Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen 2026 Avrupa Elit Boks Şampiyonası geçtiğimiz hafta sona erdi…
Türk boksu açısından ortaya gurur verici bir tablo çıktı…
4 altın…
1 gümüş…
5 bronz…
Toplam 10 madalya…
Oldukça başarılı bir performans…
Türkiye, Rusya’nın ardından takım halinde Avrupa ikincisi oldu…
Dahası var…
Kadın Milli Takımımız 3 altın, 1 gümüş ve 3 bronz olmak üzere 7 madalya kazanarak Avrupa’nın zirvesine çıktı…
Az şey değil!
42 ülkeden 381 sporcunun ringe çıktığı bir Avrupa Şampiyonası’ndan 10 madalya ile dönüyorsanız, ortada alkışlanacak ciddi bir başarı vardır…
Madalyaları kimler getirdi?
Hatice Akbaş 51 kiloda altın…
Busenaz Sürmeneli 70 kiloda altın…
Havvanur Kethüda +80 kiloda altın…
Emrah Yaşar 90 kiloda altın…
Büşra Işıldar 75 kiloda gümüş…
Nurselen Yalgettekin, Esra Yıldız Kahraman, Gizem Özer, Samet Gümüş ve Semih Gümüş ise bronz madalyanın sahibi oldular…
Allah bereket versin…
Hepsini ayrı ayrı kutlamak lazım.
Sadece sporcuları mı?
Elbette hayır…
Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Suat Hekimoğlu’ndan teknik ekibe, kulüp antrenörlerinden yıllardır bu çocukların peşinden koşan ailelerine kadar bu madalyalarda emeği olan herkese hakkını teslim etmek gerekir…
Çünkü ringde sporcu tek başına görünür…
Ama o sporcunun arkasında kalabalık bir emek ordusu vardır…
Dolayısıyla da verilen emeği ve verenleri de ıskalamamak lazım.
KADINLARIN BAŞARISI DİKKAT ÇEKİCİ
10 madalyanın 7’sini kadın sporcularımız kazandı…
Üç Avrupa şampiyonumuz da kadınlardan çıktı…
Kadınlarda takip edilen bir ülkeyiz…
Bu gerçek…
Türkiye Boks Federasyonu yönetimde olduğum, 2022 yılında İstanbul’da yapılan Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası’nda da kadın sporcularımız 5 altın, 2 bronz madalya kazanarak, takım halinde de şampiyon olmuştu…
48 kiloda mücadele eden Ayşe Çağırır, 50 kiloda Buse Naz Çakıroğlu, 54 kiloda Hatice Akbaş, 66 kiloda Busenaz Sürmeneli ve +81 kiloda Şennur Demir 5 altın madalyanın tamamını alarak ülkemize gurur yaşattılar…
Muhteşem bir gündü…
Çünkü oradaydım…
Daha sonra yapılan şampiyonalarda da kadınlarımız kürsünün en üstüne çıkmakla kalmadılar, defalarca istiklal marşımızı da okuttular…
Bu şampiyonada da aynı duyguları yaşattılar bizlere…
Üstelik Busenaz Sürmeneli şampiyonanın en iyi kadın boksörü seçildi…
Kadın boksunda Türkiye’nin artık Avrupa’da tesadüfen başarı kazanan bir ülke olmadığını kabul etmek gerekiyor…
Busenaz’lar, Hatice’ler derken arkadan Havvanur’lar geliyor…
Özellikle genç yaşına rağmen Havvanur Kethüda’nın büyükler seviyesinde Avrupa şampiyonluğuna ulaşması üzerinde durulması gereken bir başarı…
Çünkü Türk boksunun geleceğini sadece bugünün şampiyonları değil, onların arkasından gelen gençlerin kalitesi belirleyecek…
Türk boksu yeni Busenazlar bulmak zorunda.
ERKEK BOKSUNDA EMRAH YAŞAR
Erkeklerde de önemli bir eşik aşıldı…
Emrah Yaşar 90 kiloda Avrupa şampiyonu oldu…
Helal olsun ona…
Samet Gümüş ve Semih Gümüş de bronz madalyalarıyla tabloya katkı yaptılar…
Onlara da helal olsun…
Kadınlarda yakalanan büyük ivmenin erkek boksuna da yayılması gerekiyor…
Çünkü 10 madalyanın 7’si kadınlardan, 3’ü erkeklerden geldi…
Bunu bir eleştiri olarak değil, önümüzde duran çalışma alanı olarak görmek lazım…
Erkeklerde de dünyada söz sahibi olmalıyız…
Özbeklerin yaptığı gibi.
MADALYA KADAR SİSTEM
Gelelim asıl meseleye…
Bugün Avrupa’da kazanılan bu madalyalar yarın Dünya Şampiyonası’nda, daha önemlisi olimpiyatlarda madalyaya dönüşebilir…
Ama kendiliğinden olmaz.
Bir Busenaz Sürmeneli çıkınca seviniyoruz…
Bir Busenaz Çakıroğlu ile içimizdeki umutlar yeşeriyor…
Bir Hatice Akbaş çıkınca gururlanıyoruz…
Bir Havvanur Kethüda çıkınca geleceğe umutla bakıyoruz…
Peki arkaları geliyor mu?
Asıl sorulması gereken soru bu…
Türkiye’nin ya da Başkan Suat Hekimoğlu’nun işi sadece şampiyon olmuş sporcularını korumak değil, yeni şampiyonlar yetiştirecek sistemi kurmak olmalı…
81 ilde yetenek taraması…
Güçlü kulüpler…
İyi antrenörler…
Bilimsel antrenman…
Beslenme, psikolojik destek ve performans takibi…
Ve hepsinden önemlisi sabır…
Bir sporcuyu genç yaşta keşfedip, birkaç yıl içerisinde madalya alamadı diye kenara koyarsanız olmaz…
Olimpiyat sporcusu yetiştirmek günübirlik iş değildir…
Yıllar isteyen bir yatırım işidir…
Busenazlar geldikleri yere zembille inmediler…
Bir ömür verdiler.
2024’TEN 2026’YA
Türkiye, 2024 Avrupa Şampiyonası’nı 5 madalya ile tamamlamıştı…
2026’da bu rakam 10’a çıktı.
Yani madalya sayısı iki katına çıktı…
Bu yükseliş değerlidir…
Ama bundan sonrası daha değerli…
Çünkü zirveye çıkmak kolay değildir…
Zirvede kalmak daha zordur…
Türk boksunun önündeki hedef artık yalnızca “Avrupa’dan kaç madalya aldık?” olmamalı…
Dünya ve olimpiyat kürsülerine kaç sporcu taşıyacağımızı konuşmalıyız…
Sofya’dan gelen 10 madalya bize bir şeyi açıkça gösterdi:
Malzeme var…
Genç var…
Yetenek var…
Tecrübe var…
Şimdi yapılması gereken, bunların tamamını uzun vadeli ve sürdürülebilir bir sistem içerisinde tutmak…
Sistemin yoksa, sürekliliğin de yoktur…
Çünkü bir şampiyon yetiştirmek büyük başarıdır…
Şampiyon yetiştiren bir sistem kurmak ise çok daha büyük başarıdır…
Sofya’da madalyaları kazandık…
Şimdi mesele, bu başarıları dünya ve olimpiyat kürsülerine taşıyacak yolu doğru döşemek…
Dünyanın sporcusu olimpiyatlara gözünü dikmişken, biz Avrupa’yla yetinmemeliyiz…
Çünkü, yukarıda da ifade ettiğim gibi, bir boksörün başarılı olabilmesi için devlet bütün imkanları sunuyor…
Devlet, sporcusunu 70’li ya da 80’li yıllarda olduğu gibi, bir kap bulgur pilavı ile mindere ya da ringe atmıyor artık.

8Fd2E7D3 A496 45Ab 9Ba2 Ea67A6Ef522C


ALİ HOCAYI SEVENLERİ UĞURLADI
Türk boksunun gerçek efsanesiydi…
Ali Kılınçoğlu gibi duayen bir boks emekçisi Konya’ya gelir mi?
Bilemiyorum…
İnşallah gelir…
Hocaların hocası Ali Kılınçoğlu’nu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadık…
Ali Hoca, Türk boksunun hizmetkarıydı…
Pazar günü defnettik…
Cenazesinde herkesler vardı…
İl Müdürümüz Muzaffer Çintimar başta olmak üzere yetiştirdiği, iş ve aş verdiği, milli takımlara gönderdiği birçok sporcusu son görevlerini yapmak üzere hazır bulundular…
Cenazeye katılan herkes, Ali Hoca ile bir anısını anlattı…
İyi sporcu, ama iyi bir insandı Ali Kılıçoğlu…
Mekanı Cennet olsun.