Bundan 5 yıl önce, Şair – Yazar Tayyar Yıldırım kardeşimin elinde gördüğüm 1 Şehit 1 Öykü 1 Şiir adındaki 600 sayfalık kitabı inceledikten sonra etkilenerek “Bu kitapta ben de yer almak isterdim” demiştim. Aradan 5-6 ay gibi bir zaman geçtikten sonra beni arayan Talip Kazgı kardeşim kitaptan bahsetti ve “Abi ikinci ciltte seni de aramızda görmek isteriz” dedi. “Şeref duyarım” dedim. Hemen sonra görüştüğüm Tayyar Yıldırım “Abi duan kabul oldu” dedi. Demek ki “Ben de yer almak isterdim” temennimi unutmamış.

37654312 9940 4258 A3D8 490F1B86050F

Böylece Harun Yıldırım kardeşimin Proje Koordinatörlüğünde yayınlanan 1Şehit 1 Öykü 1 Şiir Kitabına ikinci ciltten itibaren ben de dâhil olmuş oldum. İkinci ciltte Akörenli şehit Hamdi Karagöz’ün hikâyesini yazdım. Üçüncü ciltte sevgili dünürüm Konya Büyükşehir Belediyesi Şehit ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürü Raşit Turan Beyin şehit kardeşi Rıfat Turan’ın acıklı öyküsünü yazmak nasip oldu. Dördüncü cilt Azerbaycan şehitlerini içeriyordu. Buna katılamadım maalesef.

Beşinci cilt yine Azerbaycan şehitleri için yapılacaktı. Şehitler belirlendi. Ben bu ciltte Birinci Karabağ Savaşında şehit olan Kahramanoğlu Mahmudov Abdül’ün öyküsünü yazdım. Şehit aileleri ile görüşülerek gerekli bilgiler alındı. Öykü ve şiir yazıldı. Kitabın basım aşamasına yaklaşıldığı bir dönemde beni Proje Koordinatörü Harun Yıldırım kardeşim arayarak “Hocam kitabımızı Konya’da bastırabilir miyiz?” deyince araştırmalar yaptım. Yayınevleri ile görüştüm. Fiyatlar aldım. Edindiğim bilgileri kendi düşüncelerimle birlikte Harun Yıldırım kardeşime ilettim. Çimke Yayınevinde karar kılındı.

87776E63 03Fd 41B6 B12D 1466Fafd5D1F

Harun Yıldırım bu defa “Yayınevi editörlük yapar mı? Veya Konya’dan bir editör bulabilir miyiz?” diye sordu. Benim “Bu kitaba 25 - 30 bin TL. civarında editörlük ücreti ödenmesi gerekir” sözüme Harun kardeşimin cevabı “Yapacak bir şey yok öderiz” oldu. Ben, ”Şehitlerimizle ilgili yapacağımız bir kitabın editörlüğüne para verilemez. Kabul ederseniz Tayyar Beyle beraber bu görevi yaparız” deyince Harun kardeşimin duyduğu sevinci, memnuniyeti telefondan hissetmiştim.

Ben bu sözü söylediğim zaman Tayyar kardeşimle hiç görüşmemiştim. Kendisinin haberi olmadan onun adına söz verdim. Biliyordum ki Tayyar kardeşim benim sözümü karşılıksız bırakmazdı. Kendisini arayıp durumu açıklayınca aldığım cevap şu oldu. “Sizin verdiğiniz her söz benim için de geçerlidir. Verdiğiniz bu sözün de gereğini yaparız.” Tayyar Yıldırım; kardeşliğin, dostluğun en güzel örneğini göstermişti.

Bu aşamadan sonra öyküler gelmeye başladı. Gelen öyküleri paylaşıyorduk. Bir kısmını önce ben, sonra Tayyar Bey, bir kısmını da önce Tayyar Bey sonra ben okuyordum. Daha sonra tek tek okuduklarımızı beraberce okuyorduk. Bunu da birimiz sesli okurken diğerimiz dinleyerek yapıyorduk. Bazen gece yarılarına kadar çalıştığımız oluyordu. Okumalarımız tamamlanınca her gün yayınevine giderek kitabın düzenlenmesini yapmaya başladık. Çimke Yayınevi sahipleri Ahmet Aka ve Ömer Salih Şipleme ile beraber bilgisayarda haftalarca süren çalışmalar yaptık. Editörlük ve düzenleme için 5 ay çalışmıştık. Kitap basım aşamasına gelmişti ki büyük bir eksiklik ortaya çıktı.

B075D6E3 B11F 447F A0A3 87872930Db1E

Biz Türkçe gelen öyküleri okumuştuk ama Azeri diliyle yazılmış öyküleri haliyle okuyamadık. Azerice yazılan öyküleri okuyacak editör yoktu. Bu eksiklik sonradan fark edildi. Onları da okumak için hemen iki editör görevlendirildi. Onlar, Azerice yazılan öyküleri okuyup geri gönderdiler. Bu defa bir sıkıntı daha ortaya çıktı. Kitabın düzenlenmesi yapılmıştı. Okunup gelen öyküler, önceki sayfalara tam denk gelmez ise kitabın düzenlenmesinin tekrar yapılması gerekiyordu. Öyle de oldu. Çimke Yayınevi sahipleri biraz nazlansalar da büyük bir kahrımızı çektiler. Tekrar bir düzenleme daha yapıldı. Kayan yerleri beraberce düzelttik. Tekrar haftalarca uğraştık. 2 ay daha süren ek bir çalışmadan sonra nihayet 560 sayfalık kitabımız hazır hale geldi ve baskı aşamasına geldik. Kitabı elimize aldığımız anda bütün yorgunluğumuz bir anda bitti. Yeni bir evladımıza daha kavuşmanın sevincini ve mutluluğunu yaşıyorduk.

Böylece kitabımızın 5. cildinin yayını Selçuklu Başşehri, Mevlâna Diyarı Konya’mıza nasip oldu. Editörlüğü ve düzenlenmesi de bize nasip oldu. Büyük bir sorumluluktan alnımızın akıyla çıkmıştık çok şükür…

Sıra tanıtım programını yapmaya gelmişti. Harun kardeşimi arayarak “Konya’da tanıtım programı yapalım mı ne dersiniz?” soruma “Çok güzel olur” cevabını alınca hemen görüşmelere başladım.

Büyükşehir Belediyemizden Raşit Turan kardeşimi arayarak durumu anlattım. Kendisi çok sıcak baktı ve tekliflerime olumlu cevaplar verdi. Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Daire Başkanı Mehmet Tekkaymaz Beyi ve Şehit ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürü Raşit Turan kardeşimi ziyaret ederek kendilerine birer kitap hediye ettim. Programı Konya’da bulunan Şehit Dernekleri ile birlikte yapmamız gerekiyordu. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Konya Şube Başkanı Süleyman Ege ile Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Recep Pekdemir Beyleri, Tayyar kardeşimle birlikte ziyaret ederek kitabımızı hediye ettik ve durumu anlattık. Zaten Raşit Bey de önceden kendileriyle görüşmüştü. Her iki Başkan da programa tam destek vereceklerini söylediler sağ olsunlar. Konaklama için de kuruluşundan itibaren yönetiminde bulunduğum İlim Yayma Cemiyeti yurtlarını ayarladık. Program tarihini de 15 Ağustos Cumartesi olarak belirledik. Programın adı; “Şehitleri Anma ve 1 Şehit 1 Öykü 1 Şiir Kitabını Tanıtma” idi. Program içeriğini Raşit Beyle birlikte yaptık. Her şey hazırdı.

Proje Koordinatörü Harun Yıldırım kardeşim ile Kitabın Seçki Kurulu Başkanı 22. Dönem Bursa Milletvekili Faruk Anbarcıoğlu Hocamız, TV programı davetim üzerine bir gün önce geldiler. Kendileri ile KONTV’de harika bir programa imza attık. Cumartesi günü sabahtan itibaren de Konya dışından yazar ve şair dostlarımız gelmeye başladı. Akşam Süleyman Şah salonunda programı icra ettik. Program; İstiklâl Marşımızla, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle, şehitlerin yaşadıklarının ve şehitliğin öneminin anlatıldığı yapılan konuşmalarla, şehitler için yazılan duygulu şiirlerin okunmasıyla ve Azerbaycan Milli Marşı ile dolu dolu geçti. Her şey çok güzeldi. Tek eksik, bu kadar güzel ve şehitleri andığımız programa halkımızın ve şehit ailelerinin gerekli ilgiyi göstermemeleri idi.

Kitapta öyküleri ve şiirleri bulunan, Konya içinden ve dışından gelen yazar ve şairlerimiz sırasıyla şiirlerini okudular. Harun Yıldırım, Faruk Anbarcıoğlu, Salih Sedat Ersöz ve Könül Ordubadi konuşmaları ve şiirleriyle, Tayyar Yıldırım, Safiye Samyeli, Ahmet Büyükburç, Saliha Değirmenci Yavaş, Fatma Çetin Kabadayı, Semiha Arasbora, Filiz Küyük, Hakkı Şener, Mevlüt Koçak, Yüksel Akdemir, Mehmet Ali Güleç, Fatima Ahmet de şiirleri ile gönülleri fethettiler. Ayrıca Şehit Dernekleri Başkanları Süleyman Ege ve Recep Pekdemir de yaptıkları konuşmalarla dinleyicileri duygulandırdılar.

Güzellik içinde başlayan ve güzelliklerle devam eden program belge takdimleri ile son buldu. Pazar günü kahvaltının ardından Konya gezisi yapıldı. Mevlâna Dergâhını, Şehitliği, Şehit Derneklerini, Kelebekler Vadisini ve Çiçek bahçesini gezdikten sonra yenilen öğle yemeğinin ardından misafirlerimizle vedalaştık.

Üç gün boyunca sohbete, muhabbete, şiire doyduk. Misafirlerimizi ağırlamaktan, onlarla çok hoş vakit geçirmekten büyük zevk aldık, keyif aldık. Ancak üzüldüğümüz hususlar da vardı. Benim davetimle Konya’ya gelerek 2 gün misafirimiz olduğu halde teşekkür etme nezaketini göstermeden giden üstelik “Sizin bu kitabı yapma amacınız nedir?” diyerek üstü kapalı ithamda bile bulunan kişilerin var olmasına son derece üzüldüğümü belirtmek istiyorum. Ayrıca yazarlarımıza belge takdimi için sahneye davet ettirdiğim bazı kişilerin bu fotoğraflarını gururla paylaşırken kendilerini davet edene bir teşekkürü çok görmelerine de aynı şekilde üzüldüğümü ifade etmeden geçemeyeceğim.

969Af731 2Bd8 423C B456 37B124036538

Her şeye rağmen genel olarak güzellikle dolu programımıza destek ve katkılarını esirgemeyen Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a, Sağlık ve Sosyal Daire Başkanı Mehmet Tekkaymaz’a, Şehit ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürü Raşit Turan’a, misafirlerimize konaklama imkânı sunan İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Mehmet İncili ağabeyime, Şube Müdürü Ahmet Dadacı ve Mevlüt Aydın kardeşlerime, Şehit Dernekleri Başkanları Süleyman Ege, Recep Pekdemir ve Hasan Hüseyin Biniş’e, kitabın basımını yapan Çimke Yayınevi sahipleri Ahmet Aka ve Ömer Salih Şipleme’ye, güzel sesiyle Kur’an-ı Kerim tilavetini yerine getiren Şair Hakkı Şener Hocamıza, proje koordinatörü Harun Yıldırım’a, Seçki Kurulu Başkan ve üyeleri Faruk Anbarcıoğlu, Safiye Samyeli ve önceki ciltlerin editörü Talip Kazgı’ya, Azerbaycan yazarlarını temsilen programa katılan Könül Ordubadi’ye, programın sunuculuğunu başarıyla yürüten Ruşen Eşref Bayraktar’a, bilgisayarda görev yapan Yakup Çak’a, bana her aşamada en büyük desteği veren Tayyar Yıldırım kardeşime, Konya içinden ve dışından programa katılmak için gelen ve kendilerini tanımaktan büyük memnuniyet duyduğum şair – yazar dostlarıma ve programımızı izlemek için gelen tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum. Allah hepsinden razı olsun. Son olarak 6. cilt çalışmalarımıza başladığımızı da duyurmuş olayım. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.

08Cdb462 556A 490E B744 3A86420Dafbe