Konya Ovası, Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim alanlarından biridir. Geniş düzlükleri, tarıma elverişli toprakları, birçok ürünün de üretiminde ilk sıralarda ve tahıl üretimindeki önemli yeri olması nedeniyle ülkemizin tarımsal üretim ve ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Ova, özellikle buğday, arpa, şeker pancarı, mısır, ayçiçeği, yem bitkileri yetiştirilmesi ve tohumluk üretiminde önemli potansiyele ve ülkede önemli bir paya sahiptir.
Bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi Konya ovasında da araziler; bitkisel üretim, hayvancılık, mera, sulak alan, orman yerleşim, sanayi, ulaşım, tarihi ve doğal yaşam alanları gibi farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Konya Ovasında tarım arazilerinin verimli, dengeli ve sürdürülebilir biçimde kullanılması, hem bölge ve ülke ekonomisi hem de gelecek nesiller açısından büyük önem taşımaktadır. Konya Ovası’nda arazi kullanımı denilince sadece ekilen dikilen tarımsal üretimde kullanılan arazilerden ibaret olmadığı bilinmelidir. Bu araziler içerisinde günün şartlarına ve gelişen teknolojinin tarımda kullanımına göre zaman zaman değişimler görülmektedir. Bu nedenle dün tarımda kullanılmayan veya sulanamayan arazi günümüzde kullanılabilir hale gelmektedir. Örnek: 1970’li yıllardan önce 45 milyon hektar olan mera alanı 2000’li yıllarda 13.4 milyon hektara düşmüştür. Yerleşim yerlerinde, sanayi alanlarında, ekilen ve sulanan arazilerde de artış olmuştur.
Arazi kullanımının temel amacı, mevcut toprak ve su kaynaklarını koruyarak üretim yapanların tarımsal üretimin sürdürmek, gelirlerini artırmak ve bu alanların ve doğal kaynakların gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır. Bunların sağlanması halinde kırsaldan kentlere göçün önlenmesi de planlanmalıdır.
Konya Ovası’nda arazilerin en geniş kullanımı tarımdadır (%46.1). Bölgede tarım arazilerinin kullanımında en önemli konulardan biri de arazinin özelliklerine uygun ürün seçilmesidir. Bölge içerisinde jeolojik ve ekolojik farklılıklardan dolayı her toprağın su tutma kapasitesi, verimlilik düzeyi, tuzluluk durumu ve iklim koşulları aynı değildir. Bu nedenle ürün seçimi yapılırken bölgenin toprağın özellikleri, iklim, mevcut su kaynakları ve su temini dikkate alınmalıdır. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığınca havza bazlı üretim planlamaları yapılmakta ve uygulamaya çalışılmaktadır. Bu uygulamada üretilecek ürün seçiminde devlet destekleri önemli bir faktör olup üretici yanında mahalli tarımla ilgili kooperatiflerde uygulamaya dâhil edilmeli ve mecbur tutulmalıdır.
Konya Ovasında arazilerin yarıya yakını, bölgenin iklim ve toprak özelliklerine uygun olarak tahıl ekiminde kullanılmaktadır. Kuru tarım alanlarında daha çok buğday ve arpa yetiştirilmektedir. Sulama imkânı bulunan yerlerde ise şeker pancarı, tanelik ve silajlık mısır, ayçiçeği, patates, fasulye, çekirdek için kabak, yem bitkileri ve çeşitli sebzeler yetiştirilmektedir. Sulanabilen arazilerde münavebe içerisinde tahıllarda ekilmektedir. Kuru tarım yapılan alanlarda buğday ve arpa gibi su ihtiyacı daha çok mevsimsel yağışlara bağlı ürünler önemli bir yer tutmaktadır. Sulanan alanlarda ise üretici kendisine daha yüksek gelir sağlayan yeşil ürün denilen bitkileri ekmeyi tercih etmektedir.
Konya Ovası kapalı havza olduğu için mevcut su varlığı daha çok alanı sulamak için yeterli değildir. Ancak bölge üreticisi sulu tarımı çok iyi bildiğinden mevcut üretim alışkanlığını sürdürmek istediğinden alınan bazı tedbirler istediği ve gördüğünden geri adım atmasına neden olacağından zorlanmaktadır. Bu nedenle ovaya dış havzalardan o havzanın ekolojisini bozmadan suyun az kullanıldığı dönmelerde bölgeye su aktarılmalıdır. Ayrıca su varlığı fazla olan havzalardan da ovaya su taşınmalıdır. Günümüzde petrol, gaz ve elektrik dünyanın uzak bölgelerine taşınabildiğine göre insanın temel ihtiyacı olan tarım ürünlerinin üretimi ve bölgemiz içinde elzem olan su Konya ovasına taşınmalıdır.
Bazı yazarlar bölgede yetiştirme döneminde su ihtiyacı yüksek ürünlerin Konya Ovasında yetiştirilmesinin doğru olmadığını savunmaktadırlar. Ülkemizde birçok ürünün yetiştirildiği ve tüketildiği yerlerin dağılımına bir bakalım. Bölgenin özelliği nedeniyle ülkemizin her yerinde her ürün yetiştirilmiyor. Örneğin her yerde pamuk, narenciye ürünleri, fındık, çay ve bazı ürünler yetiştirilmiyor, ancak ülkenin her köşesinde bunlar ve benzeri birçok ürün yetiştirildiği bölgeler dışında tüketilmektedir. O halde Konya’nın buğdayını veya ununu, makarnasını kullanan diğer birçok il ve hatta ülkeler vardır. Bu illerde ovanın su varlığını kullandığı için su ihtiyacına da katkıda bulunmalıdırlar. Dünya ve ülkemiz için bu duruma bu açıdan bakıldığında tartışılacak çok konu olduğu bir gerçektir.
İthal ürünler o ülkenin suyunun da getirildiği ülkeye taşıdığı göz ardı edilmemelidir. Eğer ülkemiz daha az üretirse o oranda dışardan alım yapacağız demek. Örnek; Türkiye’de hayvancılık yem sanayi ve nişasta bazlı şeker sektöründe kullanılan mısırın tüketimi yıllık ortalama 11,5 - 12 milyon ton kadardır. Türkiye’nin yıllık üretimi 2024/2025 pazarlama yılında üretim 8,1 milyon ton olmuştur. Kullanılabilir üretimin yurtiçi tüketimi karşılama oranının %73 olması ithalatı artırmıştır. 2024/25’de ithalat 5,7 milyon ton ile tüm zamanların en yüksek miktarına ulaşmıştır. Bazı yıllar üretim miktarı 9 milyon tona doğru yükselmiş olsa da üretimimiz ülke tüketimini karşılayamadığı için ithal etmek zorunda kalıyoruz. Eğer şu, şu bitkileri ekmeyin denilirse o ürünlerde toplam üretim azalacağından daha çok ithal etmek zorunda kalınacaktır. İthal ürünün geldiği ülkenin çiftçisini desteklemek olduğundan buna fırsat vermek yerine kendi üreticimizin ihtiyacı olan su ve diğer girdiler karşılanması daha uygun olacağı ve kırsaldan kentlere göçün de azalacağı dikkate alınmalıdır. (Yazı Devam Edecek).