Türkiye’nin 24 yıl sonra tekrar katıldığı 2026 Dünya Kupası geçen hafta başladı. Her ne kadar millî takımımız ilk maçında Avustralya karşısında beklenmedik bir mağlubiyet almış olsa da, “Biz bitti demeden bitmez” mottosuyla yola çıkan millilerimize güvenimiz tamdır. Dualarımız onlarla. Dünya Kupası’nda özellikle Müslüman ülkelerin ilk maçlarda gösterdikleri performans takdir topladı.

Futbol, bir spor dalı olmasının yanında aynı zamanda bir endüstridir. İngiliz gazeteci ve yazar Simon Cuper, “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” adlı kitabında futbolun yalnızca bir oyun olmadığını; ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal boyutları bulunduğunu ifade eder. Elhak doğrudur.

Takımların, oyuncuların davranışları, sözleri ve inançları her zaman gündem olmuştur. Verilen mesajlar kitleleri etkilemektedir. Bazen tek bir cümle, insanın inancını, kararlılığını ve imanını o kadar güçlü bir şekilde ortaya koyar ki, bu etki adeta bir yanardağın patlaması gibi hissedilir.

İşte o örneklerden biri de 2026 Dünya Kupası’nda herkesin gözleri önünde yaşandı.
“İmandır o cevher ki ilâhî ne büyüktür…” sözünün tecellisini Senegal Millî Takımı’nda gördük. Bir de “Namaz, sancıma ilaç, yanık yerime merhem; onsuz ebedî hayat benim olsa istemem!” beyitinde ifade edilen hakikate, canını, malını, şampiyonluğu feda eden mümince bir duruşa şahit olduk.

Olayı hatırlayalım:

Pape Thiaw tüm dünyaya seslendi…

Turnuva için ABD’de kamp çalışmalarını sürdüren Senegal Millî Takımı, meteorolojinin kırmızı alarm verdiği zorlu hava şartlarına aldırış etmeden cuma namazına gitti.

Bu durum ABD’de tartışmalara yol açtı. Basın toplantısında bir gazeteci bu konuyu teknik direktör Pape Thiaw’a sordu:

  • Gazeteci: Bugün New Jersey eyaletinde şiddetli rüzgârlar vardı ve güvenlik heyeti dışarı çıkmamanızı önerdi. Buna rağmen neden namaza çıktınız?
  • Pape Thiaw: Namazdan daha önemli bir şey var mı? Bence bu senin bana soracağın bir soru değil. Buna hakkın yok. Siz rüzgârdan korkuyorsunuz, biz ise rüzgârı yaratan Allah’tan korkuyoruz. Biz buraya bir futbol turnuvası için geldik ama Allah’a ibadet için yaratıldığımızı unutamayız.
    Eğer bugün Dünya Kupası finali olsaydı ve biz finalde yer alsaydık, cuma namazı için gitmek şampiyonluğu kaybettirecek olsa bile biz yine de namazı tercih ederdik. Çünkü onun vakti bellidir. Dinimizin ritüelleri hakkında bizimle bu şekilde konuşamazsınız…

(https://www.esyenigun.com/siz-ruzgardan-biz-allahtan-korkariz)

Bu kararlılığıyla, dünyanın tüm şatafatı ve albenisinin Allah’a kulluk yanında ne kadar küçük kaldığını gösteren Pape Thiaw’a selam olsun. Müslümanların göğsünü kabarttı.

Futbolun sadece futbol olmadığını bu olayda da bir kez daha gördük. Modern cahiliyenin aldatıcı ışıltılarına kapılmadan, mesleğimiz ne olursa olsun hayatın merkezine kulluk bilincini yerleştirmek gerekir.

Selam ve dua ile…