31 Ağustos Pazartesi günü adli tatil sona erecek ve 1 Eylül Salı günü 2026-2027 adli yılı başlayacak; bu tarih itibarıyla mahkemeler normal çalışma düzenine dönecek. Daha iyi anlaşılması için evvela bir usul hukuku müessesesi olan adli tatil ve adli yıl kavramlarından bahsedelim. Adli tatil yani yargıda çalışmaya ara verme, usul kanunlarında düzenlenir ve her yıl 20 Temmuz’da başlayıp 31 Ağustos’ta sona erer; 1 Eylül’de ise yeni adli yıl başlar. Yasama tatilinden farklı olarak adli tatil anayasal bir kurum olmayıp, doğrudan usul kanunları ile düzenlenmiş yasal bir uygulamadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 102. maddesi, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 331. maddesi ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 61. maddesi adli tatile ilişkin usul hükümlerini içerir. Adli tatilde kanunlarda düzenlenen bazı istisnai durumlar ve ivedi yargı işleri haricinde işleyiş durur; süreli işlerde süreler adli tatilden sonraya tehir edilir. Tüm ülkedeki yargı işlerinde çalışmaya ara verilmesi ve daha sonra yeni adli yıla başlanıp yargının normal düzenine dönecek olması, sadece hukukçular veya yargı çalışanları için değil, öyle veya böyle mahkemelerde bir işi olan herkes için önem arz ediyor. Bu vesileyle yargı mercilerinde davası yahut başka işi olanlara, adli tatilin bitimiyle birlikte sürelere ve işleyişe karşı dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum.

Peki 2025-2026 adli yılında ülkemizde hukuk adına neler oldu? Aslına bakarsanız geçtiğimiz adli yılda gerek yasama faaliyetlerinde gerekse yüksek yargı mahkemelerinin kararlarında yargıya ilişkin o kadar gelişme oldu ki... Hepsine ayrı ayrı değinmesek de öne çıkanlara kısaca bir göz atalım.

- 2025 yılının başında 2025-2029 yıllarını kapsayan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin açıklanması ile 2025 yılı Haziran ayında kamuoyunda 10. Yargı Paketi olarak bilinen 7550 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından, 2025-2026 adli yılı içinde Aralık ayında kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen 7571 Sayılı Kanun yürürlüğe girdi. Bu Kanun kapsamında infaz kanununda yapılan değişiklikle 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen ve istisna suçlar dışında kalan suçların infazında denetimli serbestlik süresi arttırıldı. Kanunda bunun yanı sıra, düğün, nişan ve asker eğlencesi gibi toplu bulunulan alanlarda silah kullanımının cezası arttırıldı ve trafikte yaşanan tartışma ve araçtan inme durumlarına ilişkin yeni cezai düzenlemeler getirildi. Ayrıca suç örgütlerinin çocukları suça sürüklemesi durumunda, örgüt yöneticilerine verilecek cezalar da yeniden düzenlendi.

- 2026 yılının Şubat ayında 2026/51 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yerine Akın Gürlek Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak atandı.

- Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilip edilemeyeceği hususu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nda görüşüldü ve nihayetinde 08.05.2026 tarihli ve 2021/8 Esas sayılı karar kapsamında "Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talep kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemez" yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verildi.

- Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026'da Antalya 12. Aile Mahkemesinin 2025/156 sayılı itiraz başvurusunda; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verilmesi talebini, yoksulluk nafakasının herhangi bir süre sınırı olmaksızın devam etmesinin mülkiyet hakkı, ölçülülük ilkesi ve taraflar arasındaki menfaat dengesi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kabul ederek Anayasaya aykırılığı nedeniyle ibarenin iptaline oy çokluğuyla karar verdi. Burada belirtelim ki, verilen bu karardan sonra önümüzdeki süreçte yoksulluk nafakası ile ilgili yeni yasal düzenlemeler yapılması bekleniyor.

- Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 Sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu Kanun kapsamında özetle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki 107. maddede düzenlenen "Belirsiz Alacak Davası" müessesesi yürürlükten kaldırıldı. Dolandırıcılık suçlarında, sadece banka hesabı, IBAN veya kredi kartı bilgilerini başkasına kullandırarak suça iştirak edenlerin cezası yeniden düzenlendi. Ortaklığın giderilmesi davalarında, miras kalan taşınmazların ilk açık artırmasının sadece hissedar olan mirasçılar arasında 1 defaya mahsus ve %100 muhammen bedelle yapılmasına yönelik düzenleme yapıldı. Hukuk mahkemelerinde duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu haller dışında 3 aydan uzun olamayacağına ilişkin değişiklik yapıldı. E- duruşma / SEGBİS uygulamasının kapsamı genişletildi. Uzaktan katılıma ilişkin usuller yeniden düzenlendi. Destekten yoksun kalma ve bedensel zarar tazminatlarında, faiz başlangıcı ve yapılan ödemelerin tazminattan mahsup usulü yeniden düzenlendi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen HAGB kararlarına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurma yolu açıldı. Ayrıca işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçlarında HAGB hükümlerinin uygulanmayacağına yönelik düzenleme yapıldı. Kanuni faiz oranlarının belirlenmesinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCMB) reeskont oranı esas alınması kararlaştırıldı.

- Temelleri 1 Ekim 2024'te TBMM'nin yeni yasama yılı açılışında ve 22 Ekim 2024 Meclis Grup Toplantısında Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli tarafından atılan Terörsüz Türkiye Sürecine ilişkin yasal düzenlemeleri içeren Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun teklifi, 05.08.2026 tarihinde 367 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, 10 Ağustos 2026 tarihli oturumda kanun teklifini görüştü, Kanun 467 kabul oyu alarak genel kurulda kabul edildi. 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu Kanun ile özetle, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemleri ve yapılacak diğer işlemler düzenlendi.

Yaşanan bu gelişmeler doğrultusunda, yeni adli yıla girilirken denebilir ki, yapılan yasal değişiklikler, alınan kararlar ve geliştirilen hukuki uygulamalar sayesinde geride bıraktığımız adli yıl, ülkemiz için adeta bir hukuk ve adalet yılı olmuştur. Yargı kurumları, yasama ve yürütme organları ülkemizde adaletin ve hukukun üstünlüğü için durmaksızın çalışmış ve yapılması gereken tüm yasal düzenleme ve faaliyetler yerinde ve zamanında yapılmıştır. Yine denebilir ki, ülkemizin ve medeniyetimizin ilerleyişi üzerinde yükselen Türkiye Yüzyılı vizyonunun yargı/ hukuk ayağında tüm taşlar yerli yerine oturmaktadır. 1 Eylül Salı günü itibarıyla açılışını yapacağımız yeni adli yılın da, 2025-2029 yıllarını kapsayan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi doğrultusunda Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu gösteren yeni atılım ve düzenlemeleri beraberinde getirmesini temenni ediyorum. Bu vesileyle adaletin tecellisi ve hukukun üstünlüğü için ülkemizin her köşesinde mesai mefhumu gözetmeksizin fedakarca görev yapan tüm meslektaşlarımın, yüksek yargı organlarının başkan ve üyelerinin, hakim ve savcılarımız ile adalet teşkilatı mensuplarının ve aziz vatandaşlarımızın yeni adli yılını tebrik ediyorum.