Tarım iki ana üretim kolundan ibarettir. Geçen yazımda bitkisel üretimle ilgili bazı hususlardan bahsetmiştim. Bu yazımda da hayvancılık hakkındaki düşüncelerimden bazılarını paylaşacağım. Tarımda başarı diğer sektörlerde olduğu gibi liyakatli konu uzmanı kişilerin iradesi ve idaresiyle mümkündür. Tarımla ilgili birçok araştırma, yüksek lisans ve doktora tezi, panel, sempozyum, konferans ve benzeri toplantılar yapılmaktadır. Bunların her birinde güzel tespitler ve ülke tarımı için önemli bazı öneriler de bulunmaktadır. İdare edenlerin bunlardan faydalanması gerekmektedir. Konu uzmanlarıyla istişare ederek ve ehline iş vererek başarılı olunacağı muhakkaktır.
Hayvancılık için uygun görülen illerde “Organize Hayvancılık Bölgeleri” kurarak toplu hayvancılık bölgeleri ve büyük hayvancılık işletmeleri oluşturulmalıdır. Böylece üreticilerin ve çalışanların örgütlenmesi sağlanacak, bölgede veterinerlik ve diğer hizmetlerin verilmesi, salgın hastalıklarla mücadele, lojistik hizmetleri, ürün işleme ve üretici-sanayici işbirliğinin gerçekleştirilmesi kolaylaşacaktır.
Hayvancılık organize sanayi bölgelerinde; sadece işletmelerin hayvan sayısına göre ahır ve müştemilatı için yer verilmemeli, en azından belirli bir miktar yem üretimi için de arazi büyüklüğü dağıtımda dikkate alınmalıdır. Özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için uygun olan bölgelerde, bölge için uygun olan hayvan yetiştiriciliği teşvik edilmelidir. Küçükbaş hayvan yetiştiren işletmeler için mera, hayvan gezinti alanı ve yem üretim alanları da tahsis edilecek miktarda işletme büyüklüğü de göz önüne alınmalıdır.
Hayvancılık işletmelerinde işletme büyüklüğüne göre belirli sayıda bu konuda eğitim almış belgeli kişilerin çalıştırılması zorunluluğu mutlaka getirilmelidir. İşletmeler kurulurken bir proje sunumu gibi fizibilite raporlarıyla ilgili kurumlara sunum yapılma mecburiyeti getirilerek ülke sermayesinin boşa harcanmasının önüne geçilmelidir. Belirli büyüklükteki hayvancılık işletmelerin desteklenmesinde konu uzmanı çalıştıran işletmeler öncelikli dikkate alınmalı ve bu husus mevzuatta yer almalı ve teşvik edilmelidir.
Köyünde kalıp hayvancılık yapmak isteyen gençlere ilgili kurumlar tarafından eğitim ve belge verilmeli, bu desteklerle başarılı olmaları için yardımcı olunmalıdır.
Tarımsal ürünlerin iyi ve sağlıklı bir şekilde üretim ve pazarla yapmaları için kooperatifleşmeye destek verilmelidir.
Tarımsal Kooperatiflerin yönetiminde devleti temsilen konu uzmanı bir görevli veya ilgili konularda eğitim almış bir üye bulunacak şekilde mevzuat değişikliğine gidilmeli, böylece kooperatifler daha verimli hale getirilmelidir.
Üretici emeğinin karşılığını almalı ki üretimine devam edebilmeli, bunun içinde piyasada görülen fiyat dalgalanmalarında devlet üreticiye destek sağlamalıdır. Serbest piyasa ekonomisinde her ne kadar yönlendirme yapılamasa da bazı devlet kurumları kriz dönemlerinde üreticilere alımlarıyla destek olmalıdır. Kooperatiflerin aynı kalite ve fiyatla ürün üretmeleri halinde devlet kurumları ihaleyle alımlarda bu kooperatiflere öncelik vererek desteklemelidir.
Bazı bölgelerde bitkisel üretim için kuyu açma müsaadesi verilmez iken hayvancılık için kuyu açma müsaadesi verilmektedir. Hâlbuki bitkisel üretimde kullanılan toplam suyun hayvancılığın su tüketiminden daha az olduğu dikkate alınarak bölgelere uygun hayvan cinsleri teşvik kapsamında olmalıdır.
Ülke genelinde detaylı bir arazi kullanım ve hayvancılık planlaması yapılarak tarım, mera ve orman alanları ve tarım dışı (iskâna açılacak) alanlar netleştirilmeli, bu alanların amacı dışında kullanımları mutlaka engellenmelidir.
Bölgelere göre ülke ekonomisine ve istihdama önemli katkıları olan uygun hayvan cinsleri, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık başta olmak üzere kümes hayvancılığı, ipek böcekçiliği, su ürünleri yetiştiriciliği ve arıcılık yeterli ölçüde desteklenmelidir.
Hayvancılıkta önemli bir girdi olan kesif ve kaba yem ihtiyacını karşılamak için; mevcut çayır-mera alanlarının ıslahına hız verilmelidir. Yem bitkilerinin ana ve ara ürün olarak ekim nöbetine girmesi bu bölgeler için özel destek kapsamına alınmalıdır. Ülkemizin ekolojisi uygun olan bölgelerinde silaja uygun yem bitkisi ekimi ve çok yıllık yem bitkileri yetiştiriciliği yaygınlaştırılmalıdır. Küçükbaş hayvancılık için yapay mera tesisi kurulması teşvik edilmelidir. Meraların kullanımında “Mera Amenajmanın” dört temel esasına uyulması sağlanmalıdır.
Ziraat Bankası gibi diğer bütün bankalarında müşterilerine belirli oranda zirai kredi verme mecburiyeti getirilmelidir. Üretim ve ihracatın artırılması için Bankalar uygun şartlarda kredi sağlamalı ve Tarım Kredi Kooperatifleri gibi kooperatifler de üyelerine bu amaçla avans vermelidir. Böylece artan üretimle gıda ürünleri ithalatının önü kesilmelidir.
Pazarlama esnasında tüm kayıpların azalması için her türlü teknolojik destek, soğuk tedarik zinciri gibi faaliyetlerde destekler devlet desteklemeleri içerisinde yer almalıdır.
Geleceğimizin planlanması için Ar-Ge enstitüleri ve ilgili fakülteler son teknolojilerle desteklenmeli ve bölgeye özgü bitki çeşitleri, hayvan ırkları ve üretim teknikleri geliştirmelidir. Üreticiye yapılmakta olan desteklerden fakülteler, özel ve resmi enstitülerde faydalandırılmalı ve ülke için önemli konularda özel destekler sağlanmalıdır.
Tarım Bakanlığı bünyesinde ihtiyaca cevap verecek sayı ve kalitede teknik eleman ve yayımcı personel istihdam edilmelidir. Bu personel çalıştıkları tesis veya bölgeyle ilgili rapor tutmalı ve bilgilerini yenilemek için bölgenin ekolojik şartlarına göre zaman zaman eğitimden geçirilmelidir.
Ülkemizde önemli kayıplara sebep olan hayvan hastalıklarına karşı devlet kurumları tarafından gıda denetimlerinde ki gibi işletmelerde periyodik hastalık taraması yapılmalıdır.
Gıda güvenliği ve güvenilirliğini artıran uygulamalar ile etkin denetim ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. Üretim yerinden sofraya kadar, çevre, kaynaklar ve insan sağlığına zarar vermeyen, üretimin her aşamasında gerekli ve yeterli kontrolleri yapılmış, sağlıklı ve kaliteli ürünlerin tüketiciye uygun fiyatla ulaşmasını sağlayan mekanizma geliştirilmeli ve bu düzenlemelere hız verilmelidir.
Bölgelere göre belirtilen ve benzeri alınacak tedbirlerle (Orta Anadolu Bölgesi İçin su temini gibi) hem bitkisel hem de hayvansal üretimde artış olacaktır. Böylece ithalat azaltılmış başka ülkenin üreticisi yerine kendi üreticimiz daha fazla desteklenmiş olacaktır.