Camiler, yalnızca namaz kıldığımız mekânlar değildir. Tarih boyunca camilerin çevresinde ilim öğrenilmiş, kitap okunmuş, insanlar bir araya gelmiştir. Bugün de bu güzel geleneği yaşatmanın yollarından biri, büyük camilerin avlularında kitap fuarları düzenlemektir.
Camiler Haftası, böyle bir etkinlik için anlamlı bir fırsat sunabilir. Yerel yazarların eserleriyle ülkenin farklı şehirlerinden yayınevlerinin kitapları aynı yerde okurla buluşabilir. İnsanlar hem kendi şehirlerinin yazarlarını tanır hem de farklı alanlardaki kitaplara kolayca ulaşır. Çocuklar için kitap okuma saatleri, yazarlarla söyleşiler ve imza günleri de düzenlenebilir.
Bu düşünce uzak bir hayal değil. Çumra’da Ulu Cami avlusunda mini kitap fuarı kuruldu. Ramazan ayında ise Sultanahmet’te başlayan kitap fuarı geleneği, farklı cami avlularında sürdürüldü; 2026’da Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı Fatih Camii avlusunda kitapseverlerle buluştu.
Bu tür fuarlar Ramazan ayında da yapılabilir. Oruç, teravih ve mukabeleyle anlam kazanan günlerde kitapla buluşmak, Ramazan’ın manevi havasına ayrı bir güzellik katar. Camiler Haftası’nda yapılamayan bir etkinlik, Ramazan’da planlanabilir; yerel yazarlar ve yayınevleri de bu buluşmaya davet edilebilir.
Elbette fuar düzenlenirken caminin ibadet düzeni gözetilmeli, avluda geçiş yolları açık bırakılmalı ve ilgili müftülükle cami yönetiminin görüşü alınmalıdır. Amaç, cami avlusunu bir pazar yerine çevirmek değil; kitabı, yazarı ve okuru caminin huzurlu ortamında buluşturmaktır.
Belki de her şehir, kendi büyük camisinin avlusunda böyle bir kitap buluşmasına ev sahipliği yapabilir. Yerel yazarların sesi duyulur, çocukların eline kitap geçer, aileler birlikte vakit geçirir. Camiler Haftası’nda ya da Ramazan ayında kurulacak mütevazı bir kitap fuarı, şehirde kalıcı bir kültür geleneğinin ilk adımı olabilir. Benden hatırlatması.