Merhaba sevili okur. Meraklı Kutu köşesinde bu hafta Behiç Ak kitaplığından seçtiğimiz üç güzel kitabı tanıyacağız. Bu on ayrı kitaptan oluşan ve Gülümseten Öyküler ismini taşıyan seri, sekiz-on yaş grubu çocuklara hitap ediyor. Biz bugün içlerinden seçtiğimiz üç kitabı inceleyeceğiz.

Behiç Ak karikatürist, hikayeci, oyun yazarı ve belgesel film yönetmenidir. Yazdığı biri birinden değerli çocuk kitaplarıyla her yaştan okuru etkilemeyi başarmıştır. Kitaplarını okurken bizzat zevk aldığımı belirtmek isterim. Kitaplar eğlenceli olduğu kadar içeriğiyle merak uyandırıcı ve tabii bilgilendirici. Karakterleri bizden, içimizden seçişi ve anlatımdaki samimiyet okuru anında yakalamayı başarırken sorunlara bulduğu orijinal çözümlerle her öykünün sonunu tatlıya bağlamayı biliyor. Kahramanların olumlu olumsuz özellikleri verilirken iyimserlikten ve umuttan asla ayrılmıyor. İnsanların birbirini bütün yönleriyle kabul etmesi gerektiği vurgulanıyor. Eleştiri kişiliğe değil davranışa ve meydana gelen olaylara yönlendiriliyor.

Yazar, kitaplarının resimlemesini de kendisi yapmış. Renkli ve eğlenceli çizimler, karikatürleştirilmiş tiplemeler ve seçilen renkler okuma zevkini katlıyor. Şimdiden keyifli okumalar dileyerek kitapların tanıtımına geçiyorum.

Aladdin 1

İlk kitabımız: Alaaddin’in Geveze Su Boruları.

Kitapta hayatın mekanikleşmesine, apartmanlarda yaşamaya başlayan insanların giderek yalnızlaşmasına değinilmiş.

Olayın kahramanı Alaaddin Bey, belediyede çalışan bir tesisat ustasıdır. Su borularındaki kaçağı anında bulmakta üstüne yoktur. Bunu yaparken hassas bir boru kullanmaktadır. Bir seferinde istemeden duyduğu sözlerin etrafa yayılması sonucu insanların arası bozulur. Bu durumda kendini suçlayan Alaaddin Bey acaba ne yapacaktır? Durumu düzeltebilecek midir?

Kitap Neden Okunmalı:

*Kitap, Çocukların hayal gücünü destekleyen bir yapıdadır. Hikâyede yer alan çocuklar Alaaddin Bey hakkında fikir yürütürken epey uçuk fikirler ortaya koyarlar.

*Ön yargıyla hareket etmenin, insanları tanımadan ve olayların iç yüzünü araştırmadan bir yargıya varmanın sakıncalı ve yanlış olduğu vurgulanır.

*İnsanların birbirlerini gerçekten dinlemesinin ve anlamaya çalışmasının pek çok sorunu kolaylıkla çözüme kavuşturacağı örnekler üzerinden anlatılır.

Gürültü kavramına ezber bozan bir bakış açısı getirir. Evlerdeki sesler; bir bebek ağlayışı, bir çorbanın fokurdaması, su borularından gelen sesler aslında yaşamın ta kendisidir. Yazar hem sürpriz hem de mutlu sonla biten kitabında bizi bize bizden hikayelerle anlatıyor…

Güneşi Bile...

Bu haftanın ve serinin ikinci kitabı, Güneşi Bile Tamir Eden Adam.

Kitabın kahramanı Muammer Usta, her türlü ev eşyasını ve makineyi tamir edebilen becerikli bir adamdır. Son derece iyimser, çalışkan, yardımsever ve cömerttir. Eskiyen eşyanın hemen atılıp yenisinin alınmasının karşısındadır. Onun çabaları sonucu adada yaşayan insanlar mutluluğun sahip olmakta değil, paylaşmak ve güzel anılar biriktirmekte olduğunun farkına varır. Çocuklar için de doğru bir örnektir Muammer Usta. Onun sayesinde eşyalarının kıymetini bilen, onları dikkatli kullanan ve bozulurlarsa tamir etme yoluna giden bilinçli bireylere dönüşürler…

Kitap Neden Okunmalı:

*Kitapta insan ilişkilerini gerçek olaylar üzerinden ele alan yazar, satır aralarında kişiler arası sağlıklı iletişimin ipuçlarını verir.

*Tüketim çılgınlığı ve her şeyin çöp olarak değerlendirilmeye başlanmasının karşısında gerçekçi argümanlarla çözümler sunar.

*Vermek istediği mesajı metnin içine yayar. Mizahi bir dille anlatılan hikayeleri keyifle okurken eğlenen çocuk aynı zamanda öğrenir. Kitap sınıf içi etkinliğe uygundur. Tek başına çocuk tarafından okunabileceği gibi sınıf ortamında veya evde birlikte okunup değerlendirilebilir.

Tamirci Muammer Bey yalnızca eşyanın değil insan ilişkilerinin de zaman içinde bozulma eğilimi gösterdiğini anlatır. İlgi, bakım ve özen sayesinde tamir edilmeyecek bozukluğun olmadığına dikkat çeker. Üstelik bunu sözleriyle değil davranışlarıyla göstererek yapar. Okunası bir kitap…

Kedilerin K M 1

Bu haftanın üçüncü ve son kitabı Kedilerin Kaybolma Mevsimi.

Kitap ilginç kurgusu ve şaşırtıcı sonuyla okura ters köşe yapıyor. Kitap klasik bir hafiye suçlu- hırsız takibi gibi ilerlerken altından bambaşka gerekçeler çıkar. Vermek istediği mesajı parmak sallayarak veya şunu yap bunu yapma demek yerine ustalıkla satır aralarına yerleştirir. Doğalında ilerleyen olaylar okuru doğruya ve güzele ulaştırır. Burada insanlar, ilişkiler ve yaşama amacı gibi konularında sınıfta kalmıştır. Kitap insanın zaaflarına felsefi bir yaklaşımla ayna tutar. Günümüz dünyasının parlattığı bu zaaflar kör göze parmak misali öyle bir ortaya konur ki karakterlerle birlikte hepimiz şaşırır kalırız.

Kitap Neden Okunmalı:

*Bu zekice kurgu yine her yaştan okura sempatik bir hayvanın dilinden incelikle işlenmiş bir dizi hayat dersi verir.

Büyük Mutasavvıf Mevlana’nın söylemlerinde sık sık kullandığı “ayna” metaforu bir kediciğin üzerinden gözler önüne serilir.

*Sanatın pek çok dalından faydalanan yazar burada özellikle sinema ve tiyatroya vurgu yaparak insanlık hallerini gözler önüne serer.

*Adeta bir filozof olan kedimiz, kendine koyduğu isimle Meraklı Turşucu, insanı insana insanla anlatan bir sanat olan tiyatroya minik bir değişiklikle insanı insana bir sokak kedisi vasıtasıyla anlatır.

*Apartmanlarda, ekran karşısında, kendi derdine gömülmüş insanı dışarı çıkarır. Kabuğunu kıran, diğerinin derdine kulak veren, başını kaldırıp etrafına bakan insanlar bir araya geldiğinde sorunlar çözülür, sıkıntılar azalır hayat daha yaşanır bir hal alır. Sokak kedileri hepimizin sorumluluğundadır. Bir tanesini eve alıp beslemekle iş bitmez. Tıpkı okumanın, öğrenmenin ve gelişimin asla bitmeyeceği gibi…

Bu hafta Behiç Ak kitaplığından üç kitaba yer verdik. Haftaya görüşünceye dek kitapla, insanla ve insanca kal değerli okur…

YAZAR: FATMA TUTAK