Konyaspor’da futbol yapılanmasıyla ilgili önemli bir karar alındı…
Daha doğrusu şöyle; Başkan Ömer Atiker imzasıyla yapılan açıklamayla, yıllardır alışık olduğumuz eski adıyla Genel Kaptanlık, yani Futbol Şube Sorumluluğu yapılanmasının geçtiğimiz hafta itibarıyla sona erdirildiği duyuruldu…
Konyaspor’da bundan böyle “Futbol Şubesi” diye bir müessese yok artık...
Yerine ne geldi?
Futbol Koordinatörlüğü…
Bu müessesenin başına da eski futbolcularımızdan Tayfun Türkmen getirildi…
Tayfun Türkmen, yanlış bilmiyorsam bir süredir kulübün bünyesinde Futbol Gelişim Direktörü görevi yapıyordu…
Ne diyelim, hayırlı olsun.
xxx
Kulüp tarafından yapılan açıklamayı birkaç defa okudum…
Çünkü mesele sadece Futbol Şubesi’nin kaldırılması değil…
Asıl mesele, Konyaspor’un futbol takımının bundan sonra nasıl yönetileceği…
Burası çok önemli…
Görev dağılımına baktığımız zaman üç ayrı alan karşımıza çıkıyor…
Tayfun Türkmen, tam zamanlı olarak tesislerde olacak ve takımın günlük futbol işleyişiyle ilgilenecek…
Yani, 7/24 kulüpte ve tesislerde mesai verecek…
Ali Camgöz, Futboldan Sorumlu Asbaşkan olarak yönetim kurulu tarafındaki sevk, idare ve koordinasyonu üstlenecek…
Yani, bir nevi futbolun patronu…
Hüseyin Bilgin ise İdari Menajer olarak açıklandı…
Anlayacağınız kağıt üzerinde sınırlar çizilmiş…
Kimin nerede duracağı belli edilmiş…
Herkes aldığı sorumluluktan mesul olacak…
Bu yapılanma tutar mı?
Bekleyip göreceğiz…
Tabela iyi gittiği müddetçe sorun olmaz…
Aksi takdirde çarşı karışır!
xxx
Ben yıllardır şunu söylüyorum: Bir futbol kulübünde en tehlikeli şeylerden biri, yetki karmaşasıdır…
Herkes futbolun içinde olursa, herkes futbolu yorumlarsa, herkes ahkam keserse bu iş karakolda biter…
Yani, horozun çok olduğu bir yerde sabahlar erken olur…
Başkan ayrı konuşur…
Futboldan sorumlu yönetici ayrı konuşur…
Yönetici başka türlü konuşur…
Teknik direktör başka bir telden çalar…
Futbolcu kiminle muhatap olacağını bilemez…
Sonunda işler kötü gittiği zaman da herkes ya birbirine bakar, ya da kaçar!
“Benim haberim yoktu.”
“Kararı ben vermedim.”
“Benim sorumluluk alanım değildi.”
Olmaz!
Yeni yapılanma kimin fikriyse isabetli olmuş.
xxx

Başkan Ömer Atiker’in açıklamasında benim özellikle dikkatimi çeken bir ifade var…
Yukarıda da ifade ettiğim gibi, Tayfun Türkmen’in mesaisini tam zamanlı olarak tesislerde takımın yanında sürdüreceği belirtiliyor…
İşte burası önemli…
Çünkü futbol takımını yönetmek masa başı işi değildir…
Takımın içinde olacaksınız…
Tesiste olacaksınız…
Hocayı göreceksiniz…
Futbolcuyu göreceksiniz…
Takımın havasını hissedeceksiniz…
Bir futbolcunun morali bozuksa bunu rapordan okumayacaksınız, yüzünden anlayacaksınız…
Teknik heyetin bir problemi varsa günler sonra değil, o gün öğreneceksiniz…
Tesislerde “selamsız sabahsız” gezmeyeceksiniz…
Moraliniz ve ruh haliniz ne kadar bozuk olursa olsun, suratınız limon satmayacak ya da Samandağ biberi yemiş gibi buruşuk olmayacak…
Yönetim ile takım arasında sağlıklı bir köprü kurulacaksa, o köprünün ayağının tesislerde olması gerekir…
Bu açıdan bakıldığında Futbol Koordinatörlüğü doğru işletilirse önemli bir boşluğu doldurabilir…
Ama altını çiziyorum: Doğru işletilirse…
Giden montör gibi yerlilerle yabancılar arasında ayırım yaparsa, oyuncuları yönetime karşı doldurursa, yöneticileri birbirine düşürürse, oyuncuların yanında hocayı eleştirirse, bu yeni yapılanmanın da bir anlamı kalmaz…
İsim değiştirmek kolaydır.
“Futbol Şube” dersiniz…
“Koordinatörlük” dersiniz…
Sportif direktörlük dersiniz…
“Menajerlik” dersiniz…
Unvanların hiçbir önemi yok…
Önemli olan sistemin çalışması…
Tayfun Türkmen’e gerçekten görev verilecek mi?
Yetki alanı belli olacak mı?
Teknik heyetle yönetim arasındaki iletişim onun üzerinden sağlıklı biçimde kurulacak mı?
Yoksa birkaç ay sonra yine herkes futbol takımının içerisine müdahil olmaya mı başlayacak?
Asıl cevaplanması gereken soru budur.
xxx
Ali Camgöz açısından da yeni dönem önemli.
Çünkü Futboldan Sorumlu Asbaşkanlık görevi artık açık biçimde tanımlandı…
Futbol yapılanmasının yönetim kurulu nezdindeki sevk, idare ve koordinasyonu kendisinde olacak…
Bunun anlamı şu: Yetki varsa sorumluluk da vardır…
İşler iyi gittiğinde alkış nasıl ilgili isimlere gidiyorsa, işler kötü gittiğinde de sorumluluktan kaçılmamalı…
Kurumsallaşma dediğimiz şey zaten budur…
Görev belli olacak…
Yetki belli olacak…
Sorumlu belli olacak...
Ve gerektiğinde kulüp başkanı kendisinden hesap sorabilecek.
xxx
Hüseyin Bilgin’in İdari Menajer olarak görevine devam etmesi de yapılanmanın bir başka ayağı…
Burada dikkat edilmesi gereken şey görevlerin birbirine girmemesi.
Futbol Koordinatörü başka…
İdari Menajer başka…
Futboldan Sorumlu Asbaşkan başka…
Teknik direktör zaten başka…
Herkes kendi alanında kalırsa bu sistem yürür…
Ama herkes birbirinin alanına girmeye başlarsa tabelaların ya da sıfatların değişmiş olmasının hiçbir anlamı kalmaz!
Türk futbolunda bunun örneğini çok gördük.
Sportif direktör getirildi…
Yetki verilmedi…
Futbol koordinatörü getirildi…
Yöneticiler sallamadı…
Teknik direktör getirildi…
Transferi başkaları yaptı…
Sonra tabela kötü gittiğinde ya da oyuncular bomba çıktığında, “suç gelinlik olmuş kimse giymemiş” ya, işte o hesap suçu birbirlerine cirolamışlar!
Konyaspor’un bu tür hatalara tahammülü yok artık…
Çünkü, kulüp dikensiz gül bahçesi değil.
xxx
Ömer Atiker yönetiminin bu kararı bana göre iyi niyet taşıyor…
Futbol takımının günlük işleyişi daha profesyonel bir yapıya oturtulmak isteniyor…
Ki, çok doğru bir adım…
Zaten Konyaspor gibi büyük bir camiada futbol takımının günlük işleyişinin profesyonel bir sistem üzerinden yürütülmesi gerekiyordu ve bunun böyle olmasını isteyen futbol aklına da saygı duymak lazım…
Konyaspor’da alınan bu radikal kararla birlikte, kim ne yapacağını bilecek, futbolcu kiminle muhatap olacak, İlhan Palut sorununu kime anlatacak?
İşleyiş bu şekilde olursa, başkan ve yönetim sahadaki gelişmelerden doğru ve zamanında haberdar olacaktır…
Ve en önemlisi…
Başarıda da başarısızlıkta da sorumlunun belli olmasıdır.
xxx
Konyaspor’da şimdi yeni bir dönem başlıyor…
Tayfun Türkmen tesislerde takımın günlük koordinasyonunun başında olacak…
Ali Camgöz yönetim tarafında futbolun sorumluluğunu üstlenecek…
Hüseyin Bilgin idari süreçleri yönetecek…
Ömer Atiker de başkan olarak sistemin en tepesinde olacak…
Konyaspor’daki bu yeni anlayış ya da yetkililer bunu sağlarsa alınan karar alkışlanır…
Sağlamazsa eleştirilir…
Futbolun gerçeği budur…
Benim beklentim şu: Madem görevler bu kadar net çizildi…
Kimse kimsenin alanına girmesin…
Herkes basın sözcüsü olmasın…
Her kafadan bir ses çıkmasın…
Yönetimde yetki verilen insana çalışma imkanı tanınsın…
Ama o yetkinin hesabı da mutlaka sorulsun…
Çünkü Konyaspor’un bugün ihtiyacı yeni unvanlardan çok daha
fazlası…
Konyaspor’un çalışan, hesap verebilir ve sürdürülebilir bir futbol aklına ihtiyacı var…
Yeni yapılanmanın gerçek başarısı da tam olarak burada belli olacak…
Ne diyebilirim, “Konyaspor camiasına hayırlı olsun” demekten başka.