Çumra’nın ilçe oluşunun 100. yılı bütün olumsuzluklara rağmen Çumra Ticaret Odasının Konferans Salonunda Çumra Kültür ve Sanat Topluluğu tarafından 26 Haziran’da tam gününde kutlandı. Yokluk içinde bir panel düzenlemek, aşıkları davet etmek gibi bir organizasyon Kültür Sanat Topluluğunun büyük bir başarısıdır.
Çumra’nın meselelerini dert edinen tek gurup Çumra Kültür ve Sanat topluluğu desek abartmış olmayız.
Topluluk her ay düzenlediği etkinlikte ve çıkardığı süreli yayın 9 Bin Yıllık Delikanlı Çumra dergisinde gençlerimizi sosyal alanlara çekmeye çalıştık.
Çumra Kültür Sanat Topluluğu gerçekten Çumra’yı ve Çumralıları çok seven bir topluluk. Çocuklarımızı kötü düşünceli insanların eline düşürmemek için onları şiir ve edebiyata, yazmaya alıştırmaya gayret ettik. Yayınlanan dergimizde gençlerimizin imzalarına yer verdik. Ravza Nur İde, Dilek Karataş, Muhammet Ali Karataş, Yunus Emre Küçük, Talat Sefa Karasu gibi gençlerimiz kendi şiirlerini yazıyorlar, küçük çocukları eğitip çeşitli skeçler yaptırıyorlar. Bu bizim göğsümüzü kabartan bir hadise.
Talat Sefa, kendi şiirlerini seslendiriyor, sazıyla sözüyle kültür sanatın tam ortasında yer alıyor. Geçen senelerde iki defa bir oyunu hem yazdı hem de ekip arkadaşlarıyla beraber oynadı. Kıyafetlerini Anıtkabir Komutanlığı tedarik etti. Onlara müteşekkiriz.
Başkanımız Sadık Gökce çok özverili çalışıyor. Çocuklarımızı sürekli bir şeylere teşvik ediyor. Merve Cura çok yetenekli bir şahıs. Çok terbiyeli ve duygusal. Çocukluğundan beri halk danslarını oynuyor ve öğretiyor. Kurduğu halk oyunları ekibiyle Kafkas ve Zeybek oyunlarını gençlerimize oynatıyor. Merve şu anda sadece Çumra’da değil dışarıda da aranan bir kalite. Gittiği her yerde kendine uygun gençleri buluyor ve bir ekip kuruyor.
Merve Cura Kastamonu Üniversitesi, Halk Edebiyatında yüksek lisans yapıyor. Biz tanıştığımızda umutsuz, çok kararsız biriydi. Bizim tavsiyelerimizle yüksek lisans sınavlarına girdi ve kazandı. Kastamonu eğitimi onun ufkunu daha çok açtı. Orada halk oyunları etkinliklerine katılıyor, öğrenci yetiştiriyor, açılışlara ve kültürel etkinliklere imzasını atıyor.
Kültür Sanat Topluluğu kurulalı beş sene oldu. Beş senedir her ayın sonunda bir dergi; ayın başında ya da ilk on gün içinde salonu ne zaman alabilirsek şiir okumalarımızı, türkülerimizi, oyunlarımızı gerçekleştiriyoruz. Çumra kaşık oyununda Mustafa Daş bir ekol. Eşi Kısmet Hanımla birlikte en güzel oyunlarını sergiliyorlar. Beş çocukları var ve beşi de kaşık çalıp oynayabiliyorlar. Mustafa Daş çok güzel şiirler yazıyor ve okuyor. Yörük Efesi mahlasını kullanıyor. Sodur ekibi de birkaç kere programımızda yer aldı. Her programımızda Sedat Ulupınarlı, Çumra’da etkili olan olayları, bazı meslek erbabını, Çumra’ya hizmeti geçen değerleri anlattı, onları hayırla yâd etti.
Çumra’da sadece gençler şiir yazmıyor; ev hanımı, öğretmen, işçi, emekli memur ve hocalar da yazıyor. Anuş Gökce, Ahmet Gök, Mevlüt Mülayim, Elife Mısral, Uğur Köfe, Nermin Şahin, Selahaddin Güzel, Ahmet Yavuz, Tayyip Sağ…
Çumra Kültür Sanat Topluluğu her sene Çumra’nın ilçe oluşunu Belediyenin bize tahsis ettiği salonda kutladı. Salonu gecikmeli verdikleri için tam zamanında kutlama yapamadık. Ya bir gün önce ya da bir gün sonraya salon alabildik. Milli bayramlarda da aynı durum söz konusu oldu.
Başkanımız Sadık Gökce Çumra Cumhuriyet Lisesi Mezunları Derneği ve Belediye ile ortaklaşa çalışarak 3. Çumra Sempozyumunun gerçekleşmesine yardımcı oldu. Bazı tartışmaları ve anlaşmazlıkları gidererek güzel bir Sempozyum yapılmasına vesile oldu. Otuza yakın bildiri sunuldu ve kitap haline getirildi.
Çumra ilçe olalı yüz yılı doldurdu. Altı ay öncesinden Çumra Kültür Sanat topluluğu Başkan Sadık Gökce, Anuş Gökce, Elife Mısral, Ahmet Gök bazen Sedat Hoca da iştirak ederek oturup konuştuk, Belediye ile güzel bir 100. yıl kutlayalım dedik. Her defasında belediye başkanı bize kapılarını kapattı, bizim sunduğumuz projeye bakarak “Biz sizden daha güzelini yapacağız.” dedi. Koskoca Belediye başkanı, gelirleri olan bir kurumun reisi bizimle boy ölçüşmeye kalktı. Biz de buyurun yapın, dedik. Belediyenin ilk icraatı, bizim çağırdığımız hocaları arayarak yanına çekmeye çalışmak oldu. Hocalar bizi arayarak ne yapmaları gerektiğini sordular. Biz de madem belediye yapıyor, ikilik olmasın, siz konuşmalarınızı belediye bünyesinde yapın, biz de izleyici olarak onların programlarına gidelim dedik. Fakat hazırladıkları metinlerin bizim Yenigün gazetesiyle birlikte hazırlayacağımız 10’LAR dergisinde yayınlanmak üzere göndermelerini talep ettik, onlar da kabul ettiler. Bir yandan da çalışmalarımıza devam etti. Çumra’nın esnafını gezdik, bize sponsor olacak bir Allah’ın kulunu bulamadık. Sponsor olmak şöyle dursun reklam almak için gelen Yenigün muhabirine esnafın birisi “Sadık Gökçe diye birini tanımadıklarını söylemiş. Demek ki işin ucunda menfaat olunca eski arkadaşını bile unutabiliyormuş insan. Belediye bu arada bizimle tamamen ipleri kopardı ve salonu dahi vermedi. Halbuki bu salonlar halkın ya da STK’ların ihtiyaçlarına cevap vermek için yapıldı.
Aradan iki ay geçti, belediyenin hazırlığından tık yok. Sonra kutlamaların yapılmayacağını duyduk. Biz hocaları tekrar arayarak bizimle çalışmalarını istedik. Sağ olsunlar hiçbiri yüksünmedi, yol masraflarını, yiyecek içeceklerini kendileri üstlenerek geldiler.
Elimizden tutan Çumra Şeker A.Ş. ve Çumra Ticaret ve Sanayi Odası oldu. Hem salonlarını iki gün boyunca bizim hizmetimize açtı hem de Çumra dergisinin 3. Ve 4. Ciltlerini ücretsiz olarak yayınladı ve kitap haline getirdi. Çumra Şeker misafir hocalarımızı iki gün boyunca misafirhanelerinde ağırladılar ve ihtiyaçlarını karşıladılar. İkinci gün otuz kişilik bir öğle yemeği verdi. Her iki kuruma da canı gönülden teşekkür ederiz.
Nihayet Çumra Kültür ve Sanat topluluğunun hazırladığı ve sunuculunu Elife Mısral’ın yaptığı “100. Yılında Çumra” etkinliği Çumra Ticaret ve Sanayi Odası’nın salonu tahsis etmesiyle yapılabildi. Çum26 Haziran 2026’da Çumra’nın kaza oluşunun 100. yılında ilim adamları, sanatçılar, şairler, halk oyunları halk ile buluştu ve büyük bir coşkuyla kutlandı.
26 Haziran akşam saat 08.30 da Konya’dan gelen aşıklarımız Öksüz Ozan (Ahmet Yıldırım) ve oğlu Yağız Ozan (Arif İnan Yıldırım) ve Aydın’dan katılan aşık Muhsin Yaralı bizlere unutulmaz bir gece yaşattılar. Önce hoş geldiniz selamlamasıyla programına başlayan aşıklar, atışma, usta malı türküler, kendi türküleri, koçaklama ve veda türküleriyle programlarını icra ettiler. Şair Ömer Kılıç da aşıkların programı dahilinde okuduğu şiirlerle bizlere bazen hüzün bazen de sevgi diyarlarında gezdirdi durdu. Selçukya Kültür ve Sanat Derneği ekibiyle Konya’dan gelerek bizlere destek vermesi ayrı bir kadirşinaslık. Çumralılar evinden kalkıp bizleri izlemeye gelmeye üşenirken kültür ve sanata aşık insanlar erinmediler, coşkumuza ortak oldular. Başkanları Fatma Şeref Polat’ın verdiği ayakla aşıklarımız çok güzel atıştılar. Daha sonra ben de Çumra’nın yüzüncü yaş gününe uygun bir ayak verdim. Selçukya’nın ağır toplarından Hasan Ukdem, Şerife Eva Eker ve Çumra Kültür ve Sanat Topluluğundan Ahmet Gök de birer şiir okuyarak geceye renk kattılar.
Programın sonunda aşıklarımıza teşekkür belgesi takdim edildi ve hatıra fotoğrafları çekildi.
İkinci gün ise 100. Yılında Çumra paneli yapıldı. Önce Merve Aybala Gökce’nin hazırladığı Çumra’nın Geçmişten Geleceğe fotoğraflar slayt halinde gösterildi. Bu fotoğrafları Kültür Sanat Topluluğu üyeleri toplamıştı. Paramız olmadığı için çıktı alıp sergileyememiştik. Biz de slayt yöntemini tercih ettik. Kimisini çocukluğuna kimisini de tarihin arka sayfalarına götürdü. Talat Sefa Karasu’nun seslendirdiği iki güzel türküden sonra saat 10.30 sularında panelimiz başladı. Antalya’dan Firdevs Güneş, Eskişehir’den Ali Umut Türkcan, Karaman Mehmet Bey Üniversitesinden Hasan Hüseyin Akkaş, Kastamonu’dan Mehmet Serhat Yılmaz’ın katıldığı panelin oturum başkanlığını Ali Umut Türkcan yaptı. İlk panelist Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz Çumra’nın tarihini, ilçe oluşunda geçirdiği aşamaları, ilçe oluşunu, kaza merkezinin istasyon civarına taşınmasını, Çumra’nın Çatalhöyük gibi büyük bir katma değeri olduğunu, bunun hem tarih hem de turizm açısından önemli olduğunu, Çumra için gelecekte neler yapılması gerektiğini anlattı. İkinci konuşmacımız Prof. Dr. Hasan Hüseyin Akkaş, Çatalhöyük’le günümüz Çumralıların yaşayışlarını, doğayı kullanma şekillerini anlattı. Çatalhöyük insanının doğayı bozmadan bir şeyler üretirken, günümüz insanının tabiatı tahrip ederek bir şeyler yaptığını ifade etti. Sınıf ayrışmasının olmadığı, herkesin eşit, sevgi ve barışın hâkim olduğu, M.Ö. 6000 yılında günümüz insanının hâlâ ulaşamadığı engin bir hoş görü ve medeniyet merkezi olduğunu ifade etti. Tarihi çağlardan günümüze kadar sürekli savaşlar, işkenceler ve toplu katliamlar yapıldığı bir dönemde Çatalhöyük yaşam modelinin çok yüksek bir kültür olduğunu söyledi. Son konuşmacı emekli Prof. Dr. Firdevs Güneş Hoca illaki eğitim, dedi. Çumra’da eğitim seviyesinin çok düşük olduğunu ifade eden Güneş, Çumra’nın %70’inin ilkokul ve ortaokul seviyesinde olduğunu, gelişen teknolojinin hızına yetişebilmek ve onları kullanacak vasıflı eleman ihtiyacını gidermek için lise ve üniversite mezunu okuduğunu anlayan, projeler üreten, teknolojiyi kullanabilen gençler yetiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Öğleden sonraki oturumumuzun başkanlığını Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüt Mülayim yaptı. Çumra’nın tarımı, ekonomisi ve Çatalhöyük’ün turizme kazandırılması, bundan Çumra’nın da kazancı olması için orijinal projeler uygulanması gerektiği ifade edildi.
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Ramazan Acar, mera ıslahı üzerine bir sunum yaptı. Meralara çalı bitkisi ekilerek küçük baş hayvancılığın geliştirilmesi yolunda çalışmalar yaptığını ifade etti. Yaptığı uygulamalardan bahsetti. Tamamen çölleşmiş olan meraların nasıl yeniden üretime kazandırıldığını bizlere slayt ve fotoğraflar eşliğinde anlattı. Tarımın arazilerinin daralması ve hayvancılığın çok düşük düzeylerde seyrettiğini belirten Ramazan Hoca, dışa bağımlı olmadan insanların beslenmesi için temel gıda olan et ihtiyacını karşılamak meraların ıslahına önem verilmesini söyleyerek konuşmasına son verdi. İkinci konuşmacı Çatalhöyük eski kazı başkanı Prof. Dr. Ali Umut Türkcan idi. Ali Umut Hoca, Çatalhöyük’ün yeterince tanıtılmadığını, Çumra’ya turizm açısından pek fazla bir katkısı olmadığını ifade etti. Tarihin ilk büyük yerleşim alanlarından biri olan Çatalhöyük’ün insanlarının geçimin tarım ve hayvancılığa dayalı olduğunu belirtti. İnsanların hayvanları evcilleştirdiğini, bunların etinden, sütünden ve gücünden istifade ettiğini söyleyen hoca, evlerinde kullanılan eşyaların ve inşaat malzemelerinin de bugün Anadolu evleriyle aynı özelliği gösterdiğini sözlerine ekledi. Çatalhöyük’ün Çumra’ya bir getirisi olması için Çay boyuna ya da Çumra Çatalhöyük yolu üzerine Çatalhöyük evlerine benzer evlerin yapılmasını, içinde Çatalhöyük’te dokunan kilim ve halı modellerinin, çanak çömlek ve seramiklerinin, duvar resimlerinin örnek alarak sanat atölyesi evler inşa edilmesi gerektiğini, Çumra’da bir müze açılarak Anadolu Medeniyetler ve diğer müzelerde sergilenen envanterlerin getirilmesini teklif etti.
Birçok Projeleri olan Prof. Dr. Nurettin Bilici’nin sunumu maalesef yapılamadı. NATO zirvesinden dolayı Ankara’da faaliyetlerini kısıtlanması, mezuniyet programlarını öne çekilmesine neden oldu. Hoca özürlerini beyan ederek toplantıya katılamadı. Bildirinin okunmasını birine verdik; fakat programda metnin ağır olduğunu ifade ederek okuyamayacağını söyledi. Tabii bizler de çok üzüldük.
Aynı gün akşam saat 08.30’da Çumra Ticaret Odası salonunda Kültür Sanat Topluluğunun kuruluşunun 5. yaş günü kutlandı. Sanatçımız Talat Sefa Karasu, Muammer Yapar güzel türkülerini icra ettiler. Cengiz Saran da sazsız bir türkü söyledi. Şairlerimiz Ahmet Gök, Anuş Gökce, Uğur Köfe, Ravza Nur İde, Muhammed Ali Karataş, Dilek Karataş, Mustafa Yavuz Çolak, Mehmet Seviş birer şiir okudular. Kastamonu Üniversitesi’nden misafir olarak gelen Nazlı Rana Gürel de Çumra’nın çektiği susuzluk problemini konu alan güzel bir şiirini okudu. Merve Cura’nın hazırladığı Halk oyunu ekibi Kafkas ve Zeybek Oyunları oynadılar. Merve Hoca ile Yunus Emre Küçük’ün karşılıklı zeybek oynamaları büyük ilgi topladı. Ekibin kıyafetlerinin kirasını emekli Veteriner Hekim Zeki Göncü ve eşi emekli Eczacı Özgül Hanım karşıladılar. Kendilerine çok teşekkür ederiz.
Program hatıra fotoğraflarıyla son buldu.
Kaza oluşunun 100. yılı kutlu olsun Çumra.