Ermeni Diasporası yıllardan beri uluslar arası ve yurt içi platformları işgal etmiş durumda. Güya Türkler I. dünya Savaşı'nda Ermenileri toptan ölüme mahkûm etmiş.  Onlara Muhacirin Komisyonundan akçe tahsis ederek, Türkiye'nin en verimli topraklarına yerleştirerek bir “soy kırıma” tabi tutmuş.

Evvela şunu unutmamak lazım! Dünyanın hiçbir yerinde isyan etmiş bir kavime “aferin sana. Sen çok iyi yapmışsın, sana altın liyakat madalyası takdim ediyorum.” denmez. Ermeniler neden tehcire tabi tutuldu, ilk önce onu bir inceleyelim isterseniz.

1878'den beri bağımsızlık düşüncesinde olan Ermeniler, Ruslarla ittifak ederek I. Dünya Savaşında Osmanlı ordusunu arkadan vurmuşlardır. II. Meşrutiyetten evvel, 1890- 1908 arasında İstanbul'da ve Anadolu'da sayısız isyanlar çıkartarak Müslüman ahaliyi katletmişlerdir. Bunu ben söylemiyorum. Bunu bir batılı söylüyor: justinMcCarthy söylüyor.

Ermeni meselesinde, hakikatleri çarpıttıkları için Avrupalı ve Türk tarihçi ve siyasetçilerine kızan McCarthy“Kim başlattı?” diye bir makale sinde Doğu Anadolu bölgesindeki Ermeni nüfusu hakkında şunları dile getiriyor: “!Ermeni milliyetçileri kendilerinin, nüfusun %20'sinden daha az bir kısmını oluşturdukları bir toprağı ele geçirmek için savaştılar. Altı vilayet dedikleri bölgede Müslümanlar, Ermenilerin dört katı fazla idi. Polonyalılar, İtalyanlar, Güney Afrikalıların aksine Ermeniler imparatorluk tarafından yönetilen büyük bir çoğunluk değildiler. Çoğunluğu yenerek topraklarını ele geçirmek isteyen küçük guruplardı.” (1)

1915'te meydana gelen olayları Ermenilerin hazırladığını dile getiren McCarthy, Ermenilerin Müslüman ahaliyi katletmeye başlaması üzerine Türklerinde mukabele ettiğini, çıkan çatışmalarda her iki taraftan da insanların öldüklerini dile getiriyor. 1890 yılından1915'e gelene kadar Ermenilerin sık sık Maraş, Van, Bitlis gibi vilayetlerde isyan çıkardıklarını, İstanbul'da padişaha suikast ve bazı devlet dairelerini sabotaj yaptıklarını dile getiren McCarthy, “1796'da Ermenilere saldıran Türkler miydi? Hayır, kendi ülkelerinin düşmanlarıyla birleşen Ermeni isyancılardı.1828'de Ermenilere saldıran Türkler değildi. Türklerin evlerine ve tarlalarına el koyanlar Ermenilerdi. 1890'larda Ermenilere ilk saldıran Türkler miydi? Hayır, Türklere ilk saldırmaya başlayan Ermeni ayaklanmacılardı. 1915'te Ermenilere ilk saldıran Türkler miydi? Hayır, Van'ı kuşatıp oradaki Müslümanları öldüren Ermeni isyancılardı. Müslüman köylerine baskın yapıp, Müslümanları yollarda öldüren Ermenilerdi. Osmanlı memurlarını öldüren, Osmanlı ordusunun iletişimini kesip tahrip ve casusluk eden, gerilla ve partizan guruplar halinde Rusların yanında yer alan Ermenilerdi.” (2)

15 Nisan'da Van'ın çevresinde, 16. Nisan'da Çatak'ta ve 17 Nisan'da Bitlis'te büyük çapta bir isyana kalkışan Ermeniler, savunmasız Müslüman halkı katletmeye başlayınca Osmanlı Devleti 24 Nisan 1915'te bir genelge yayınlayarak Ermeni dernek ve partilerini kapattı. Ertesi gün Başta İstanbul olmak üzere pek çok vilayette din adamı, doktor, gazeteci v.s bulunan Taşnak ve Sutyun partisinin elebaşlarını ve komite liderlerini tevkif etti.

Bu tedbirler isyanı yatıştırmadığı gibi şiddetin dozunu daha da artırdı. Talat Paşa'nın 13 Mayıs'ta Sadarete tezkire vermesinden bir gün sonra 14 Mayıs 1331'de  “Vakti seferde icraatı-ı hükümete karşı gelenler hakkında Kanun-ı Muvakkat” çıkarıldı. Osmanlı Devleti, 19 Mayıs 1331(1 Haziran 1915) de yürürlüğe giren bu Mavakkat Kanununun

Birinci maddesi:Savaş vaktinde ordu, kolordu ve fırka komutanlarına, savaş sırasında hükümetin emirlerine karşı gelenlere, yurt savunmasına ve asayişin korunmasınailişkin işlere ve tertiplere muhalefet, silahla tecavüz ve direnme görülürse bulunanlara karşı derhal askeri kuvvetle tertipler yapmaya,  tecavüz ve direniş sırasında isyancıları imha etme mezun ve mecburdurlar.

İkinci madde:Ordu, kolordu ve fırka kumandanlarına, casusluk ve vatana ihanet ettikleri anlaşılan köy ve kasaba halkını tek tek yerleştirebilir.İş bu kanun yayım tarihinden itibaren geçerlidir. Daha önce de tebliğ edildiği gibi asker aileleriyle ihtiyaç nispetinde sanatkâr, Katolik ve Protestan Ermenilerin sevk edilmemesi hükümetçe kararlaştırılmıştır. Ermeni kafilelerine saldırı da bulunanlara veya bu gibi saldırılarda ön ayak olan jandarma ve memurlar hakkında şiddetli kanunî tedbirler alınmalı ve bu gibiler derhal azl edilerek Divan-ı Harbe teslim edilmelidir. Bu gibi olayların tekrarından vilayet ve sancaklar sorumlu tutulacaklardır. (3)

DEVAMI YARIN...

 

NOT: 25 Nisan Cumartesi günü Türk Ocağı Konya Şubesi tarafından düzenlenen 100. Yılında Ermeni Yalanları Paneli, Uluç Gürkan, Sadi Somuncuoğlu ve Ömer Lütfi Taşçıoğlu'nun katılımı ile saat 13.30'da Konya Ticaret Odası Konferans salonunda yapılacaktır.