Dünkü “Konyaspor ve Adnan Süvari sezonu” başlıklı yazımın “Kurt elmanın içine girerse” kısmının son bölümünde “Benim endişelenmeme neden olan tek konu şu; Başkan Ömer Atiker’in yıpratılması, dolasıyla da yıldırılması!
“Keşke bu işe soyunmasaydım da, kulübe dışarıdan destek vermeye devam etseydim” diye düşünmeye başlarsa, yani kurt elmanın içine girerse, işte o zaman kötü olur…
Konyaspor kulübü çok şey kaybeder” diye yazmıştım…
Bu cümleleri neden kurduğumu dışarıdaki insanlar bilmeyebilir ya da umursamazlar, ama içeridekiler, yani yönetenler benim ne söylemek istediğimi iyi bilirler…
Çünkü, o tedrisattan ben de geçtim…
Hilmi Kulluk döneminde basın sözcülüğü görevinde bulunduğum için, zaman zaman meslektaşlarıma, zaman zaman da sokaktaki insanlara meramımı anlatırken zorlanmasına zorlandım, ama “hadi lan oradan” demesini de bildim.
xxx
Cengiz Yönet’i ve Ali Camgöz’ü anlayabiliyorum…
Kibar adamlar…
Benim gibi “Erol Taş” suratlı değiller!
Bu nedenle, Anadolu kulüplerinde, özellikle Konyaspor gibi kulüplerde başkanlık ve yöneticilik yapmak her babayiğidin harcı değil…
Yöneticilik yapmak için, istediğin kadar futbol aklın olsun yeterli olmuyor…
İllaki paran olacak, en önemlisi işinden, cebinden, zamandan, duygularından ve ailenden yapabildiğin kadar fedakarlık yapacaksın…
Yukarıda da altını çizdiğim gibi, yöneticilik kolay bir iş değil…
“İyi yaptın” diye madalya takmazlar, ama hafif bir sendelersen, evin cümle kapısı gibi gelen vurur, giden vurur!
xxx

Basın Sözcüsü ve Kulüp Genel Sekreteri sevgili Cengiz Yönet ile Futbol Şube Sorumlusu sevgili Ali Camgöz’ü dinlerken, daha doğrusu saçma sapan sorulara cevap verirlerken bunları düşündüm…
Kimse başkanın ya da yöneticilerin halini hatırını sormuyor!
Kulübün mali durumu kimsenin umurunda değil…
Açıklamasalar da, her Anadolu kulübünde olduğu gibi, Konyaspor’da da mali sıkıntı var!
Bu bir realite…
Cengiz Yönet kısmen de olsa açıkladı…
Forma satışlarının rakamının 2 bin civarında olduğunu söyledi…
“Kombine satışı” derseniz, içler acısı…
Çoğunluğunu da yöneticilerle, sponsorlar almış…
Nereden bakılırsa bakılsın, 2,5 milyonluk bir şehrin takımının forma satışı ile kombine satışı utanç verici!
Nasıl olacak?
Konyaspor yönetimi, bu şartlarda bırakın Muhammed Salah’ı, muadilini değil, muadilinin çakmasını bile alamaz!
Kimse kusura bakmasın..
xxx
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Salah transferinden sonra üç gün içerisinde 550 milyon liralık kombine satışı yaptıklarını ve bu gelirle oyuncunun bir yıllık maliyetinin yarısından fazlasını karşıladıklarını söylemiş…
Trabzon’un nüfus 825 bin…
Konya’nın nüfusu 2 milyon 350 bin…
Trabzon örneğini vermek gerçekten canımı acıtıyor, ama böyle de bir gerçek var…
Konya’nın Trabzon’dan eksiği ne?
Üç günde 550 milyon liralık kombine satmışlar…
Konyaspor 6 bin kombine satmış, bunun yarısını da yöneticiler ile sponsorlar almış!
Ne diyebilirim ki, “Allah bereket versin!” demekten başka…
Ondan sonra çıkıyorlar sosyal medyada, “Şunu niye almadınız, bunu niye gönderdiniz” gibi, abuk-sabuk sorular soruyorlar…
Geçen sezon kupa finali oynamış bir takımın forma ve kombine satışı utanç verici değil de, ne Allah aşkına?
xxx
Konyalılar olarak “Camiye veririm, ama Konyaspor’a vermem” zihniyetinden arınmamız lazım…
Konyaspor’u sadece bir futbol takımı olarak düşünmemek gerekir…
Mesele sadece top ve bu topun peşinden koşan 11 kişi değil… Formasını taşıdıkları Konyaspor bu şehrin dünyaya açılan penceresidir…
Şehrin ekonomisine de katkısını kimse inkar edemez…
Maç günleri oteller, restoranlar, taksiciler, hediyelik eşyacılar herkes Konyaspor nimetinden öyle ya da böyle istifa ediyor…
Bütün bunların ekonomik olarak bir karşılığı olduğunu söylemek abes olmaz…
Dolayısıyla Konyaspor’a verilecek destek, sadece kulübe verilen destek değildir…
Konya’ya verilen destektir…
Bunu neden anlamayız ya da anlamamakta ısrar ederiz!
Destek verilmediği gibi, destek verenlere de “şaşı” bakarız…
Nasıl bir hastalıksa!
Cehennem zebaniliğinde de üstümüze yok…
Anlayın artık…
Konyaspor siyaset üstü bir kurumdur…
Konyaspor üzerinden siyaset yapılmaz!
Konyaspor üzerinden siyasi hesap görülmez…
Konyaspor bu şehirde yaşayan herkesin ve her kesimin ortak değeridir…
Dilimizde tüy bitti bunları anlatacağız diye…
Konyaspor kimsenin babasının malı olmadığı gibi, kimsenin tapulu malı da değildir…
Konyaspor, Konyaspor sevdalılarınındır…
Çok uzatmayacağım; Konyaspor bu şehrin ortak değeridir, bu şehrin ortak heyecanıdır, bu şehrin ortak markasıdır…
Ve bu şehrin dünyaya açılan penceresidir…
Bu takıma bugün sahip çıkılmazsa ne zaman sahip çıkılacak?
Ömer Atiker ve yönetici arkadaşları bu ağır yükü ne kadar taşıyabilirler?
Bilemiyorum…
Ama, bildiğim bir şey var ise Trabzonspor’un 550 milyonluk sattığı kombinenin yanında, Konyaspor’un 6 bin kombine satışı beni utandırdı, mahcup etti…
Yazık…
Başlıkta dediğim gibi, “Konyaspor’da sorun transfer değil, sorun daha derinde.”