8 Ağustos'ta meclis genel kurulunda kabul edilen, 18 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılan yasal düzenlemeyle başta 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu olmak üzere ilgisi olan birçok kanunda değişiklikler yapıldı. Türk Ceza Kanunu'nda, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'da, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da, Kabahatler Kanunu'nda, Sosyal Hizmetler Kanunu'nda ve Çocuk Koruma Kanunu'nda bazı değişiklikler ihtiva eden bu yeni yasada yapılan değişikliklerden en önemlisi kuşkusuz Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) kavramının Adli Süreçteki Çocuk (ASÇ) olarak değiştirilmesi oldu. Ceza yargısında önemli bir yere sahip olan ve uzun yıllardır kullanılan bu kavramın ilga edilerek yerine başka bir kavramın getirilmesi reform niteliğinde olduğundan, bu hafta siz değerli okuyucularıma yapılan bu önemli yasal değişikliği kısa ve öz bir şekilde anlatarak akıllardaki soru işaretlerini gidermek istedim.

Evvela tanımlara yer verelim: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Tanımlar” başlıklı 6. maddesinin 1-b hükmüne göre çocuk, henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder. Benzer bir tanımla çocuk, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun “Tanımlar“ başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 1 inci maddesinde çocuk kavramına "Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır." şeklindeki tanımla yer verilmiştir. Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) kavramı ise, Çocuk Koruma Kanunu'nda, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk olarak ifade edilir. Yapılan son değişiklikten önce, başta 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) olmak üzere ceza hukukuna ilişkin mevzuatta Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) kavramına yer verilmekteydi ve yargı mercilerinde hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan çocuklara "şüpheli" veya "sanık" değil Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) olarak hitap edilirdi. Yeni yasal düzenleme (7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) ile birlikte SSÇ'nin tanımı değiştirilmedi ancak tanıma karşılık gelen “Suça Sürüklenen Çocuk” ibaresi, “Adli Süreçteki Çocuk” olarak değiştirildi. Yani yasal düzenlemeyle birlikte Çocuk Koruma Kanunu, Sosyal Hizmet Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan “suça sürüklenen çocuk” ibareleri “adli süreçteki çocuk” şeklinde değiştirildi.

Peki bu Suça Sürüklenen Çocuk veya Adli Süreçteki Çocuk kavramları nedir ve bu kavramlar neden var? Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, ceza yargısında soruşturma evresinde kullanılan "şüpheli" kavramı ile kovuşturma evresinde kullanılan "sanık" kavramı onsekiz yaşını doldurmuş yetişkin kişiler için kullanılıyor. Onsekiz yaşını doldurmamış kişiler ise Çocuk Adalet Sistemi gereği bilinçli olarak hem soruşturma evresinde hem de kovuşturma evresinde SSÇ, yeni adıyla ASÇ olarak anılıyor. Bunun temelinde yatan anlayışa göre, onsekiz yaşını doldurmamış kişiler yani çocuklar, işlediği suç nedeniyle damgalanmamalı, bunlar hakkında yürütülen muhakeme ve verilen nihai kararlar onları cezalandırmaktan ziyade akıllandırmalı/ iyileştirmeli ve suç işlemekten caydırmalı. Başka bir ifadeyle çocuklar suç işlemezler, suça sürüklenir yahut birtakım sebeplerle suç işlemeye itilir ve bunun neticesinde topluma yeniden kazandırılmak ve hukuk düzenince birtakım tedbirlere maruz bırakılmak suretiyle koruma altına alınmak üzere adli süreç geçirirler. Bu anlayış, uluslararası hukuk ve antlaşmalar ile Anayasa'nın 41 inci maddesinde yer alan "Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır." hükmünün bir sonucudur. Ezcümle Çocuk Adalet Sistemi'nin bir gereği olarak ülkemizde çocuklara yönelik uygulanan hukuk politikası, SSÇ -yeni adıyla ASÇ- kavramının ifade ettiği çocuk faillerin cezai anlamda farklı usullere tabi tutulmasını, yetişkinlere uygulanan ceza yasalarının/ cezai müeyyidelerin belli bir olgunluğa erişmemiş çocuklar için uygulanmaması gerektiğini vurgular ve bu nedenle aynı şekilde yargılanan yetişkinlerden farklı sıfatlarla anılmalarına, farklı statüdeki mahkemelerde genellikle kapalı gerçekleştirilen duruşmalarla yargılanmalarına yönelik yasalar ihdas eder. Örneğin hakkında iddianame tanzim edilerek dava açılan yetişkinler -görevli mahkemeye ilişkin kurallara göre- asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde yargılanırken aynı durumdaki çocuklar 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 25. ve devamı maddeleri gereği çocuk mahkemeleri veya çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanırlar.

“Suça Sürüklenen Çocuk” ibaresinin “Adli Süreçteki Çocuk” olarak değiştirilmesi ise daha çok kavramın lafzıyla alakalı… 7593 sayılı Kanunun gerekçesinde, “Suça Sürüklenen Çocuk” ibaresinin, ön yargı oluşturabilecek ve doğrudan suç isnadı içeren bir nitelik taşıdığı, bu kavram yerine Anayasa’nın 41 inci maddesinde yer alan çocuğun yüksek yararı ilkesi gözetilerek daha tarafsız, adil ve adli sürecin mahiyetini yansıtan “Adli Süreçteki Çocuk” ibaresinin kullanılmasının uygun olacağı zikredildi. Adalet Bakanı Sn. Akın Gürlek yaptığı açıklamada, çocukları suçla özdeşleştiren kavram ve uygulamaların değiştirilmesi gerektiğini ve bu amaçla değişikliğin yapıldığını vurguladı. Yani “Suça Sürüklenen Çocuk” ibaresinde çocuk kelimesiyle suç kelimesinin birlikte zikredilmesi ve bu kullanımın çocuğa suç isnadı yapıyor gibi anlaşılması bu kavramın değiştirilmesine sebep oldu.

Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki; mevcut kanunlarda her ne kadar adli süreçteki çocukların suçtan korunmaları ve topluma yeniden kazandırılmaları hedeflense de; suçlarda çocukların kullanılmasının önlenmesi, cezaların caydırıcılık fonksiyonu ve toplumsal barışın tesisi amacıyla 7593 sayılı Kanun'la Türk Ceza Kanunu ve başka kanunlarda yapılan değişikliklerle birlikte adli süreçteki çocuklara ilişkin bazı suçlarda müeyyidelerin ağırlaştırılması yoluna gidildi. Örneğin 7593 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirildi ve maddenin yeni hali "İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onüç yıldan onsekiz yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde on yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası dokuz yıldan fazla olamaz." şeklini aldı. Ayrıca bu maddeye eklenen 4 üncü fıkra ile "Somut olayda;

a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,

b) Güdülen amaç ve saik,

c) Suçun işleniş şekli,

d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma,

hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir." şeklinde bir düzenlemeye gidilerek adli süreçteki çocuklara ilişkin somut olayın özellikleri nazara alınmak koşuluyla cezayı ağırlaştırıcı hükümler ihdas edildi. Madde gerekçesinde ise "Böylelikle, suç ve cezalar arasındaki ölçülülük ve orantılılığın korunması ile ceza adaletinin sağlanması yanında suçla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır." şeklinde görüş bildirildi ve ceza adaleti ve suçla etkin mücadele vurgusu yapıldı. Bu hususta Adalet Bakanı Sn. Akın Gürlek’in yaptığı “Çocuklarımızı suç örgütlerinin, sokak çetelerinin, uyuşturucunun, şiddetin ve dijital dünyanın tehlikelerinden korurken, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit eden ağır suçlar karşısında da adaletin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz.” şeklindeki açıklama, esasında meselenin iç yüzünü ve yapılan yasal değişikliğin gerekliliğini açıkça gösteriyor. Kanaatimizce, son yıllarda çocuk suçluların -daha az ceza aldıkları için- suça azmettirilmesi ve suçta kullanılması suretiyle işlenen suçlarda artış yaşanması; örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve kasten öldürme gibi ağır suçların çocuklar tarafından işlenmesinin önüne geçilmesi ihtiyacını ve caydırıcılığın tesis edilmesi gerekliliğini doğurdu. Kanun koyucu, buna yönelik bir refleks göstermek ve suçla etkin mücadele etmek maksadıyla harekete geçti ve gerekli yasal düzenlemeleri ihdas etti. Böylece; başta çocuğun suçtan ve ağır cezai müeyyidelerden korunması olmak üzere, toplumda adaletsizlik ve cezasızlık algısının meydana gelmesinin önlenmesi, suçla etkin mücadele edilmesi ve çocuk suçluların suçta kullanılmasının önüne geçilmesi gibi önemli amaçlarla yerinde bir yasal düzenleme yapılmış oldu.

Çocuklarımızın; suçun hem mağduru hem de faili olmaktan korunduğu; böylece suça sürüklenmediği ve adli süreç geçirmediği bir Türkiye dileğiyle…

Kaynakça

- Kadim Hukuk, Makale: 16.07.2026 Tarihli - Suça Sürüklenen Çocuk “SSÇ” https://kadimhukuk.com.tr/makale/suca-suruklenen-cocuk-ssc/ Erişim:10.09.2026

- Tülay KİTAPÇIOĞLU YÜKSEL, Kırklareli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Makale: Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Değerlendirme

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3408840 Erişim:10.09.2026

- Adalet Bakanı Sn. Akın Gürlek’in Açıklamaları, https://www.adalet.gov.tr/bakan-gurlek-suca-suruklenen-cocuk-yerine-adli-surecteki-cocuk-kavrami-hukuk-sistemimize-kazan Erişim:12.09.2026