Bu yazımda tarım arazilerinde amaç dışı kullanım ve tarım topraklarının korunması hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.
Tarım arazileri, tarımda çalışan nüfusu yerinde tutan, ülkenin gıda güvencesini sağlayan, kırsal kalkınmayı destekleyen ve doğal hayatın devamlılığına katkıda bulunan en önemli doğal kaynakların başında gelmektedir. Ülke insanın beslenmesi, hayvancılığın gelişmesi, sanayiye çeşitli ham madde sağlanması, ülke ekonomisine katkı sağlaması ve tarımsal istihdamın artırılması büyük ölçüde verimli toprakların varlığına ve muhafaza edilmesine bağlıdır. Toprak, oluşumu binlerce yıl sürmektedir. Ancak binlerce yılda oluşan toprağın veya amaç dışı kullanımı veya yanlış kullanım ile çok kısa sürede ve son derece kolay kaybedilmektedir. En geniş alanlara sahip doğal kaynaklarımız olan tarım arazilerimizin korunması yalnızca tarım sektöründe çalışanların değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğundadır.
Türkiye; coğrafik yapısı nedeniyle iklim çeşitliliği, farklı toprak yapıları, sulama imkânları, farklı bitkileri yetiştirme özelliği nedeniyle oldukça önemli tarımsal üretim potansiyeline sahip bir tarım ülkesidir. Ülkedeki nüfus artışı, büyüyen kentler, sanayileşme, ulaşım yatırımları ve gereken ortak yatırım alanları nedeniyle her geçen gün meralar ve tarım arazileri üzerinde giderek artan bir baskı oluşmaktadır. Büyüyen yerleşim yerlerinin çevresinde bulunan tarım alanlarının konutlara, sanayi tesislerine, ulaşıma, ticari işletmelere ve diğer ortak kullanım alanlarına dönüşmekte olduğundan meralar ve tarım yapılan alanlar giderek azalmaktadır.
Meralarda ve tarım arazilerinde her geçen gün görülen bu azalma çevre ve doğal dengeyi bozmakta olduğundan ilerde gıda üretiminin ve su kaynaklarının azalmasına neden olacağı beklenmektedir. Bu olumsuz etkilenme tarım topraklarının kaybedilmesine ve sürdürülebilir gıda güvenliğinin tehlikeye düşeceği toplumca düşünülmelidir.
Tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasının başlıca nedenlerinden biri, nüfusun artmasına bağlı olarak yerleşim yerlerinin büyümesidir. İhtiyaç duyulan konut, yol, okul, hastane, sanayi ve işletme yerleri ve diğer altyapı ihtiyacı için yeni alanlara ihtiyaç duyulması yerleşim yerleri yakınındaki mera alanlarını ve tarım arazilerinin bu yeni kullanıma açılmasıdır. Şehirlerin çevresindeki bu alanların farklı kullanıma açılması bu toprakların kalıcı biçimde kaybedilmesine neden olmaktadır.
Yerleşim yerlerine yakın olan tarım arazilerinin farklı kullanıma dönüşmesinin önemli nedenlerinden biride tarımdaki getirinin diğer kullanımlara göre az olmasıdır. Genişleyen yerleşim yerleri arasında kalan arazilerin sahipleri toprağı işlemek yerine yapılaşma veya diğer kullanımlara dönüşmesi halinde arazinin değer artışından gelir elde etmeyi tercih etmeleri olmaktadır. Ayrıca mera ve tarım arazileri üzerinde yapılan madencilik faaliyetleri, taş ve kum ocakları, ulaşım ve enerji yatırımları da bu alanların azalmasına neden olmaktadır. Bu yatırımlar yapılır iken her ne kadar kanuni mevzuatlar olmasına rağmen ulaşım toprak dolgu ve kazı faaliyetleri de meralar ve tarım arazileri üzerinde kayba neden olmaktadır. Tarımsal arazileri üzerinde kanuna uygun olmayan bazı yapılarda tarım arazilerinin kaybına neden olmaktadır.
Yerleşim yerleri çevresinde olan bağ, bahçe veya üretim yapılan tarım arazilerinin en önemli özelliğinden biride senelerdir bu amaçla kullanıldığından organik maddece yüksek, zirai alt yapısı olan, her türlü üretime uygun ve verimli araziler olmasıdır. Kaybedilen sıradan bir arazi değildir. Bu özellikteki toprakların kaybı ülkenin tarımsal üretim kapasitesini de düşürmektedir.
Amaç dışı kullanım, tarımsal işletmelerin ve zirai alt yapıların bütünlüğünü de bozmaktadır. Özellikle bu alanlara önceleri yapılan sulama yatırımları yapılarak verimliliği artırılmış alanların tarım dışına çıkarılması emek ve yarımların boşa gidermektedir. Ekilen alanların arasına yapılan sanayi tesisleri ve diğer yapılar tarım parsellerini küçültmektedir. Küçülen alanlarda makine kullanımını, sulama ve diğer tarımsal faaliyetler güçleşmekte ve üretim maliyetlerini artırmaktadır.
Türkiye’de tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımının denetlenmesi konusunda temel düzenleme “5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” ile yürütülmektedir. Toprağın korunması, tarım arazilerinin sınıflandırılması, tarımsal arazi bütünlüğünün gözetilmesi ve arazilerin planlı kullanılmasının sağlanması amacıyla çıkarılan “5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” ve Çayır ve Meraların korunması ve kullanımıyla ilgili çıkarılmış olan “4342 sayılı Mera Kanunu” harfiyen uygulanmalıdır.
“5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” Kanunun 13’üncü maddesine göre mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazileri kural olarak tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz denilmektedir. Kanunda belirtilen bazı istisnai durumlarda; alternatif alan bulunmaması, ilgili kurulun uygun görüşü ve gerekli izinler gibi şartlarla tarım dışı kullanıma izin verilebilir denilmesi hususu çok rahat kullanılmamalıdır. Çünkü başka kullanıma dönüşen araziler tekrar tarıma veya meraya dönüşmemektedirler.
Marjinal tarım arazilerinde bile farklı kullanım gerekli izinlerin alınmasını gerektirmektedir. Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında 4 Nisan 2026 tarihinde çıkarılan Yönetmelik arazi sınıflandırması, kullanım talepleri, toprak koruma projeleri ve izin süreçlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir, bunlara uyulmalıdır. Kanunun 14’üncü maddesi ise özellikle ülkemizin önemli tarımsal üretim merkezlerinin korunması bakımından büyük önem taşımakta olup tarımsal üretim potansiyeli yüksek ovaların korunmasına yönelik hükümler içermektedir. Büyük ova koruma alanlarında tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına daha sıkı sınırlamalar getirilmiştir.
Yürürlükteki kanunlara uygun faaliyetlerin sürdürülmesi ile tarım arazileri koruma altına alınarak tarımda üretim ve gıda güvenliği sağlanmalıdır. Yapılaşma düz ve altyapı hizmetleri kolay alanlara değil günümüzde teknoloji ilerlediğinden dağlık araziler yerleşime açılmalı marijinal alanlara kaydırılmalıdır. Belli yaştakiler Meram’daki bağları ve Konya’nın civarındaki iller giden anayolların nasıl kullanıldığını ve bu gün nasıl kullanılmakta olduğunu bilirler. Konya‘nın bazı kesimlerinde olduğu gibi birçok tarım alanı tarım dışı kullanıma açılmamalıdır.