Eveleyip gevelemeye gerek yok, Konyaspor kötü oynuyor, dolayısıyla da kazanamıyor…
Bu gerçek…
Peki hep böyle mi gidecek?
Elbette değil…
Konyaspor, taraftarlarına Çin işkencesi çektiriyor mu?
Evet…
Yönetimde, teknik ekipte, kısmen de olsa futbolcular bir çaresizlik içerisindeler mi?
Kimse “hayır” diyemez…
Futbol böyle bir şey; süreç tamamen aleyhinize işliyor ise daha hoyrat daha dengesiz, daha agresif oluyorsunuz…
Bu durum sorunu daha da derinleştiriyor, işin içinden çıkılmaz bir hale getiriyor…
Konyaspor’u yönetenler ile futbol takımını yönetenler bu durumu kabullenirler ise asıl tehlike bu olur ve kulüp dönüşü olmayan bir yola girebilir…
Konyaspor teknik ekibinin ve futbol takımının bütün olumsuzluklara bir meydan okuma ve bir uyandırma servisine ihtiyacı var…
Bu kesin.
xxx
SUÇLU ARAMA ZAMANI DEĞİL
Samsunspor yenilgisinden sonra herkes bir suçlu aramanın peşine düşmüş…
Genellikle de ihaleyi İlhan Hocaya çıkarmak için fırsat aranıyor…
Yarım ağızla da olsa, Hoca’nın gönderilmesini isteyenler var!
Yanlış…
Dere geçilirken at değiştirilmez…
Konyaspor camiası bunu geçen sezon yaşadı…
Ligin bu haftalarında, hem de bugünkü durumdan daha iyiyken, yanılmıyorsam 3 Kasım’da Recep Uçar’ı paketledik, Çağdaş Atan’ı getirdik…
Getirdik de ne oldu?
Hüsran!
Tutmadı…
Kasım’da getirdiğimiz Çağdaş Atan’ı ‘Şubat ayında göndereceğiz’ diye göbeğimiz çatlamadı mı?
Çağdaş Atan, yaptırdığı Ocak transferleriyle birlikte İlhan Palut’a “enkaz” bıraktı ve defolup gitti!
Sonrası malum…
İyi bir ivme yakalayan İlhan Palut’la iyi bir çıkış yakaladık, dolayısıyla da kupada final oynadık.
xxx
Gelelim bu sezona ve yaz transferlerine…
Yönetim yapmıştır, Hoca yapmıştır ya da birlikte yapmışlardır…
Eyvallah…
Transfer edilen oyuncular iyidir ya da değildir, ben işin orasında değilim…
Kim ya da kimler yapmış ise bu kötü gidişte onların da sorumluluğu var!
Konyaspor’un bir kriz döneminde olduğu su götürmez bir gerçek…
Bu krizden çıkmak için de, Ömer Başkan başta olmak üzere yöneticiler, duygusal dalgalanmaları kontrol altına almalı, aşırı kötümserlikten uzak durmalı, asla olumsuz bir dil kullanmamalı ve camiayı takımın etrafında birleştirecek adımlar atmalılar…
Özellikle de “sen” ve “ben” polemiğine girmemeliler.
xxx
GELELİM HOCA KONUSUNA
Yukarıda da ifade ettiğim gibi, dere geçilirken at değiştirilmez…
Bunun sancılarını geçen sezon yaşamıştık…
Geçen sezon Çağdaş Atan’dan sonra takımın başına getirilen İlhan Palut için övgüler düzmedik mi?
Bu takıma bir teknik adam elinin değdiğini ve takımın kupada final oynadığını, dolasıyla da bu marifetli adamı iltifatlara boğmadık mı?
Ne çabuk unuttuk bunları?
Samsunspor yenilgisinden sonra, “İlhan Palut gitsin mi, kalsın mı” diye papatya falları açılıyor ve İlhan Palut gönderiliyorsa, gelecek antrenör, adı ister Aykut Kocaman olsun, ister Fatih Terim olsun Konyaspor’u düzlüğe çıkarma garantisi var mı?
Bana göre yok…
Konyaspor’da hoca değişikliği çare değil, olamaz…
Bu benim düşüncem…
Yönetenler ne der bilemem, ama ben İlhan Hoca’nın kalmasından ve savaşa devam etmesinden yanayım…
Haaa şu da var; süngüsü düşmüş ise bir saniye bile tutmam…
O da ayrı bir konu…
Hocanın kafasının karışık olduğuna kalıbımı basarım…
Kalmakla kalmamak arasında cebelleştiği bir gerçek!
Etrafındakiler ya da menajerleri İlhan Hoca’nın kafasını karıştırıyor olabilirler…
Daha da ileriye gidiyorum, Hocaya takım bile bulmuş olabilirler!
Futbol alemi böyle…
Bazı oyuncular bile İlhan Palut’un gitmesini isteyebilirler!
Günahlarına girmek istemem, ama her şey olabilir…
Bazıları da sahiplenebilirler…
Yabancıların umurunda olmaz, çünkü onlar alacakları paraya bakarlar…
Özellikle de Afrikalıların…
Yani siyahi oyuncuların…
Çünkü, yöneticilik yaptığım dönemden de biliyorum ki, onların dünyası farklı ve takım içinde gruplaşarak ya da kendilerini ayrıştırarak, diğer oyunculardan kendilerini soyutluyorlar…
Bu sadece Konyaspor’a mahsus bir olay değil, bütün takımlarda böyledir.
xxx
Yönetimin ve Hoca’nın yapacakları bir şey var; Konyaspor yaralı olduğunu biliyorlar, teşhisi de koydular, sıra tedavide…
El ele verecekler, neşteri ellerine alacaklar, yarayı pansuman tedavi ile ameliyata hazırlayacaklar…
Ameliyat zamanı geldiğinde de bu yarayı kökten temizleyecekler ve hasta ayağa kalkacak…
Yani, Ocak transferinde takımın ihtiyacı kadar oyuncuyla Konyaspor yoluna devam edecek...
Tekrar söylüyorum; İlhan Palut’u benim de eleştirdiğim zamanlar oldu, oluyor…
Yanlışlarına ortak olmuyorum…
Oyuncu ve oyun anlamında farklı düşündüğümüz oluyor…
İlk defa söylüyorum; Kramer’in gidişine sessiz kalması yanlıştı…
Örneğin Mustafa Muhammed…
Biraz ağır olacak, ama gerçek bu…
Birinci ligde bile oynayacak oyuncu değilken, Mısırlıya savunması yanlış…
Samsunspor maçında gördük…
İlhan Hocanın yapılan transferlerde ne kadar etkili ya da etkisiz bilemiyorum, ama etkili olması lazım değil mi?
Özetlersem; İlhan Palut giderse Konyaspor’daki kriz çözülmez…
Ama, İlhan Hoca kalırsa ve transferde de tam yetki kendine verilirse Konyaspor’da kriz çözülür, takım bu lige tutunur ve bir sonraki sezon daha sağlam adımlar atılabilir…
İşte Göztepe…
Sezona çok kötü başladı, kötü gidişe rağmen elindeki Bulgar Stoilov üç yıllık sözleşme yaptı…
Sonra mı?
Göztepe çıkışa geçti…
Yönetim hocasının arkasında durdu…
Bakmayın Başakşehir’e teslim olmasına…
O bir iş kazası…
İlhan Palut yetersiz olsa, savunulacak bir tarafı olmasa, “Hemen gönderin” ya da “hemen gitsin” derim…
İlhan Hoca gitmemeli…
Ama, etrafındakilere, menajerlerine, yardımcılarına çokta itibar etmemeli…
Evet…
İlhan Palut’un silgisi kaleminden önce bitmedi…
Gönderilmesi düşünülse de, Konyaspor tarihinin en başarılı üç teknik adam gerçeğini değiştirmez…
Güzel anlamak, güzel anlatmak, güzel bakmakta fayda var…
Akıl vermek gibi olmasın, dışarıdan birisi olarak değil, bu takıma gönül vermiş birisi olarak düşüncelerimi aktardım.