UFUK TURU TOPLANTILARI ÜZERİNE -1-
Konya Sivil Toplum Kuruluşları'nın 12.sini düzenlemiş oldukları, Ufuk Turu Toplantılarını izlemek üzere Ankara'daydım. Esenboğa Havaalanı yolu üzerinde, Akyurt İlçesi, Balıkhisar mahallesi sınırları içinde bulunan Büyük Ankara Hotel'de düzenlenen toplantılar dört gün sürdü.
Değerli insan kıymetli kardeşimiz, Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkan Vekili Muhsin Görgülügil'in davetlisi olarak, gazetemizin de talebi üzerine katıldığım bu toplantılar, hem benim için, hem diğer katılımcılar için çok yararlı oldu.
Özellikle oturumlarda yer alıp, kendilerine verilen konular üzerinde doyurucu konuşmalar yapan Doç. Dr. Yusuf Tekin, Prof. Prof. Dr. Birol Akgün, Musa Kulaklıkaya, Doç.Dr. Kudret Bülbül, Doç.Dr.Ahmet Uysal, Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Prof. Dr. Haluk Alkan, Prof. Dr. Yavuz Atar, Dr. Murat Yılmaz, Ak Parti Ankara Milletvekili adayı Ahmet Gündoğdu önemli konulara değindiler.
Moderatör olarak görev alan Prof. Dr. Mustafa Çufalı, eski Milli Eğitim Bakanlarından Vehbi Dinçerler, Prof. Dr. Ali Akmaz, Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl ve STK Çalıştay'ını yöneten Prof. Dr. Önder Kutlu görevlerini başarı ile yerine getirdiler.
Eski Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler ve Ankara Milletvekili Adayı Ahmet Gündoğdu en çok alkış alan konuşmacılardı. Vehbi Dinçerler'in sempatik ve güler yüzü, engin tecrübeleri, Ahmet Gündoğdu'nun eski Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Başkanı olması, hitabeti ve siyasî güncel tesbitleri çok beğenildi.
Vehbi Dinçerler'e Sayın Bakanım, sizin Bakanlığınız zamanında, Kırıkkale Çerikli Lisesi'nden, Polatlı Lisesi'ne sürgün edildim, ama Allah razı olsun beni küçük bir kasabadan kurtardınız demem üzerine Vehbi Dinçerler, Sürgün ifadesine kızdı. Sürgün olmaz dedi. Ben olayın iç yüzünü anlatınca etrafındakilerin, özellikle o dönemde Bakan yardımcısı olan Ziya Ercan'ın neşesi geldi.
Suçluyu Ziya Ercan ilan edip rahatladık. Ama ben gerçekten Vehbi Dinçerler'i o hassas dönemde yaptıklarına ve yapamadıklarına bakarak halâ çok seviyorum.
Akşam sohbetlerinde Faruk Özçelik ve Dr. Ahmet Kılıç'ın, Türkiye'nin Gençlik Politikaları, Kötü Alışkanlıklar ve Korunma Yolları, İnternet ve Zararlı Etkilerinden Korunma Yolları üzerinde yaptığı bilimsel konuşmalar, verdikleri örnekler çok dikkat çekiciydi.
Türkiye bir haliyle çok ümit vericiyken diğer yönüyle eğer tedbir alınmazsa kötü bir geleceğe doğru hızla ilerliyordu.
Elimizdeki akıllı cep telefonları ve evimizdeki, ofisimizdeki, okulumuzdaki kısaca hayatımızdaki internet adeta birer gizli ve canlı bombaydı. Bağımlı yapmakla kalmıyor, bizi manevî hayatımızın değerlerinden koparıyordu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Prof. Dr. Zühdü Aslan, Ak Parti'li Doç. Dr. Yalçın Akdoğan ve yazar Rasim Özdenören de yoğun iş tempoları nedeniyle Ufuk Turu Toplantıları'na gelemediler.
Ama hem Konya'dan, hem de Konya dışındaki şehirlerden pek çok misafir geldiler. Kimi bir gün, kimi iki gün, kimi üç gün toplantılara katıldılar, kimi de toplantı boyunca Büyük Anadolu Hotel'i terk etmediler, toplantıları takip ettiler.
Hotel'in şehir merkezine, Ankara'ya oldukça uzak olması, geliş gidiş yapacak bir servis aracı, bir toplu taşıma aracı bulunmaması nedeniyle, özel aracı ya da Ankara'da bir tanıdığı olmayanlar hiçbir yere gidemediler.
Ama özel aracıyla gelenler, ya da Ankara'da yakını, arkadaşı, akrabası, çoluk çocuğu olanlar, bazı oturumlarda göründüler, bazılarında ise görünmediler.
Hotel odalarında uyuyarak, termal havuzda, saunada yüzerek, hanımlarıyla dışarıda gezerek toplantıları takip edenler(!) de vardı.
Ben de Hotel'e ayak bastığımız ilk gün herhangi bir program olmadığı için, Çubuk'ta bulunan doktor arkadaşım Dr. Nurullah Babacan'ın getirip götürmesiyle Çubuk ilçesine gittim. Eski Milletvekili, yazar ve Doktor, Dr. Mehmet Sılay'ın sohbetine katıldım. Ama son güne kadar diğer programları, toplantıları takip ettim.
Özellikle son gün biraz benim biraz da diğer arkadaşların teklifiyle son gün, Pazar günü Hacı Bayram-ı Veli Camii'nde Öğle Namazını kılmamız, akabinde Ulucanlar Cezaevi'ni ziyaret etmemiz çok anlamlı oldu. Burada Abdullah Şafak hocamın gayretlerine ayrıca teşekkür ediyorum.
Ulucanlar Cezaevi Eski Türkiye'nin acı bir göstergesiydi. Tarihin sayfalarında yer almış acı hatıralarla doluydu. Geçmişte ülke idaresini elinde bulunduranlar, kendi saltanatlarını devam ettirebilmek için sağdan ve soldan muhalif olan nice aydınları, nice din adamlarını, nice canları zindanlara atmışlar, işkence ve zulüm altında inletip idam etmişlerdi.
Konya'dan Ankara'ya YHT ile geldiğimiz gibi, Ankara'dan da Konya'ya yine YHT ile kısa sürede, konfor içinde, uçakta gider gibi gidip geldik. Dört saatte, beş saatte Ankara'ya, Konya'ya gidip geldiğimiz eski günleri hatırlamadan da edemedik.
Allah izin verirse, konuya Cuma günü d devam edeceğim ve bazı tesbitlerimi sizlerle paylaşacağım.
GÜNÜN SÖZÜ
BİR KİMSE SENİ, SENDE OLMAYAN VASIFLARLA ÖVERSE, SENDE OLMAYAN KUSURLARLA DA YEREBİLİR.
Ali Zeynelabidin
KAMİL BİRCAN, 27.05. 2015