Milletlerin tarihindeki bazı anlar vardır ki, bir dönüm noktası oluştururlar. İşte, 17 Ekim 1951’de yedi ilde imam hatip okullarının açılması, bu tür önemli bir andır. O gün, karanlıkları aydınlatan bir ışık yanmış, yeni bir yol açılmıştır. Bugün imam hatip okullarının açılmasından üzerinden tam 74 yıl geçmiş bulunuyor. Dava şuuruna sahip, bir avuç fedakâr insanın açtığı bu yolda milyonlarca öğrenci yürümüş, yürümeye de devam ediyor.

İmam hatip okullarının temelleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde atılmıştır. 1912-1913 yıllarında Medreset-ül Vaizin ve Medreset-ül Eimme ve Hütabalar açılmış, bu okullar, bugünkü İmam Hatip Liseleri’nin (İHL) ilk nüvelerin oluşturmuştur.1919 yılında ise bu iki okul, Medreset-ül İrşad adı altında birleştirilmiştir.

Ancak 3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Medreset-ül İrşad’ı da diğer medreselerle birlikte kapatmıştır. Aynı yıl, toplumun dini ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 29 ilde İmam Hatip okulları açılmış, ancak bu okullar kısa süre sonra devletin ilgisizliği ve yetersiz ödenek nedeniyle kapanmıştır. 1930-1949 yılları arasında ise ülkemizde dini eğitim yasaklanmış, ezan Türkçe okunmuş ve Kur’an-ı Kerim okutanlar baskıya uğramıştır. Bu, çok karanlık bir dönemi işaret eder.

Yıl 1949’u gösterdiğinde, halk imam bulmakta zorlanmış, cenaze ve dini hizmetler konusunda eksiklikler baş göstermiştir. Bu sebeple, 21 Mayıs 1948’de İmam Hatip Yetiştirme Kursları açılmasına karar verilmiştir. Bu kurslar, 10 ay süren bir eğitim ile başlamış ve Türkiye genelinde 10 merkezde uygulanmıştır.

İmam Hatip Okulları, 1950’de yapılan siyasal seçimlerin ardından, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle yeniden gündeme gelmiştir. Uzun süre süren tartışmaların ardından, 17 Ekim 1951’de Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri'nin onayıyla İmam Hatip Okulu açma kararı resmen alınmıştır. Bu karara göre, yedi ilde birer İHO (İmam Hatip Okulu) açılmıştır. 1954-1955 öğretim yılında ilk mezunlarını veren okullar, üç yıl sonra lise kısmını da açmış, böylece 4+3=7 yıllık bir ortaöğretim kurumu halini almıştır.

Zamanla, 1973’te okulların adı MEB Temel Kanunu çerçevesinde “İmam Hatip Lisesi” olarak değiştirilmiştir. 1985’te ise yurtdışındaki işçi çocukları için Beykoz’da bir AİHL açılmış, sonra bu okul Kartal’a taşınmış ve Kartal AİHL, adı ve mezunlarıyla büyük bir marka haline gelmiştir.

Ancak 28 Şubat sürecinde, okulların orta kısmı kapatılmış, okullara birçok engel konulmuştur. Katsayı farkı, başörtüsü yasağı gibi zorluklarla karşılaşılmıştır. 2002 yılında ise Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara gelmesiyle İmam Hatip okullarının önü yeniden açılmış, İHO’lar tekrar açılmış, katsayı farkı ve başörtüsü yasağı kaldırılmıştır.

Bugün, gerek hafızlık İHO’ları gerekse proje imam hatip liseleriyle, bu okullar altın çağını yaşamaktadır. Hem devlet hem de sivil toplum kuruluşları tarafından büyük destek görmektedir ve adeta günümüzde en parlak dönemlerini yaşamaktadırlar.

Fakat zaman zaman, imam hatip okullarına yönelik olumsuz eleştiriler de yapılmaktadır. Birçok zaman, bu eleştiriler sadece İHL mezunlarıyla sınırlı kalmayıp, tüm toplumda görülen olumsuz tavırlarla ilişkilendirilir. Bu noktada, imam hatip camiası mensuplarının, temsil, tesettür ve takvayı öncelemeleri büyük önem taşımaktadır.

İlk kuşak imam hatipli neslin adanmışlık, hasbilik ve gönüllülük ruhunu ne kadar yaşatabilirsek, İHL hakkındaki olumsuz eleştiriler o kadar azalacaktır. Unutmayalım ki, bir imam hatipli olmak; dava adamı olmaktır. Hakk ile batıl mücadelesinde, Hakk'ın yılmaz savunucusu olmaktır. Dert sahibi olmak, yeryüzündeki tüm kötülükleri kendine dert edinip, adalet yeryüzüne hâkim oluncaya dek mücadele etmektir. Sorumluluk sahibi olmak, dünyadaki tüm Müslümanlardan ve insanlardan kendini sorumlu hissetmek, "banane" diyenlere karşı "ben yaparım" diyerek sorumluluğu üstlenmektir. Aranan adam olmak, verilen her vazifeyi en iyi şekilde yerine getirmektir.

Ve en önemlisi, Asım’ın Nesli olmak; çelik zırhlı duvarlar ve yokluklar içinde, hayatı iman ve cihattan ibaret kabul ederek küffara karşı iman dolu göğsünü siper etmektir.

İmam Hatip okullarının 74. yıl dönümünde, bu okulların açılmasında emeği geçenlere, bu okullarda görev yapanlara ve okullara destek veren herkese teşekkür ediyor; hayatını kaybedenlere rahmet, hayatta olanlara ise sağlık, afiyet ve hayırlı bir ömür diliyoruz.

Yazımızı Mehmet Emin Ay’ın “Yine De Sen İmam Hatiplim” marşındaki “DOSDOĞRU YOLDA YÜRÜ İMAM-HATİPLİM!” dizesiyle noktalıyoruz.

Selam ve dua ile...

Formun Altı