Yaşar Kemal’in “ Yer Demir Gök Bakır” adlı romanı vardı.
Çaresiz kalmış köylülerin düşlerinde ermiş yaratıp ona sığınmalarının hikâyesini anlatan romandı.
Kitabın geneli köyün muhtarı Sefer ile köylünün zorla ermiş yaptığı Mehmet Topbaş arasındaki olayları konu almaktadır.
Şimdi nereden icap etti? Diyebilirsiniz.
Tamam, deyin efendim!
Böylesi sıkıntılı zamanlarda eskilerden dem vurup ibret gözüyle bakmak insanı başka alemlere götürüveriyor.
Başka deyişle insanı dinlendiriyor.
Gelmiş gelecek derken zaman süzgecinden geçenleri, geçemeyenleri hatta unutulanları unutulmak zorunda olunanlar bir bir göz önüne geliveriyor. Değil mi?
“ Yer Demir Gök Bakır” Deyince ta eskilere gittim.
Cenabı Allah hafızamıza açıklık versin.
Ancak, benim unutmadığım hatıralar çağrışım yapıyor.
Nasıl çağrışım yaptı?
Yer Demir Gök Bakır deyince tabiii.

Rahmetli babam Dorlalı Eşref ve Ağaraslı Vehbi Aksoy ile Konya Etbalık Kurumuna sığır kestirmeye gideceklerdir.
Komşumuz Rahmetli Taşağıllı Saadettin Ata Amca babamgile;
--- Her zaman Konya’ya Kombinaya giderseniz beni götürmediniz? Deyince babamgil;
--- Yarın hazırlan beraber gidelim! Derler.
Ertesi gün Konya Etbalık Kurumuna Rahmetli babam, Vehbi Amca ve Rahmetli Saadettin Amca giderler.
Etbalık Kurumunu girişten başlayarak, kantar, kotraları sırasıyla gezdirirler;
Sonrasında Rahmetli Babam sorar;
--- Hacı Sadettin Ağa nasıl buldun kombinayı?
--- Nasıl bulacağım Eşref’im yer demir, gök bakır sığır ayağını kaptır mı, kendini tezgahta buluyor. Ancak, temizlik var. Bir de hayvana eziyet edilmiyor. Helalından kesim yapılıyor.
Cenabı Allah devletimize zeval vermesin! Diyor.
Şimdi Konya Et Balık Kurumunun yerinde yeller esiyor. Konya’da özel bir özel başta Konya Şeker Panogra olmak üzere birçok modern mezbaha bulunmakta, ancak hayvancılık mehter takımı gibi üç ileri dört geri gitmektedir.
**
Bu hafta içinde Çumra’mızın tanınmış esnaflarından rahmetli babamım asker arakadaşı Yörükcamililli Veli Küçükmmumcu’nun oğlu Foto Şafak adıyla tanınan Hasan Küçükmumcu Ağabey vefat etti. Allah rahmet eylesin ahiret yurdu cennet olsun. Kardeşi arkadaşım Adem Küçükmumcu şahsında bütün Küçükmumcu Ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Bunun yanında şehrimizde intihar gibi istenmeyen olaylar oluyor. Gencecik çocuklarımızı kaybediyoruz. Geçen akşam Belediye Düğün salonunda Çumra Sanayi esnaflarından arkadaşımız Radyatörcü Bayram Ekinci’nin yeğenin düğününde Bardakçı Mahallesi muhtarı Sait Tutumlu ile sohbet ettik. Konu aile bağları, dost, ahbap, arkadaş dahası yakın çevrenin yansıra derdini sırrın paylaşacağı sırdaşların eksikliğinden dem vurduk.
Birçok rahatsızlıklar doktorlar öncesinde sırdaş dostlarla paylaşımlar ile halledildiği günler geride kaldığı için toplum olarak çıkmaz sokaklara giriyoruz.
Dün olduğu gibi Türk Toplumunu ayakta tutan tekrar bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmalıyız. Yediden yetmişe bütün bireyler konuşarak, dertleşerek büyük veya küçük sorunlarımıza çare olmalıyız çare bulmalıyız.
Zamanımızın olmazsa olmaz şartı bir beraber olmaktır.
“Kimseyle yarışmadan, kimsenin hayatına özenmeden kendi bahçesini güzelleştirenler, sonunda en güzel çiçekleri toplar.”
Ki o zaman yarınların elinde tutabiliriz.
Ne buyurdunuz?
**
Saptırmaya kafaları vurmadan tedbir alalım.
Sadettin Amcamızın dediği gibi ayağı kaptırdın mı elden bir şey gelmiyor.
Gerçekten yer demir gök bakır mı?
Evet, yer demir gök bakır.