Bahri Dağdaş, kim önce onunla ilgili kısa bir bilgi verelim. 1919 yılında Kars’ta doğmuş, Yükseköğrenimini İsviçre'de yaparak Ziraat Yüksek Mühendisi olmuştur. Şeker Şirketinde devlet hizmeti yanında zirai planlama uzmanı olarak çalışmıştır 1954 yılında Konya’da pancar tarımı başlayınca İçeri Çumra’da, Çumra’da ve Konya’da hizmet etmiştir. Karslı olmasına rağmen kişiliği ve çalışkanlığı ile gönülleri fethetmiş Ziraat Yüksek Mühendisidir. Çiftçilerimiz onu sevmiş ve bu sevgi onu Konya Şeker fabrikası müdürlüğüne ve Konya Milletvekilliğine taşımıştır. 1965 genel seçimlerinde Adalet Partisi (AP) listesinden Konya Milletvekili seçildikten sonra Süleyman Demirel’in ilk kurduğu hükümette Tarım Bakanlığı görevine getirilmiş ve üç yıl süreyle bu görevde kalmıştır.
B. Dağdaş 1970 yılında AP’den ve Bakanlıktan ayrılarak Ferruh Bozbeyli’nin liderliğinde kurulan Demokratik Partinin kurucuları arasında yer almıştır. 1973 seçimlerinde de bu partiden Kars Milletvekili seçilmiştir. Evli ve üç çocuk babası olan B. Dağdaş atmış beş yaşında iken 28 Haziran 1984’ vefat etmiştir.
Bahri Dağdaş; Bakanlık döneminde Meksika buğdayının Türkiye’ye getirilmesindeki rolü ve diğer hizmetleriyle ülke tarımında adı unutulmayanlar arasında anılmaktadır.
Günümüzde “Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü” olarak bilinen kurum 1914 yılında “Numune Çiftliği” olarak kurulmuş olup 112 yıllık bir geçmişe sahiptir. 1921 yılında çiftlik bünyesinde Ziraat Okulu açılmış. Bu çiftlik 1934 yılında Konya Özel İdaresi tarafından satın alınarak “Hara ve Zootekni Araştırma Kurumu” olmuştur. Konya Harasının ilk önemli çalışması Aygır Deposu projesi olup safkan Arap aygırı olarak çok sayıda değerli damızlık at yetiştirmiştir. Harada yerli karasığır, akkaraman ırkı koyunlar ve farklı ırklardan at yetiştirilirken tarım arazilerinde kışlık olarak arpa, yulaf, buğday, çavdar, bakla; yazlık olarak ise yonca, hayvan pancarı, mısır fasulye, nohut, ayçiçeği gibi bitkiler yetiştirilmiştir. Hara ve sonrasında bu kurumun işletme birimleri, yeni, modern alet ve ekipmanları ve üretim modelleriyle çevre üreticilerine örnek olmuştur.
1957 yılında görülen lüzum üzerine haranın “Atçılık Şubesi” kaldırılmıştır. Kurum 1984-1986 yıllarında TİGEM'e bağlı üretim işletmesi olarak faaliyetlerini sürdürmüştür. 1987 yılından sonra hara hayvancılık faaliyetleri “Konya Hayvancılık Merkez Araştırma Enstitüsü” adıyla devam ettirilmiş ve aynı yıl işletmenin arazisinin doğu kısmı üzerinde kışlık hububat geliştirme çalışmalarının yürütülmesi amacıyla tarıma önemli hizmetleri olan Bahri Dağdaş ismi verilmiş olan “Bahri Dağdaş Milletlerarası Kışlık Hububat Araştırma Merkezi” adında ikinci bir enstitü kurulmuştur. Bu iki enstitü on beş (15) yıl aynı arazi üzerinde birlikte görev yapmış ve 10.06.2002 tarihinde bu iki enstitü birleştirilerek “Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü” oluşturulmuştur.
Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olan önemli Bölgesel ve Uluslararası öneme haiz Araştırma Kuruluşlarından biridir. Bu günkü adı yaklaşık çeyrek asırlık olsa da geçmişi yukarıda belirtildiği gibi yüz yılı aşan bir kurumdur.
Şehrin içerisinde bulunan ağaçlar, çim ve diğer kültüre alınan bitkilerin ekildiği alanlar, yani yeşil alanlar şehrin akciğerleridir, yani karbon yutak alanlarıdır. Akciğerleri sağlam olan insanlar daha sağlıklı ve daha rahat nefes alıp verebilmektedirler. Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre şehirlerde kişi başına düşen en az yeşil alan 9 metrekare olması gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde bu alan 20 metrekareyi bulmaktadır. Şehirlerin akciğerleri olan bitki yetiştirilen araziler, ağaçlık ve diğer yeşil alanlar her türlü kirliliğe karşı temizleyici filtredirler. Ayrıca yeşil renk dinlendiricidir, insan sağlığı açısından çok yönlü faydalıdır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yönetmeliğine göre bir şehirde kişi başına düşmesi gereken yeşil alan miktarı en az 15 metrekare olmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği “aktif yeşil alan” oranı ise kişi başına en az 9 metrekare. Türkiye’de şehirlere göre farklılıklar olmasına rağmen ortalama kişi başına yeşil alan ortalamasının 6 metrekarenin üzerindedir. Bakanlık verilerine göre şehirlerde 8- 9 metrekare yeşil alan açığı olduğunu bildirmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre aktif yeşil alanlar genel olarak halkın kullanımına açılmış park, bahçe ve piknik alanları, kent ormanları gibi yerler sayılırken, pasif alanlar mezarlıklar ve bunun gibi halkın her zaman faydalanmadığı bölgeler sayılmaktadır. Konya için Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü arazisinin bir kısmı da pasif yeşil alanlardan sayılır. O halde kuruluş ve çalışma amacı dışında bu faydası da dikkate alınmalı, Enstitünün arazisinden çok kurumun yapmakta olduğu görevi Konya ve Türkiye için gerekliliği dikkate alınmalıdır.
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü günümüzde şehrin Adana yolu girişinde ıslah edilmiş arazisi, su kuyuları, verimli arazileri ve önemli bitkisel ve hayvancılıkla ilgili araştırmaların yapılmakta olduğu bir arazidir. Yapmakta olduğu ıslah çalışmaları ile tescil ettirmiş olduğu çok sayıda buğday, arpa, çavdar yulaf, tritikale, diğer bitki çeşitleri üretiminde ve hayvan yetiştiriciliğinde önemli verim artışlarına sebep olmuş, çiftçiye ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamıştır ve sağlamaya da devam etmektedir.
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünün bulunduğu yer ve konumu itibariyle kullanımda farklı düşünenler olabilir, ancak bu arazi sadece bir toprak olarak görülmemeli, verdiği hizmetler yanında şehrin akciğerleri olduğu da göz ardı edilmemelidir.
Konya, Türkiye ve hatta Dünya tarımı için önemi tartışılmaz hizmetler vermekte olan bu Enstitüsü hem bitkisel üretimde hem de hayvancılıkta hizmet vermektedir. Geçmişte arazisi şehirden uzak ve bataklık olduğu günlerde bu kadar göze gelmezken son 25- 30 yıldır hep arazisine göz konulan ve parça parça küçültülen bir kurum haline getirilmektedir. Bahri Dağdaş’ın adını taşıyan bu Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünün arazisi son yıllarda parça parça alınmakta ve elinde kalan arazileri de rezerv arazi olarak konut sektörüne devredilmektedir”, duyulan, basında yer alan haberler ve iddialar maalesef hep bu yöndedir.
Elbette şehir büyümekte, yeni yapılanmalara ihtiyaç duyulmakta o nedenle arazileri üzerinde yeni planlamalar yapılmak istenilmekte olabilir. Ancak unutulmamalı ki bu kurum önemli bir görev üstlenmekte ve Konya’nın diğer ilçelerine göre hava kirliliği daha fazla olan Karatay ilçesinde bir akciğer görevi de yapmaktadır.
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü fonksiyonerliğini kaybetmiş veya ömrünü ve hizmetini tamamlamış bir kuruluş değildir. O halde yaşatılmalı ve basit hesaplara kurban edilmemeli ve yaşamaya devam ettirilmelidir.
Enstitü arazisi, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’nun 3. maddesi (J) bendinde belirtildiği gibi “birinci sınıf sulu mutlak tarım arazisidir.” Bir yandan ıslah edilmiş çeşitler ile her yeri ekelim, tarım topraklarını koruyalım derken bir yandan hem tarım arazisini hem de tarımdaki gelişmelerin motoru sayılan araştırma ve ıslah çalışmalarını yapan bir kuruluşu kendi ellerimizle adım adım yok etmekteyiz. Bazı günler yoğun bir hava kirliliğinin görüldüğü, sanayinin havasının çöktüğü bu alanın tarım dışı kullanılmak istenmesi de yanlış bir karardır. Bir yandan yeşil alanlar oluşturacağız diye milyonlarca lira harcarken diğer yandan araştırma ve ıslah çeşitleriyle Türk tarımına hizmet eden ve şehrin temiz havası için elzem olan bu tarım alanını yok etmemeliyiz.
Yüz yılı aşkın süreyle önemli hizmetler vermiş olan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü önemli Bölgesel ve Uluslararası öneme haiz Araştırma Kuruluşlarından biri olarak çalışmalarına devam eden bu kurum şehrin büyümesi nedeniyle şehir içerisinde kalmıştır. Günümüzde şehir içerisinde kalan enstitünün arazisinde son 30 yıldır çok kimsenin gözü vardır. Enstitü arazisi üzerinde Şehir Hastanesi yapılmadan önce de bu bölgede hava kirliliğin daha fazla olduğu ve arazinin alınmaması hususunda düşüncelerimizi bu sütunlarda dile getirmiştik. Ancak enstitünün arazisi üzerine “Şehir Hastanesi” yapılmış ve diğer bazı kuruluşların da arazi talebinde bulunmakta veya bulunulacağı da duyulmaktadır.
Atalarımız görülen köy kılavuz istemez demişler. Hastane yeri 25 yılı aşkın süredir gündemde iken bu alana yapılmasın denilmesine rağmen gerçekleştiğini hepimiz gördük, daha sonrada arazi üzerinde birkaç kuruluşa da yer verilmiştir. İdarecilerimizin planlamasında bu alan için düşünülen kullanım şekli var ise yol yakın iken problem kısa sürede çözülmeli, ya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü üzerindeki eller çekilmeli, ya da çekilmeyecek ise köklü çözüm kısa sürede bulunmalıdır.
Şehrin idarecileri gerçekten enstitünün arazisini alarak başka kullanımlara açmak istiyor olabilirler. Enstitüyü tamamen farklı bir yere taşımak ta düşünülebilir. Enstitünün arazisini parça parça almak yerine tamamı alınarak enstitüye yeni bir arazi verilmelidir. Hayvancılık tesisleri henüz taşınılmamış olmakla birlikte Konya- Karaman yolu kenarında İçeriçumra tapulama sahası içerisinde yeni tesisler yapılmış durumdadır. Bitkisel üretimle ilgili de geniş, verimli ve araştırmalara uygun arazi verilerek bu yeni yerde Enstitünün Uluslararası ismine yakışan işletme binaları, laboratuvarlar, idari ve sosyal tesisler, okul ve lojmanları yapılarak enstitüye kazandırılmalıdır. Tarımda örnek faaliyetleri ve tarıma kazandırdığı çok sayıda ıslah çeşitleri ile önemli bir kuruluş olan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü günümüze uygun modern bir hale getirilmiş olmalıdır.
“Zararın neresinden dönerseniz kardır” demiş atalarımız. O halde bu değerli sözlere kulak vermeli, Bahri Dağdaş adıyla yaşatılan bu enstitünün arazisi üzerinden ya el çekilmeli, ya da Enstitünün yerinden çok yapmakta olduğu görevi ve Konya ve Türk Tarımı için gerekliliği dikkate alınarak düşünülenler ve belirtilenler bir an önce uygulanmalıdır.
Şehirde hep birlikte mevcut kazanımlara yeni kazanımları eklemek varken mevcutları küçültmek ve yok etmek asla doğru değildir. Doğru ve uygun kararların verilmesi ümidiyle hoşça kalınız.