Zaman zaman insanın “Ah elime bir fırsat geçse 67 yıldır zihnime kazıdığım olumsuzlukları bir çırpıda düzeltip hem millete hem devlete bir iyilik yapabilsem.” diyesi gelir. Benim de “diyesim gelen” konular var.
Mesel a elime bir fırsat geçse; düğünden, dernekten başlayıp, asker uğurlama, spor kulübü karşılama, siyaset, ticaret, kısaca aklınıza ne kadar konvoy eylemi geliyorsa bir çırpıda hepsini yasaklardım.
Tabi bunların hepsinden önemlisi, devletin idari ve hizmet sisteminde köklü değişiklere giderdim.
Şöyle ki :
1. Vatandaşımın “vergi vermeme” özgürlüğü olmalıdır.
Vergi verip vermemekte özgür kalacak vatandaşın maaşında, yükümlü olduğu vergi oranında indirim yapılmalı ve kendisine o şekilde maaş ödenmelidir. Bunu bilen vatandaş, ister öder vergisini isterse eksik maaş alır. Hem böylece alınan vergilerin ne işe yaradığını da anlamış olur.
2. Yardım ve bağış verme ya da vermeme özgürlüğü zaten var.
Vatandaş bir felaket anında istediği resmi ya da özel kuruma yardım edebiliyor zaten. Bunlar kayıt altına alınmalı ve bir felaket durumunda vatandaş kime ve nereye yardım etmiş ise o resmi ya da özel kurumdan yardım talep etmelidir. Mesela özel yardım kuruluşlarına yardım eden vatandaş, devlet imkânlarından kesinlikle istifade ettirilmemelidir. Açık bir örnek verecek olur istek eğer, Kızılay'a bağış yapmayıp başka bir yere bağış yapan vatandaşa kesinlikle kan verilmemeli ya da çok yüksek paralar karşılığında verilmelidir.
3. SSK primi ödeyip ödememekte vatandaşlar bağımsız olmalı.
Bildiğim kadarıyla prim ödemeyen bağımsız çalışanlara sağlık hizmeti parayla veriliyor. Sağlık ücretleri daha da artırılmalı ve diğer çalışanlar da prim ödemekte serbest olmalılar ama ödemeyenler devletin bedava sağlık hizmetlerinden faydalandırılmamalılar.
4. Köprü, yol, metro, tünel v. s hizmetlerine vatandaş dolaylı ya da dolaysız katkı yapıp yapmamakta serbest olmalıdır.
Bu hizmetleri eleştirenler, mesela "Geçmediğimiz köprünün parasını ben neden ödeyeceğim?" ya da "Köprü mü yiyeceğiz?" "Metro mu içeceğiz?" gibi sosyal medya algısı yapanların isimleri belirlenip bu tür hizmetleri kullanacaklarında kendilerine bu sözleri hatırlatılmalı ve bu arkadaşlara farklı fiyat tarifesi uygulanmalı gerekirse bu kişilerin o yerleri kullanma hakları bile olmamalıdır.
Biraz derin düşününce vatandaş sanki haklı gibi duruyor. Mesela askeri uçaklara mı biniyor vatandaş? Askeri gemi ve tanklardan mı istifade ediyor? E, öyleyse onlar için de vergi ödememeliler. Yarın bir gün düşman ülkeye saldırıldığında savaş sonrası yardımlardan mahrum bırakılmalılar.
Ayrıca vatandaşlarımız helikopter yemiyorlar ki karınları doysun? İHA SİHA’yı aparatif kahvaltı olarak mı kullanıyorlar? Ne faydası var pır pır pır, vır vır vır etmekten başka?
5. Askerlik hizmetlerini yapıp yapmamak serbest bırakılmalılar...
Bu konu aşağı yukarı çözülmüştür. Para veren bu hizmeti parası ile yapmaktadır. Para vermeyenler ise 6 ay mecburi askerlik hizmeti yapmaktadır. 6 aylık askerlik hizmeti yapanların SSK primleri bu dönem için devlet tarafından ödenmelidir. Askerlik yapmazlarsa eğer bu şahıslar bir güvenlik sorunu ile karşılaştıklarında ve yardım talep ettiklerinde güvenlik hizmeti verilmemeli ya da hatırı sayılır bir para alınarak verilmelidir.
Daha çok yazardım da bugünlük yetsin bu kadar.