15 Temmuz 2016… Türkiye tarihine derin izlerin bırakılmasına sebep olan, toplum hafızasında önemli bir yer edinen kara gece. 251 şehit, “bilinen” 2193 gazi…

Bir milletin kaderi bazen bir geceye sığıyor. 15 Temmuz 2016 tam olarak böyle bir geceydi. Tanklar, uçaklar, helikopterler, askerler ve insanlar. Hesap edilemeyen tek şey TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLETİNİN İRADESİ.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın televizyon ekranlarından “ÖLÜMÜNE” sloganı ile tüm Türkiye’nin ayağa kalktığı ve sokaklara döküldüğü, vatanın sadece “çizilen bir kara parçası” olmadığını hatırladığı, hep bir ağızdan “DUR” dediği o gece…

Devletin içerisine sızmış, milletin arasında gezen, eğitimden adalete, askeriyeden medyaya kadar elini uzatan FETÖ’nün maskesinin düştüğü ve o gece sadece darbecilerin değil, bu yapıyı ve plana ortak olan herkesin gün yüzüne çıktığı geceydi.

Bugün, 15 Temmuz’un yıl dönümünde sadece şehitleri anmıyoruz. Bu ülke kolay kurulmadı. Bu bayrak kolay dalgalanmadı. Her karışı, milim milim bedel ödenerek kazanıldı. Bu bedelin ne anlama geldiğini unutmamak, bu milletin evladının bir görevi.

15 Temmuz, bir geceden fazlasıdır. O gece, sadece bir kalkışma bastırılmadı. Aynı zamanda bir millet, yeniden ayağa kalktı. Bize düşen, o ruhu diri tutmak.

Yazımın devamına yarın kendi yaşadığım duygular ve olaylar ile birlikte devam edeceğim…