İki insan karşı karşıya geldik mi “Birader naber?” yerine daha çok, özellikle günümüzde, “Nasılsın kardeşim, sağlığın iyi mi?” diye sorar hale geldik…

Neden mi?

Dünyanın gidişatı, ekonomik sorunlar, ruhsal bunalımlar olabilir mi?

Muhtemel…

Her işin başı sağlık…

Sağlığın yoksa dünya senin olsa neye yarar?

xxx

Barış Şayır…

İl Sağlık Müdürlüğünün sevilen ve işini iyi yapan Basın Müdürü…

Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz’un yaptığı sohbet toplantısına beni de davet etti…

Sağ olsun…

Bu tür basın toplantılarına çok katılan birisi değilim…

Daha doğrusu hıyarı elime alıp tuza koşanlardan hiç değilim…

Spor olsun, siyaset olsun, sanat olsun biraz seçici davranırım…

Sebebi bende kalsın.

xxx

İl Müdürünün açıklamalarından sonra toplantının soru-cevap kısmına geçildiğin de, bu tür toplantılara neden katılmadığımı sağ yanımda oturan Murat Dönmez’e aktardım…

Ne desin Murat, “Haklısın abi” demekten başka…

Neyse.

xxx

İl Sağlık Müdürü Yusuf Yavuz, dersine iyi çalışmış olmalı ki, Konya’nın sağlık hizmetlerini ve yeni dönemde neler yapacakları noktasında açıklamalar yaptı…

Hem de kurmayları ile birlikte…

Yavuz, yaptıkları hizmetleri, yapacakları hizmetleri herkesin anlayacağı dilden tane tane anlattı…

Satır aralarında da “Bize, yani hastanelere hastalanmadan gelin” demeyi de ihmal etmedi…

İl Müdürü Yusuf Yavuz, “Sakın geç kalmayın ki, cerrahı bir müdahaleye gerek kalmadan sizleri evlerinize, sevenlerinize kavuşturalım” demeye getirdi lafı…

Haklı mı?

Hem de Bağdat’tan Basra’ya kadar…

Hasta memnuniyetinin kendileri için son derece önemli olduğunun altını çizen Yusuf Müdür, “Sağlık yatırımlarında önemli bir eksiğimiz olmadığını gördük. Ancak hasta memnuniyet oranının yüzde 70-75 seviyelerinden düştüğünü tespit ettik. Şikâyetleri incelediğimizde en büyük sorunun hasta-hekim, hasta-sağlık çalışanı ve sağlık çalışanı-idareci arasındaki iletişim olduğunu gördük. Sağlık çalışanlarını mutlu edersek, onlar da vatandaşın derdini daha iyi dinler diye düşündük” demesi, sadece hastaların değil, hizmet verenlerin, yani çalışanların da gönlünün hoş tutulduğunu, mutlu olmaları için ellerinden geleni yaptıklarını, dolayısıyla da, personelin mutluluğunun hastalara da olumlu bir şekilde yansıdığını ifade etti…

Doğru mu?

Doğru…

Çünkü, zaman zaman hastanelere gittiğimde İl Müdürünün söylediği güler yüzlerle karşılaştığım oluyor…

Ancak, arada bir “Erol Taş’lara denk gelmiyorum” dersem kendime olan saygıma halel getirmiş olurum…

Toplumun her kesiminde bu tip lüzumsuz insanlar var!

Bizim mahallede de var böyleleri…

Lüzumsuz bir kamyon dolusu insan…

Birileri çıkıp “bunlar defolu doğmuş, bunları geri topluyoruz” diyebilse…

Sadece hastanelerde değil, hayatın her alanında maalesef var bu dingillerden!

Yapacak bir şey yok.

xxx

Özetlersem, Konyalıların sağlığı emin ellerde…

İl Sağlık Müdürü Yusuf Yavuz, yaratıcı, araştırıcı ve iş bitirici bir bürokrat olarak, “Hemşerilerimin sağlığı konusunda hem doktorlarımıza, hem çalışanlarımıza hem de hastanelerimize kefilim” dedi…

Daha ne desin?

Yusuf Müdür lay lay lom bürokratlardan değil…

Hele de işi sağlık olunca, ipe un serenlerden olma gibi bir şansı da yok, öyle olmaya yönelik bir tavrı da yok…

Her ne kadar mütevazi de olsa, işin ucunda “insan sağlığı” olunca, akan sular duruyor kendisi için…

Yaptığı sohbet toplantısında beni etkileyen bir konu ise; 6 binin üzerinde evlerinde sağlık hizmeti alan insan olduğunu ve bu 6 bin insanın 4 bine yakınını ziyaret ettiklerini söyledi…

4 bine yakın hastayı tek tek ziyaret etmek ne demek?

Ne denilebilir ki, “Helal olsun” demekten başka…

Bu toplantıda Yusuf Müdürün önemli bir ricası da şu oldu; “İnsanlarımız lütfen 112 Acil Çağrı Merkezi’nin gereksiz yere meşgul etmesin. Bir gün gerçekten 112’ye ihtiyaçları olabilir.

Anlayacağınız sağlıkla ilgili sağlıklı bir toplantı, açıkçası hoşuma gitti.