Harun Hoçiç’in kaleme aldığı Temiz Bosna Toprağında Secde adlı kitabından sizin için seçtiğimiz, yürek burkan öyküleri bu yazımızda da paylaşmaya devam ediyoruz.
Bosna Savaşı’nda, bizim savaşlarımızda olduğu gibi; vatanı, dini ve namusu için çarpışan genç kızların kahramanlıklarına da tanık oluyoruz.
Bunlardan biri de Grebak’ta RPG (tanksavar) ile Çetnikleri dağıtan, “Jutta” (Sarışın) lakaplı genç kızdı. Jutta, gösterdiği cesaretle büyük takdir toplamıştı.
Cep Boy Kur’an-ı Kerim
"Biço", derviş mizaçlı, korkusuzca savaşan bir kahramandı. Fojnica Cephesi'nde Ustaşalarla (Hırvatlarla) savaşırken tekbirler getirerek saldırıya geçti. Diğer askerler de peşinden giderek düşmanı kovalamaya başladı. Ancak kısa süre sonra dizlerinin üstüne düştüğü görüldü. Herkes, on metreden vurulduğuna şahit oldu. Mermi isabet etmişti.
“Allah yazmadan ölüm yok” sözü, Biço için de geçerliydi. Kalbinin üstünde taşıdığı cep boy Kur’an-ı Kerim, mermiyi durdurmuştu. Allah’ın rahmetinden ümidini kesenlere, Biço bu kurşun saplı Kur’an-ı Kerim’i gösteriyordu.
(Temiz Bosna Toprağında Secde, s. 124)
Yazar Harun Hoçiç, Konyalıların da yakından tanıdığı ve Konya’ya defalarca gelmiş olan Şeyh Albay Halil Brzina’nın komutanlık yaptığı 7. Müslüman Tugayı’nın subaylarındandır.
Kitabın sayfalarında gezinmeye devam ediyoruz.
Başkomutanı Karşılayan Tekbirler
Tekbirler eşliğinde Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, 7. Müslüman Tugayı askerlerine şöyle seslendi:
“Sevgili kardeşlerim, 7. Müslüman Tugayı'nın askerleri, aranızda olduğum için mutluyum. Gelmemi tavsiye etmemelerine rağmen sizleri görmeye geldim. Size, benim hatalarımla sizin hatalarınızın çarpılarak büyüyeceğini söylemeye geldim. Bu yüzden dikkatli olun; bizim hata yapma hakkımız yoktur. Sizlere hayır dilerim. Allah sizleri korusun…”
(Temiz Bosna Toprağında Secde, s. 126)
Cephede Sisin Yardımı
Harun Hoçiç, cephede yaşadıkları olağanüstü bir olayı; bir kerameti, daha doğrusu Allah’ın bir inayetini kitabında şu şekilde anlatır:
Vlaşiç Cephesi’nde, Çetniklerle yapılan ilk çatışmada sis, adeta kahramanlarımızı takip ediyordu. Askerlerle birlikte ikinci Çetnik grubunun bulunduğu yere kadar ilerleyen sis, burada da düşmanı etkisiz hale getirmelerine yardımcı oldu. Ardından üçüncü grupla karşılaşana kadar da askerlerle birlikte ilerlemeye devam etti. Çetnikler neye uğradıklarını şaşırmıştı; ağır bir yenilgi aldılar.
Aliya’nın İbretlik Konuşması
Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, 7. Müslüman Tugayı’nı üçüncü ziyaretinde şu anlamlı konuşmayı yaptı:
“Geçmişimize bakarsak, milletimiz kaybolmaya, yok olmaya ve dinini reddetmeye başlamıştı. Bunun izleri her yerde görülüyordu. Ardından bu bela geldi. Uyanmamız, İslam’ın emanetini taşıdığımızı hatırlamamız başka şekilde mümkün olmayacak gibiydi. Doğru yola gelmemiz, kim olduğumuzu hatırlamamız için bu cehennemden geçmemiz gerekiyordu. Çünkü burası, dünyanın batısına en yakın İslam toprağıdır. Onu korumak zorunda olduğumuzu hatırlamamız gerekiyordu. 'İslam bu topraklarda korunarak kalabilir mi?' sorusuna cevap verme görevi bizlere düşmüştür.”
(Temiz Bosna Toprağında Secde, s. 160)
Soğukta Tutulan Oruçlar
Kitapta yer alan yürek burkan hikâyelerden biri de 1995 yılında, şiddetli kışın hüküm sürdüğü Ramazan ayında yaşanmıştır. Hava sıcaklığının -15 ile -25 derece arasında olduğu bu dönemde, cephedeki askerler ruhsat olmasına rağmen oruçlarını tutmuşlardır. Öyle ki, iftarda getirilen çorba masaya ulaşmadan donmaktaydı.
Yüksek Ahlaklı Mücadele
Yazarın BBC’ye verdiği röportajda savaş sırasında Müslümanların yüksek ahlaki duruşuna da şu sözlerle yer verilir:
“Müslümanlar kilise yakmaz, sivilleri öldürmez, çocukları hedef almaz, kadınlara tecavüz etmez, bahçelerdeki ekinlere ve toplumsal sermayeye zarar vermez…”
(Temiz Bosna Toprağında Secde, s. 168)
Bosna’daki şanlı direnişle ilgili aktaramadığımız daha nice hikâyeler var. Türk, Arap, Çeçen binlerce mücahit Bosna’nın yardımına koştu. Binlerce hayırsever ise maddi ve manevi destek sağladı.
Sonuç olarak: Zafer, inananların olmuştur.
Bu vesileyle Bosna’da şehadet şerbetini içen tüm şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.
Selam ve dua ile…