Saraykent Şiir Şöleni 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü icra edildi.

Şiir şöleninin organizatörlüğünü Ahmet Süreyya Durna üstadım gerçekleştirdi.

Canım babam Veyis Ersöz 27 Temmuz 2018 Cuma günü ebedi âleme irtihal eyledi.

Bunları okuyunca “Saraykent Şiir Şöleni ile babanız Veyis Ersöz’ün ne gibi bağlantısı olabilir?” diye düşündüğünüzü biliyorum.

Gazeteci, şair ve yazar Ahmet Süreyya Durna üstadımla babacığım Veyis Ersöz’ün iyi bir dostlukları vardı. Birbirlerini gönülden severlerdi.

Ahmet Süreyya Durna üstadım şiir şölenine davet etmek için bendenizi aradığında “Merhum babanızı çok sever sayardım. Yazıları ve şiirleri ile ülkeye yıllarca hizmet eden o babanın evladını davet etmez isem listem eksik kalırdı” demişti.

“Şiir şöleni hangi tarihte yapılacak?” soruma “25 Temmuz’da” diye cevap aldığım anda zihnim hemen babamın vefat tarihine çağrışım yaptı. Zira babacığımın vefat tarihi 27 Temmuz idi.

Merhum babacığımın bir dostu arıyor ve onun vefat yıldönümüne 2 gün kala Saraykent’te Şiir Şöleni düzenleneceğini söyleyerek beni de davet ediyordu. Baba dostumu kıramazdım. Bu daveti geri çeviremezdim. Ancak katılmam için bir isteğimin yerine getirilmesi gerekiyordu.

Saraykent1

Şu cevabı verdim.

“Eyvallah. Davetinize icabet etmekten şeref duyarım. Ancak katılabilmem için yanımda bir arkadaşımın daha olması gerekiyor. Zira bendeniz yalnız yolculuk yapmıyorum, daha doğrusu yapamıyorum. Zira daha önceki yıllarda yalnız yolculuk yaptığım birkaç defa ölümlü kazalardan son saniyelerde kurtuldum. Daha sonra da yalnız yolculuk yapmamaya karar verdim.”

Üstadım bu gerekçemi anlayışla karşıladı ve “Tamam kimi istiyorsanız listeye yazayım” diye cevap verdi.

“Tayyar Yıldırım” ismini verince de “Tayyar Yıldırım’ı tanıyorum, iyi bir şair, listeme güç katar” dedi. Böylece listeye Konya’dan iki kişi olarak yazmış oldu.

25 Temmuz sabahı Tayyar Yıldırım kardeşimle kuvvetli yağmurla birlikte yola çıktık. Aksaray- Nevşehir yolu üzerinden çok hoş sohbet eşliğinde devam ederek 6 saatte Saraykent’e ulaştık. Yol boyunca arabanın sileceği hiç durmadan çalıştı.

Ekibin büyük bir çoğunluğu sabah erken gelmişler ve Saraykent’in bazı önemli yerlerini gezmişler. Biz saat 15.00 gibi ulaştığımız için o gezide bulunamadık ama Saraykent’le ilgili bazı bilgiler edindik.

Saraykent, Yozgat iline bağlı, doğal güzellikleri ve zengin tarihiyle dikkat çeken bir ilçedir. Saraykent, eski adıyla Karamağara, 1972 yılına kadar bir bucak olarak varlığını sürdürmüştür. Bu tarihte, Belediye teşkilatı kurularak kasaba statüsüne kavuşmuştur. 17 Şubat 1975 tarihinde Karamağara’nın ismi Saraykent olarak değiştirilmiş, 20 Mayıs 1990 tarihinde ilçe statüsüne yükselerek Yozgat’a bağlanmıştır.

Saraykent’in Saray Mahallesi’nde bulunan Romalılardan kalma hamam, Selçuklulardan kalma han ve kervansaray kalıntıları, ilçenin köklü bir tarihe sahip olduğunu göstermektedir.

Saraykent’in termal suları, bölgenin en önemli doğal zenginliklerinden biridir. Bu sular, içerdikleri mineraller sayesinde birçok sağlık sorununa iyi gelmektedir.

Saraykent’in doğal mağaraları, hem doğal oluşumlarıyla hem de tarihî kalıntılarıyla dikkat çeker.

Saraykent 2

Saraykent Göleti, ilçenin doğal güzelliklerini tamamlayan önemli bir unsurdur. Gölet hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin doğayla iç içe vakit geçirebileceği güzel bir alandır. Balık tutma, piknik yapma ve doğa yürüyüşü gibi aktiviteler için ideal olan gölet, aynı zamanda fotoğraf tutkunları için de eşsiz manzaralar içerir. Halihazırda çevresi düzenlenmiş ve Millet Bahçesi olarak hizmet vermektedir.

Şiir Şöleni için diğer illerden gelen şairlerle karşılaşıp tanışırken Ahmet Süreyya Durna üstadım, bendenizi “Salih Beyin babası Veyis Ersöz Hocam benim iyi dostumdu. Merhum Veyis Ersöz 70 yıllık yazar, aynı zamanda da iyi bir şairdi” diye tanıttı.

Biraz dinlendikten sonra şehri biraz dolaşmak istedik. İlk olarak Saraykent Meydanı dikkatimizi çekti. Birçok ilde bile göremeyeceğimiz büyüklükte çok güzel dizayn edilmiş meydan, akşam ki şiir şöleni için hazırlanıyordu.

Akşam yemeği için topluca millet bahçesi olarak hizmet veren gölete gittik. Orada bizi Saraykent Belediye Başkanı Ahmet Köroğlu Bey karşıladı. Oldukça sıcak ve samimi görüntüsü ile Başkan Ahmet Köroğlu hemen ilk anda gönüllerimize girdi. Hepimizi tek tek candan kucakladı.

Saraykent 3

Yemeğin sonuna doğru konuşmaya başlayan, anılarını anlatan Başkan Ahmet Köroğlu’nun okuduğu birini eşine diğerine annesine yazdığı iki şiir, kendisinin güçlü bir şair olduğunu da gösteriyordu.

Biz, bu etkinliği düzenleyen başkan, “Şiir sever bir başkandır” diye düşünürken karşımızda çok iyi şair olan bir Başkan görüyorduk. O harika şiirlerini okurken duygusallaşan ve gözyaşlarına hâkim olamayan bir Başkan vardı karşımızda. Aynı zamanda doğal davranışları ve mütevazı kişiliği ile de dikkatimizi çeken bir Başkan…

Nihayet beklediğimiz an gelmişti. Saraykent Meydanına vardığımızda yüzlerce Saraykentli güzel insanların meydanı doldurduğunu görmekten büyük memnuniyet duyduk.

Ahmet Süreyya Durna üstadım şahane hitabıyla öyle güzel bir giriş yaptı ki o anda o günkü serin havada gönüllerimiz ısındı. Arkasından Saraykent Belediye Başkanı Ahmet Köroğlu Bey açış konuşması yaptı. Yine sıcak ve samimi konuşması ile gönüllere hitap etti, hepimizi ve hemşehrilerini sarıp sarmaladı.

Daha sonra şairler şiirlerini seslendirmeye başladı. Şevki Kayaturan, Veysel Çakır, Şükrü Ünal, Hüseyin Uzel, Suzan Aydemir, Veli İmir (Meşgul), Tayyar Yıldırım, Ayşe Paslanmaz, Reşit Bahtiyar, Hülya Çapar, Ahmet Süreyya Durna, Salih Sedat Ersöz, Ömer Gündoğan, Mehmet Ali Karagöz ve İsa Kurt şiirlerini okudular. Programın ortasında ve bitimine doğru Yozgatlı mahalli sanatçı Kelâmi Akdemir’in bazı türküleri seslendirmesi de etkinliğe renk kattı. Ahmet Köroğlu bu defa Başkan olarak değil şair sıfatı ile karşımızdaydı.

Saraykent 4

Bendeniz kürsüye davet edilirken canım babamın isminin de zikredilmesinden ne kadar memnuniyet duydum bilemezsiniz. Vefatından tam 8 yıl sonra Saraykent Şiir Şöleninde Şair - Yazar Veyis Ersöz’ün isminin anılması şiirin birleştirici, bütünleştirici aynı zamanda vefa dolu özelliğini ortaya koyuyordu.

Okunan şiirlerin her biri ayrı güzeldi. Bütün şairler eserlerini yürekten okudular. Şiirlerin tamamı gerek teknik olarak gerekse içeriği ve okunmasıyla ruhumuzu okşadı, gönüllerimiz cûşa geldi. Tüm şairlerimizi tebrik ediyorum. Böyle kaliteli şairler topluluğunu bir araya getiren Ahmet Süreyya Durna üstadımı ayrıca tebrik ediyorum. Şairlere gereken önemi veren Başkan Ahmet Köroğlu’nu özellikle tebrik ediyorum.

Etkinlik anında yanımda oturan Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut Beyle de tanışmış olduk. Beyefendi kişiliği hemen dikkatimi çekti. Siyasi farklılığa bakılmadan herkesi bir araya getiren şiirin güzelliği burada da kendini gösteriyordu. İki Başkanın samimiyeti ve güçlü arkadaşlık bağları şiirle bütünleşiyordu.

Etkinlik tamamlandıktan sonra otelin lobisine geçerek çay eşliğinde sohbete devam ettik. Hepimiz çok mutluyduk. Gelmekle çok iyi yapmıştık. Yorulsak da geldiğimize fazlasıyla değmişti. Kaliteli ve çok zevk aldığımız bir etkinlik içinde yer almıştık.

Saraykent 5

Gece uyku tutmasa da sabah oldukça dinç kalktım. Şiir Şöleninin ruhumda bıraktığı derin iz ve unutulmaz güzellik uykusuzluğuma rağmen beni dinçleştirmişti. Kahvaltı için yine millet bahçesine yani gölete gittik. Başkan Ahmet Köroğlu, etkinlikten duyduğu memnuniyeti her sözüyle, her davranışıyla gösteriyordu. Kahvaltıdan sonra vedalaşma vakti gelmişti. Başkan Ahmet Köroğlu ve Ahmet Süreyya Durna üstadım başta olmak üzere sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi iç içe olduğumuz şair dostlarımızdan ayrılmak kolay değildi.

Saraykent 7

Tekrar görüşmek dileklerimizle mecburen kucaklaşarak ayrıldık. Başkan Beyin bizzat takdim ettiği hediye paketini de alarak Konya’mıza dönmek üzere yola çıktık. Her şeyiyle mükemmel ve unutulmaz bir şiir şöleni yaşamıştık. Hem şiire hem şairlere sahip çıkarak eksiksiz ev sahipliği yapan Belediye Başkanı Şair Ahmet Köroğlu’na, bu güzel organizeyi gerçekleştiren baba dostum Şair Ahmet Süreyya Durna üstadıma, etkinliğe katılan tüm şair dostlarıma ve Saraykent halkına tekrar bir arada olmak dileğiyle şükranlarımı sunuyorum.

Saraykent 6

Konya’ya dönerken bu defa Yozgat üzerinden geldik. Yozgat’ta eşimin amcası Halil İbrahim Gültekin’in büyük oğlu Prof. Dr. Seyfettin Sinan Gültekin’i de ziyaret ettik. Kendisi ile birkaç saat çok güzel vakit geçirdik. Her zaman ki gibi güler yüzlülüğü, ilgisi ve yakın ev sahipliği için Seyfettin Sinan kardeşime de candan teşekkürlerimi sunuyorum.

Yazımı Şiir Şöleninde okuduğum şiirim ile tamamlıyorum. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.

GELDİM

“Gel” dedi dostlarım, “gel muhabbete”,

Nice güzellikler sezdim de geldim.

Ruha nüfuz eden bu hoş sohbete,

Boş gelmedim bunu yazdım da geldim.

**

Öyle muhabbet ki canlara şifa,

Oluştu gönlümde büyük bir sefa,

Terk etti kalbimi dolduran cefa,

Yalnızlık bağımı çözdüm de geldim.

**

Umutla dolduğum cennet köşküyle,

Ruhuma erişen sevda meşkiyle,

İlahi davanın bitmez aşkıyla,

Gönül bahçesinde gezdim de geldim.

**

Sohbet meclisinde olmaz hiç kibir,

Silinir kalpteki leke, pas ve kir,

Doğruya yönelir her yanlış fikir,

Gelirken nefsimi ezdim de geldim.

**

Riyadan, sahteden, hile, yalandan,

Zulümden, baskıdan, yağma, talandan,

Maddede, mânâda haklar çalandan,

Yanlıştan, bâtıldan bezdim de geldim.

**

Kutsal değerlere saygısız olan,

Yanlışa, bâtıla sevgiyle dolan,

Doğruluktan uzak, her sözü yalan

Kim varsa üstünü çizdim de geldim.

**

İçimize nifak tohumu atan,

Toplum arasına kindarlık katan,

Menfaat uğruna dostunu satan,

İblisin yârini üzdüm de geldim.

**

Lezzet alacaksam mecliste pirden,

Arınmam gerekti mânevi kirden,

Kurtuldum her türlü kötüden, şerden,

Nefsin mezarını kazdım da geldim

**

Tecelli eyledi ilahi bir nur,

Kalbime, beynime yerleşti şuur,

Gönlüme yağıyor sel gibi yağmur,

Mânâ denizinde yüzdüm de geldim.

**

Muhabbetten büyük kârlar edindim,

Canıma can katan yârlar edindim,

Ruhuma dokunan sırlar edindim,

Sözün doğrusunu dizdim de geldim.

**

Salihi, sevgiye yol buldu, koştu,

Muhabbet bağında buluşmak hoştu,

Duygular anında çağladı coştu,

Güzeller nurunu süzdüm de geldim.