Aldatılmak, keriz yerine konulmak, enayi ve aptal olarak salak bir insana benzetilmek zorunuza gitmez mi? Doğrusu benim gider. Üstelik çok üzülürüm. Açıkça aldatıldığımı fark edersem, hakkımı aramak için mücadele ederim.
Yıllar önce, İstanbul Otogar'ında bir büfe işletmecisi, üstelik Hukuk mezunu olduğunu iddia eden bir bayan, göz göre göre 10 liralık bir telefon kartını 15 liraya vermek istemişti de, fazladan aldığı 5 liramı uzun bir mücadele sonunda almıştım.
Tartışmamız esnasında Hukuk mezunu olduğunu söyleyince Hanımefendi, milletin hakkını yemek için mi hukuk okudunuz, çok yazık dediğimi ve yüzünün mos mor kesildiğini hiç unutamam.
Aslında kul hakkı yememek kadar, hakkımızı yedirtmemek de önemlidir. Böyle okumuş sahtekârlar günde 100 kişiyi aldatsalar ne kadar yüksek bir yekun tutar, varın siz düşünün.
Bizi aldatan bizden değildir buyuran bir dinin mensuplarıyız. Açgözlülük ve hırs sebebiyle, kanaat etmeyi unutup, başkalarını aldatmak, fahiş fiyatlarla kazıklamak, üç liralık malı onbeş liraya satmak kul hakkını yemenin en başta gelenidir.
Geçen gün, bir düğün daveti sebebiyle Kütahya'dan kalkıp Konya'mıza tanıdık bir aile dostumuz Mevlâna Müzesi'ne gidip görmek isterler, gezmek isterler. Gezi sırasında Müze Bahçesi girişinde bulunan büfeden çay alırlar. Altı kişi olduklarından altı çay içerler, pet bardaklarla. 21 lira ödemek zorunda kalırlar. Çünkü bir bardak çay 3.5 liradır.
Verdikleri para, içtikleri çay boğazlarında kalır. İtiraz da edemezler. Bir şişe maden suyunun 5 lira olduğunu, diğer yiyecek ve içeceklerinde çok fahiş fiyatla satıldığını görünce adeta şoka girerler.
Belki kimi zenginlerimiz, belki kimi sonradan görme kolay para kazananlarımız ne var yani bunda, çok mu? diyebilirler. Havaalanlarını örnek gösterebilirler. İhaleyle almıştır, onun sırtında pahalıya kalmıştır diye mazeret uydurabilirler.
75 kuruşluk çayı bir liralık çayı 3.5 liraya satmak insafsızlıktır. Vicdansızlıktır.
Bu Mevlâna kazığı Konya'nın imajını zedelemektedir. İhaleyi Belediye mi Kültür Bakanlığı mı kim verdiyse, bu işletmeciyi uyarmalı ve fiyatları makul bir seviyeye indirmelidir.
Mevlâna Müzesi'ne girişi ücretsiz yapan irade, müzeye giren, alış veriş yapan vatandaşların kazıklanmasına engel olmalıdır.
Mevlâna'nın ne yedi öğüdünde, ne de Gel, gel, ne olursan ol, yine gel çağrısında insanları aldatmak ve kazıklamak yoktur.
Mevlâna Kaşığı, Mevlâna Şekeri, Mevlâna Böreği derken bir de Mevlâna Kazığı icat etmeyelim ne olur?
UFUK TURU TOPLANTILARI
Aktif iyi olmak çok önemlidir. Pasif iyi aktif kötüden kötüdür. Aktif iyi olabilmek için de aşk gerekir, adanmışlık gerekir, aidiyet duygusu gerekir.
Aktif iyiler birlikte hareket etmeli, yardımlaşmalı, buluşup kaynaşmalıdır.
Başarılı olabilmek için de uyum şarttır. Umut şarttır ve ufuk şarttır.
Ufuk sahibi olmak, ufku açık olmak da çok önemlidir. Önemlidir ki umut olsun, uyum halinde hedefe doğru yolculuk yapılabilsin.
Şimdi ben şu anda Konya Sivil Toplum Kuruluşlarının organize ettiği Ufuk Turu Toplantıları'na katılmak üzere yolda olacağım. Ankara Büyük Anadolu Hotel'de 20-24 Mayıs 2015 tarihleri arasında 12. düzenlenecek olan Türkiye'nin Geleceği ve Yeni Ufuklar konulu toplantılar dört gün sürecek. Bir birinden değerli katılımcılar, konuşmacılar çok önemli konular üzerinde konuşup, fikir alışverişinde bulunup, tartışacaklar.
Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Sn. Muhsin Görgülügil'in davetlisi olarak katılacağım bu toplantılara 40 ilden de katılımcılar gelip misafir olacaklar.
Görelim bakalım. İnşallah şu seçim arifesinde hem Konya'mız, hem de ülkemiz için hayırlara ve yeni ufuklara, yeni açılımlara vesile olur.
GÜNÜN SÖZÜ
HAKSIZLIK ÖNÜNDE EĞİLMEYİN! ÇÜNKÜ HAKKINIZLA BİRLİKTE ŞEREFİNİZİ DE KAYBEDERSİNİZ.
Hz.Ali(r.a)