İlk maçlar her zaman zordur…
Özellikle ev sahibi takımlar için...
Oyuncular heyecanlı, teknik adamlar tedirgin, yönetimler kuşkulu olurlar...
Sebep?
Kendi evlerinde ve kendi seyircileri önünde oynayacak olmalarından kaynaklı bir durumdur...
Bunu sadece ben değil, futbol otoriterleri, futbolun içinden gelenler de, halen futbolun içinde olanlar da söyler…
Bu gerçek…
Yazıya neden böyle .bir giriş yaptığıma gelince; hem Konyaspor hem de Fenerbahçe sezonun ilk maçında sıfır çekerek, sezona puansız başladılar…
Fenerbahçe depmasmanda Gençlerbirliği’ne, Konyaspor’da kendi evinde Rizespor’a mağlup oldu…
Dolayısıyla sezona kötü başlayan bu iki takımın karşılaşmasından nasıl bir sonuç çıkacağını açıkçası “merak etmedim” dersem yalan olur.
xxx

Fenerbahçe malum…
Avrupa maçında Lyon’la berabere kalması nedeniyle, moral motivasyon olarak da sıkıntılı bir süreçten geçtikten sonra Konyaspor’u ağırladı…
Temsilcimiz Konyaspor ise Rizespor yenilgisinin yaralarını sarmak ve bir sürpriz yapma adına Fenerbahçe karşısına çıktı…
Eğriye eğri, doğruya doğru kağıt üzerinde maçın favorisi ev sahibi Fenerbahçe gösteriliyordu…
Nitekim de öyle oldu ve İstanbul temsilcisi Konyaspor’u 4-2’yle geçerek, ligdeki ilk 3 puanını aldı…
Konyaspor ise ikinci haftayı da puansız kapattı.
xxx
Maçı yorumlamadan önce hakemden söz etmek gerekir…
Atilla Karaoğlan’dan…
İyi hakem değil…
Hem kötü, hem de kötü niyetli…
İlk 45’te rengini belli etti…
İlk gol öncesinde faul var…
Penaltı ise tartışılır…
Konyaspor aleyhine çaldığı bütün düdükler de tartışmaya açık…
Dahası ilk 45’in sonlarında Adil ve Deniz’e çıkardığı iki sarı da…
Kendi camiasında da sevilmeyen bir adama halen hakemlik yaptıran MHK Başkanı da, TFF Başkanı da bu Karaoğlan’ı anten olarak kullandıkları için mi tutuyorlar?
Kimbilir!
Hakemle ilgili şunu da aktarmakta yarar var; bizim maçta dahil, Fenerbahçe Atilla Karaoğlan’la çıktığı 9 maçın 8’sini kazanmış, sadece birisinde berabere kalmış.
İyi mi?
xxx

Maçın başlarında, yani 7’de yenilen gole 11’de reaksiyon gösterebilmek, hem de senden fersah fersah güçlü bir rakibe karşı bunu yapabilmek her babayiğidin harcı değil…
Kenarlardan olmasa da merkezden Fenerbahçe kalesine gidebildik ve evsahibi takımın savunmasını ve kalecisini rahatsız ettik…
Fenerbehçelilerin belirgin bir yüksek top üstünlüğü var…
Hem ilk golde hem de penaltı pozisyonunda ne kadar tehditkar olduklarını gösterdiler…
Açıkçası Konyaspor savunmasının başını ağrıttılar…
Fenerbahçe’nin ilk iki golü yüksek toplardan geldi…
Karşılaşmanın ilk yarısı ile ilgili söylenecek çok şey yok, ama özellikle altını çizmek gerekirse, İlhan Palut zaman kaybetmeden ideal kadroyu bulmalı.
Mücadelenin ikinci yarısına da golle başlayan Fenerbahçe oldu…
İsmail Kartal’ın takımı 4-1’i bulduktan sonra oyunu biraz daha rölantiye alınca Konyaspor biraz daha ileriye çıktı…
Özellikle oyuncu değişiklikleri ile Konyaspor önde baskı yaparak, Fenerbahçe’nin elini kolunu sallayarak gelmesine izin vermedi…
Maçla ilgili yazılacak çokta bir şey yok açıkçası…
İdeal 11’ini bulamayan bir takımın Fenerbahçe karşısında iyi bir sonuç alamayacağını bilmeme rağmen, yine de bardağın dolu tarafına bakmak istiyorum…
Konyaspor’un zamana, sabra ve ideal 11’e ihtiyacı var…
Şunu da eklemezsem olmaz; yeni transfer Toth, başka bir seviye gibi geldi bana…
Macar oyuncu, “Benim mayam iyi, ben iyi futbolcuyum” mesajı verdi bana…
İnşallah yanıltmaz.