolu, ona hazırlanma imkanı vermeden denetlemektir. Aksi halde yapılan işlem, sahada caydırıcılık oluşturmaktan uzak kalır.
Saha çalışmaları sırasında Sayın İl Müdürü tarafından Alo 175 Tüketici Danışma Hattı, Haksız Fiyat Artışı (HFA) sistemi ve İl Müdürlüğü iletişim kanalları işaret edilerek vatandaşlara "Şikayet edin, anında gelelim" çağrısı yapıldı. Tüketiciye güven veren bu ifadenin pratikte de birebir karşılık bulması hayati önem taşıyor.
Vatandaştan bir ihbar geldiğinde, denetim ekiplerinin şikayet edilen işletmeyle önceden hiçbir temas kurmadan doğrudan adrese intikal etmesi gerekir. İhbar sonrası süreçte yaşanabilecek zaman kayıpları veya işletmeye ön bilgi verilmesi şüphesi, olası usulsüzlüklerin ve delillerin ortadan kaldırılmasına zemin hazırlayabilir. Bu durum hem tüketicinin hakkını aramasını zorlaştırır hem de kuruma olan güveni sarsar.
HALK PROTOKOL FOTOĞRAFLARI DEĞİL, CAYDIRICI SAHA SONUÇLAR BEKLİYOR!
Kamu idaresinde başarının anahtarı, merkezden ilçelere kadar tüm birimlerin ansızın ve çapraz denetimlerle sahada aktif bulunmasıdır. Sadece zincir mağazaların değil, tüm noktaların haber vermeksizin denetlenmesi piyasadaki fiyat dengesini ve etik ilkelere uyumu sağlar.
Diğer yandan kamu kurumlarının asli görevi, mevzuatın kendisine verdiği denetim ve yaptırım gücünü tarafsız ve caydırıcı şekilde kullanmaktır. Sosyal medya hesaplarında veya kurumsal iletişim kanallarında yalnızca ziyaret fotoğraflarının ve genel uyarıların yer alması kamuoyundaki beklentiyi karşılamamaktadır. Vatandaş, süslü ziyaret kareleri değil; hakkını koruyan, haksız fiyat artışına göz açtırmayan ve sahadaki aksaklıkları fiilen çözen net bir denetim anlayışı görmek istemektedir.