Bazı taraftarların Konyaspor sevgisinin tarifi yapılamaz, tarifi de olmaz zaten…
Müthiş bir sevgidir ya da sevdadır…
Bu şehirde bazıları vardır ki, Konyaspor onlar için yaşam biçimidir…
Konyasporla güler Konyasporla ağlarlar…
Vardır böyleleri…
Örneğin meslektaşım Mustafa Durmuş…
Aslen Malatyalı olmasına rağmen, “Konya ve Konyaspor” denildiği zaman akan sular durur onun için…
Öyle böyle değil, delicesine bir Konyaspor tutkunu…
Bilenler bilir, Konyaspor mağlup olmuşsa, Mustafa’nın evinden cenaze çıkmış gibidir!
O derece yani…
Kimseyle görüşmez, konuşmaz., tamamen içine kapanır ve Konyaspor’un bir sonraki galibiyetine kadar resmen fişi çeker…
Öyledir Mustafa…
Sadece Mustafa mı?
Değil tabi ki…
Benim de var bir arkadaşım, dostum, mahalleden komşum…
Daha evvel yazmıştım “Bu nasıl bir sevda” başlıklı yazımda…
Arşive girince bu yazı karşıma çıktı…
Gerçek taraftarlığın ve Konyaspor sevgisinin bu olduğunu hatırlatma adına daha önce yazdığım yazıyı paylaşmak istedim…
xxx
BU NASIL BİR SEVDA
Bazı insanlar vardır, tuttuğu takımı kendisi ile özdeşleştirir…
Takım başarılı olursa kendisine olan özgüveni de artar…
Otururken, kalkarken, yürürken, konuşurken, gülerken daha bir gururla yapar bu hayatın içerisinde olanları...
Bu da öyle biri…
Konyaspor’a olan sevdası karşılıksız bir sevdadır...
Konyaspor’un hiçbir maçını kaçırmayanlardan, tüm oyuncuların, teknik adamların, başkanların en ateşli savunucusudur…
Toz kondurmaz onlara…
Kendisini takımın bir parçası gibi görür…
Böyle bir aidiyet duygusu var…
Çok eski tanıdığım için, oyuncular sahada, o da tribünde oynar maçı…
Konyaspor başarılı olmuşsa, maç kazanmışsa gururla dolaşır Konya sokaklarında…
Kaybettiğin de mi?
Sokağa çıkmadığı zamanlar olur…
Kendini yalnız hisseder, gururu incinir…
O gerçekten formaya aşık…
O gerçekten armaya aşık…
O gerçekten renklere aşık.
xxx
Sabah evden çıktım, durağa doğru adımlarken, koşarak yanıma geldi…
“Abi ne yaptınız ya” dedi!
Şaşkınlıkla “ne yapmışız” dedim…
“Göztepe’yi de yenememişiz. İki maçta 5 puan kaybettik” dedi…
“Olmayınca olmuyor” dedim…
“Takım kötü müydü abi?” dedi…
“Kazanacak kadar iyi değildi” dedim…
“Hayırdır sen gelmedin mi maça” diye sordum…
“Gelemedim abi” dedi…
“Sen kolay kolay maç kaçırmazdın, Konya’da değil miydin?” dedim…
Cevap beklemediğim yerden gelince, hem kendisinin, hem de benim omuzum düştü, sol yanımdan vurgun yemiş gibi oldum…
“Hanım kanser, pankreas kanseri, ayrılamadım yanından, onun için de gelemedim maça abi” dedi…
“20 yıl önce göğüs kanseriydi, atlattık, bu sefer de pankreas illetine yakalandı…
Allah’tan umut kesilmez, doktorlar uğraşıyor” dedi…
Konuyu tekrar Konyaspor’a getirdi…
“Televizyondan da izleyemedim, nasıl geçti maç?” dedi…
Atamadağımız penaltıyı, Jahoviç’in uzatmalarda kaçırdığı pozisyonu anlattım…
Üzüldü…
Suratı ekşidi...
Gözlerini kısarak, “Göztepe’yi yenmeliydik be abi” dedi…
“Doğru söylüyorsun, yenmeliydik” diyebildim…
O sırada otobüsüm geldi, ben otobüse binerken arkamdan seslendi…
“Abi gözünüzü seveyim, kurban filan kesin bu şanssızlık bitsin” dedi…
Anlayacağınız yine toz kondurmadı Konyaspor’una…
Kayseri ve Göztepe maçlarındaki puan kayıplarını şanssızlığa bağladı…
Ağzından tek kötü kelime çıkmadı…
Helal olsun ona...
Kendimi iyi Konyaspor’lu zannederdim…
Onun Konyaspor’a olan sevdasını gördükten sonra, “utanmadım” dersem yalan olur.
xxx
Nasıl bir sevdadır ki, hanımı, hayat arkadaşı, çocuklarının annesi amansız bir hastalıkla mücadele ederken, sen tut Konyaspor’un iki haftada kaybettiği 5 puana üzül, Göztepe beraberliğine kahrol!
Ne söylenebilir ki?
Bende birşey söyleyemedim tabii ki…
Gözlerim doldu, o kadar.
xxx
HANIMINI KAYBETTİ
Gerçekten çok iyi bir Konyaspor’lu kardeşimiz…
Ve fakat…
Bu kardeşimiz maalesef hanımını kaybetti…
Çok çabaladı hayata tutunması için…
Doktorlar da çabaladı, ama olmadı…
Düşünsenize; hanımı hayata tutunmak için mücadele ederken bile, Konyaspor’u düşünen ya da düşünebilecek kaç kişi var aramızda?
Allah için söyleyin…
Evet…
Konyaspor’un böyle taraftarlara ihtiyacı var…
“Neden transfer yapılmıyor, bu yönetim ne yapıyor?” diye sürekli yangın çıkaranlara değil, Konyaspor için yananlardan…
Neyse…
Dam alçak değnek kalkmaz…
Sabır.
xxx
KONYASPOR’DA İKİ GÜZEL GELİŞME
Birincisi sponsorluk anlaşması…
Tümosan “devam” dedi…
Türkiye’nin önde gelen yerli ve milli traktör üreticilerinden, Konya’nın da yüz akı firmalarından Tümosan ile Konyaspor, güreş tabiriyle yeniden kol bağladı…
Yani, isim ve göğüs sponsorluğu yenilendi…
Tümosan’ın bu yaklaşımı Konya ölçeğinde önemli bir destek…
Helal olsun onlara.


KONYASPOR’A NİJERYALI STOPER
Konyaspor’da ikinci güzel gelişme ise transfer…
Yeşil beyazlı temsilcimiz, Süper Lig tecrübesi olan Nijeryalı Chidozie ile iki yıllık sözleşme imzaladı…
1997 doğumlu olan, yani 29 yaşındaki Nijerya milli takımın da oyuncusu olan Chidozie, son olarak Nantes takımında forma giydi…
Alanyaspor’da kiralık oynayan Nijeryalı’nın en büyük hardikapı; maaşını zamanında almadığı zaman arıza çıkarıyor olmasıymış…
Ben demiyorum, konu komşu öyle diyor…
İnşallah Konyaspor’da bu tür sıkıntıları yaşamaz.